06 Mart 2019

KASKO ve TRAFİKTE TAZMİNATLAR PATLADI


Sigortacı Gazetesi'nde 6 Mart 2019 tarihinde yayımlanan, Oğul Doğa GÖKŞİN'in yazısı...

Oto sigortalarında ödenen tazminatların artış oranı, %20.3 olarak hesaplanan enflasyon oranının üstüne çıktı. Trafikte 2018 yılında ödenen tazminat 2017 yılına göre %27 artarken kaskoda bu oran %35’e yükseldi.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB), özellikle ödenen tazminatlar konusunda sektör için çok önemli olan motorlu taşıtlar verilerini yayımladı. Böylelikle 2018 yılı içerisinde trafik, kasko, taşımacılık ve zorunlu koltuk ferdi kaza sigortalarında ödenen tazminatlar, ödeme yapılan mağdur veya dosya sayıları belli oldu. Bu dört branşta toplam ödenen tazminat tutarı 14 milyar 440 milyon lira olarak hesaplandı. Bu rakamın 37 milyon lirası zorunlu koltuk ferdi kazadan, 24 milyon lirası taşımacılıktan gelirken 7 milyar 572 milyon lirası trafikten, 6 milyar 766 milyon lirası kaskodan geldi. 
Tazminatta artış enflasyonun üzerinde
Trafik sigortasında geçen sene sigortalılara ve üçüncü şahıslara toplam 5 milyar 921 milyon lira tazminat ödenmişti. Bu sene ise ödenen tazminat geçen seneye göre %27 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 2018 enflasyonu %20.3 olarak açıklamıştı. Ödenen toplam tazminatın, enflasyon oranının üstünde artması dikkat çekti. Yine aynı istatistiklerde, vefat tazminat tutarı ile tedavi giderleri tazminat tutarının geçen seneye göre azaldığı gözükse de toplam tazminatı bu kadar çok arttıran kalemin maddi tazminat olduğu ortaya çıkıyor. Araçların yedek parça maliyetleri ile tamirhane ve bakım servislerine ödenen ücretleri maddi tazminatlara örnek gösterebiliriz. TÜİK yıllık enflasyon oranlarında bu iki kalemi ayrı olarak yayınlıyor. Buna göre araç yedek parça maliyetlerinde enflasyon oranı %67, tamirhane ve bakım servislerine ödenen ücretler ise bir senede %40 arttı. Bütün giderlerdeki artışa rağmen bu branşta prim üretimi geçen yıla göre sadece %14 kadar arttı. Son olarak Birlik, sektörün 2017 yılında trafik sigortasından 500 milyon lira zarar ettiğini açıklamıştı. Bu yıl edilen zararın daha fazla olması bekleniyor.

Araçların yedek parça maliyetleri ile tamirhane ve bakım servislerine ödenen ücretlerinden ciddi bir şekilde etkilenen bir diğer branş da kasko. Bu branşta geçen seneye göre ödeme yapılan dosya sayısı 1 milyon 777 binden 1 milyon 640 bine düştü. Buna karşın ödenen toplam tazminat 5 milyar liradan 6 milyar 766 milyon liraya yükseldi. Bu artış %35’e denk düşüyor. Kaskoda üretilen primlere baktığımızda ise 6 milyar 902 milyon liradan 7 milyar 825 milyon liraya yükseldiği yani kaskonun %13 büyüdüğü kayda geçti. 

Son 5 yılda kaskoda yaşananlara odaklanınca daha çarpıcı bir başka nokta ortaya çıkıyor. 2014 senesinde toplam ödenen tazminat üretilen primin %67’sine denk gelirken 2018 yılı tamamlandığında bu oran %86’ya kadar yükseldi. Geriye kalan %14’lük kısımda muallak tazminatların da olduğunu düşünürsek bu yıl kaskoda kârlılığın çok azaldığını söyleyebiliriz. Trafikte aynı beş yıllık hesaplama farklı sonuçlar doğurabilir ama sadece tavan ve havuzla geçen iki seneye baktığımızda, 2017’de toplam ödenen tazminat üretilen primin %51’i olarak hesaplanırken 2018’de bu oran %57’ye yükseliyor.  
Oğul Doğa Gökşin
ogul@sigortacigazetesi.com.tr

6 Mart 2019


ZORUNLU DEPREM SİGORTASI ORANI YÜZDE 50'YE ULAŞTI

Sigorta Medya'da 4 Mart 2019 tarihinde yayımlanan ve DASK'ı konu alan yazı...
Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından paylaşılan güncel rakamlara göre Türkiye’de Zorunlu Deprem Sigortası bulunan konut sayısı 9 milyona, ülke genelinde sigortalılık oranı ise yüzde 50’ye ulaştı. DASK’ın, 1-7 Mart Deprem Haftası sebebiyle yaptığı açıklamada Türkiye’deki tüm konutların Zorunlu Deprem Sigortası ile güvence altına alınması vurgulandı ve 7’den 77’ye deprem bilincini güçlendirme mesajı verildi.
Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de, depremde binalarda oluşan hasarları karşılayarak maddi teminat sağlama hedefiyle 20. yılına yaklaşan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK); bugün her iki evden birini Zorunlu Deprem Sigortası ile güvence altına aldı.
DASK’ın 1-7 Mart Deprem Haftası sebebiyle yaptığı açıklamaya göre; “Depreme karşı alınabilecek en etkili fiziksel tedbirlerin başında depreme dayanıklı binalar inşa etmek ve bütün binaları depreme dayanıklı hale getirmek gelir. Finansal önlemlerin en önemlilerinden biri de Zorunlu Deprem Sigortası’dır. 1999 yılında yalnızca 500 bin civarında olan deprem teminatlı konut sayısı, bugün itibariyle 9 milyona yaklaştı. Türkiye genelinde sigortalılık oranı ise yüzde 50’ye ulaştı. Bugün Türkiye’de dakikada 15 kişi Zorunlu Deprem Sigortası yaptırıyor. Günde sadece 37 kuruş ayırarak konutları depreme karşı sigortalamak mümkün.
DASK herkese deprem bilincini aşılayacak
Açıklamada, “DASK olarak toplumumuzun farklı kesimlerine yönelik; çok çeşitli mecraları kullanarak hem ulusal hem de yerel ölçekte pek çok bilinçlendirme ve tanıtım projesini hayata geçirdik ve geçirmeye de devam ediyoruz. Yapılan tüm bu çalışmalarımız sonucunda ve yaptırdığımız kamuoyu araştırmalarına göre DASK yüzde 96 oranında yüksek bir bilinirliliğe ulaştı” ifadeleri yer aldı.
Şehirler Yarışıyor, Sigortalılar Kazanıyor
Bu sene çok daha fazla vatandaşın aktif katılımıyla gerçekleşecek “Şehirler Yarışıyor, Sigortalılar Kazanıyor” yarışmasıyla hakkında da şu bilgi verildi:
“Sigortalı konutların sayısını artırmak, deprem güvenceli hayatı teşvik etmek; depreme yönelik alınması gereken önlemler hakkında tüm vatandaşlarımızı bilinçlendirmek amacıyla; Şehirler Yarışıyor, Sigortalılar Kazanıyor adlı yarışmamızın bu yıl altıncısını düzenliyoruz. Bu yıl geçtiğimiz yıllardan farklı olarak daha geniş kitlelere ulaşma hedefiyle yenilenen bir konsept ile düzenlediğimiz projemiz için geniş bir uzman ekip, deprem bilincinin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı eğitim kitleri hazırladı.”
Evimizde Güven, Şehrimize Güven
“Evimizde Güven, Şehrimize Güven’ başlığını verdiğimiz yeni konseptimiz, 25 ilde AFAD Müdürlükleri aracılığıyla halka ulaşacak ve deprem bilincinin artırılması amaçlanacak. 15 Mart 2019 tarihinde başlatacağımız yarışmamıza ilk kez bu kadar yoğun bir il katılımı söz konusu. Bu sebeple yapılacak çalışmalar için şimdiden heyecan duyuyoruz. Bu projemizle halkın geniş bir kesimine ulaşırken bir diğer projemiz Depreme Dayanıklı Bina Tasarım Yarışma ile gençlere ulaşıyoruz. Bu yıl beşincisini düzenlediğimiz yarışmamıza 47 üniversiteden 75 başvuru aldık. Finalde 24 takım yarışacak. Yarışmamızla genç mimar ve inşaat mühendisleri aracılığıyla dayanıklı bina bilincini yeni nesillere aşılamayı hedefliyoruz.”
Deprem bilinci giderek yükseliyor
DASK’ın kuruluşundan bu yana yapılan hasar ödeme miktarı 187 milyon TL’ye ulaştı. Zorunlu Deprem Sigortası ile depremin doğrudan neden olduğu maddi zararlar ile deprem sonucu meydana gelen; yangın, infilak, dev dalga veya yer kaymasının sigortalı binalarda neden olacağı hasarları poliçede belirlenen limitler dahilinde hızla karşılanıyor. İster oturulamaz durumda ister kısmî hasarlı olsun; bina zararını en hızlı şekilde tazmin ederek, yaşamın normale dönmesine aracılık ediliyor. Bugün deprem bilinci yüksek vatandaşlar sayesinde DASK’ın ödeme gücü 18 milyar TL’ye ulaştı. DASK olası bir İstanbul depreminde hasarların tazmininde yeterli kaynak sunmanın yanı sıra, afetin tüm operasyonel sürecini etkin ve teknoloji rehberliğinde yönetmek amacıyla da hızla çalışıyor ve diğer ilgili devlet kurumlarıyla işbirlikleri geliştiriyor.
Diğer ülkeler nezdinde bir model
DASK; poliçe adedi, reasürans programı büyüklüğü, sigorta yaygınlık oranı, fon büyüklüğü ve teknolojik altyapı gibi özellikleriyle; doğal afet havuzları açısından diğer ülkeler nezdinde bir model olarak kabul ediliyor. Son yıllarda başta Pakistan, İran, Güney Kore, Kazakistan gibi ülkeler olmak üzere birçok ülke ve bölge DASK modelini örnek alarak kendi çalışmalarını yürütüyor. DASK yetkilileri İngiltere, Japonya, Yunanistan, İtalya, Filipinler; Çin, Meksika, Makedonya, Ürdün, Fas, Arnavutluk, Endonezya; Romanya, Kuveyt, Azerbaycan gibi ülkelerden gelen kurumlara DASK’ı ve Zorunlu Deprem Sigortası’nı anlatıyor.

https://www.sigortamedya.com.tr/zorunlu-deprem-sigortasi-orani-yuzde-50ye-ulasti/

17 Şubat 2019

ANADOLU SİGORTA BEBEĞİ


Anadolu bireysel sağlık sigortası kapsamında doğum teminatlı bir poliçede bir yılını tamamlayarak doğum teminatını kullanmaya hak kazanmış olan sigortalılarımızın yeni doğan bebeklerinin “Anadolu Sigorta Bebeği” olabilmeleri için;
*  Annenin bireysel sağlık sigortası kapsamında en az bir yıllık bekleme sigortalılık süresini tamamlaması ve doğum teminatını kullanmaya hak kazanması,
*  Doğum tarihinden sonraki 15 gün içinde bebek için başvuru formunun doldurularak annesi ile aynı bireysel planda sigortalanması,
*  İlk yenileme döneminde plan değişikliği yapılsa dahi anne ve bebeğin aynı poliçe kapsamında sigortalanması gerekmektedir.
Anadolu Sigorta Bebekleri;
*  Doğum tarihi itibarıyla Ömür Boyu Yenileme Garantisi verilerek sigorta kapsamına alınırlar,
*  Bu bebeklerin doğuştan gelen hastalıklarına ait sağlık giderleri poliçe kapsamında ödenir,
*  Bu bebeklere, bazı ameliyatlar için uygulanan 1 yıllık ameliyat bekleme süreleri uygulanmaz,
*    Anadolu Sigorta Bebekleri yenidoğan kuvöz teminatına hak kazanırlar.

Doğum tarihinden itibaren 15 gün içinde sigortalanmak için başvurusu yapılmayan ya da sigortalanma başvurusu daha sonraki tarihlerde yapılan bebekler, tıbbi risk değerlendirmesi yapılarak başvuru tarihi itibarıyla sigortalanır. 
Bu bebeklere Anadolu Sigorta’da sigortalandığı tarih itibarıyla Ömür Boyu Yenileme Garantisi verilir ancak, doğuştan gelen hastalıklarına ait giderler poliçe kapsamı dışında bırakılır.
Detaylı bilgi için 

07 Şubat 2019

KONUT SİGORTASI & DAHİLİ SU HASARI


Ali Bey, Mart 2018’de 233 TL prim ödeyerek, Ankara Çankaya’da bulunan konutunu sigortalatır…

Ali Bey’in poliçesinde yer alan DAHİLİ SU HASARI klozunu yakından incelemek istersek, aşağıdaki hasarların poliçe kapsamında olduğunu görebiliriz.
• Sigorta konusu bina içindeki, su depo ve sarnıçlarının, su borularının; kalorifer kazan, radyatör ve borularının; temiz veya pis su tesisatının patlaması, taşması, sızması, tıkanması, kırılması ve donmasının doğrudan sebep olduğu zararlar,
• Yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların, çatı veya saçaktan sızması; su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucunda bina içine giren suların doğrudan sebep olacağı zararlar,
• Kapatılması unutulan musluklardan akan suların taşmasının doğrudan sebep olacağı zararlar,
• Donma sonucu tesisatta ve tesisata bağlı cihazlarda meydana gelen zararlar ile teminat kapsamına giren zarara yol açan tesisatın onarılması maksadıyla duvarın açılması ve kapatılması için yapılan masraflar,
• Yağışlar nedeniyle meydana gelmediği takdirde kanalizasyon ve fosseptik çukurlarından geri tepen pis suların doğrudan sebep olacağı zararlar,
• Şehir su şebekesinin arızası nedeniyle sebep olacağı zararlar teminata ilave edilmiştir.

Sigortalılarımızın sıklıkla karşılaştığı yukarıda sıralanan durumlardan birisi, Ali Bey’in konutunda 4 Şubat 2019 tarihinde yaşanır. Ali Bey’in konutunda bulunan su borusu patlar, bunun sonucunda duvarda, zemin döşemesinde ve elektrik tesisatında hasar meydana gelir.


Durumu bize aktaran Ali Bey için hasar dosyası 5 Şubat 2019 tarihinde açılır ve işlemlerin tamamlanmasına müteakip, 6 Şubat 2019 tarihinde hasar tazminatı olarak 1.050 TL sigortalımızın hesabına aktarılır.

Konut paket sigortası ile manevi zararlarınızı veya moral bozukluğunuzu belki gideremeyebilirsiniz ama maddi zararlarınızın çok büyük bir kısmını telafi edebilirsiniz.

Detaylı bilgi için (312) 473 21 56

04 Şubat 2019

ARACINI VALEYE VERENLER DIKKAT: YARGITAY'DAN EMSAL KARAR


Aracını otopark görevlisine teslim edenler dikkat…
Gittiği restoranın valesine bıraktığı aracı çalınan genç, soluğu sigorta şirketinde aldı. Kasko şirketi, mağdur gence aracın parasını öderken konuyu da mahkemeye taşıdı. Yargıtay ise aldığı karar ile otoparka teslim edilen aracın çalınmasından işletme ile çalışanın sorumlu olduğuna hükmetti.
Arkadaşlarıyla yemek için bir restorana giden genç, lüks aracını park etmesi için restoranın otopark görevlisine emanet etti. Görevlinin lokantanın diğer müşterilerine ait araçlarla ilgilendiği esnada lüks araç kimliği belirsiz kişilerce çalındı. Mağdur araç sahibi, soluğu aracını kaskolattığı şirketin kapısında aldı. Sigorta şirketi 74 bin lirayı araç sahibine iade etti.

Sigorta şirketi lokanta sahibi ve otopark görevlisi için icra takibi başlattı
Olayda otopark görevlisi ve lokanta işletmecisinin kusurlu olduğunu öne süren sigorta şirketi, ödenen bedelin iadesi için sorumlular hakkında icra takibi başlattı. Lokanta sahibi ve otopark görevlisi icra takibine itiraz etti. Bu kez sigorta şirketi, itirazın iptali talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açtı. Mahkeme, sigortalı araç sahibinin aracı kendi rızası ile otopark görevlisi davalıya teslim ettiğine dikkat çekerek davayı reddetti. Kararı davacı sigorta şirketi temyiz etti. Yargıtay, teslim alanın aynı zamanda aracın başkaları tarafından götürülmemesi veya çalınmaması için her türlü tedbiri almak zorunda olduğuna hükmetti.
Yargıtay kararı bozdu
Aracın emanet edildiği otopark görevlisinin davalı işletme sahibinin çalışanı olduğuna dikkat çekilen kararda; işletme sahibi işverenin, meydana gelen zarardan mesul olduğunu hatırlatan Yargıtay, mahkeme kararını bozdu. Mahkeme, ilk kararında direnince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.
Kurul, lokanta sahibi davalı ile otopark görevlisi diğer davalının haksız olduğuna hükmetti. Aracın, lokanta otoparkına bırakıldıktan 45 dakika sonra çalındığına vurgu yapılan Hukuk Genel Kurulu kararında şu ifadelere yer verildi:
"Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücûen tazminat talebine ilişkindir. Davada, dosya kapsamındaki belgelerden otopark alanının işletmenin hakimiyet alanı içinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda, aracın park edilmek üzere görevliye tesliminden sonra otopark görevlisinin aracı uygun şekilde park edip, vedia akdinin de gerektirdiği şekilde özen gösterip aracı kilitlemek ve hatta kapıların kilitli olduğunu kontrolünü müteakip anahtarın kendisi dışında başka bir kişi ya da kişilerin ulaşamayacağı bir yerde muhafazasını sağladıktan sonra diğer müşterilerin araçları ile ilgilenmesi gerekir.”
Zarardan lokanta sahibi ve otopark görevlisi sorumlu
Sigortalı araç maliki de, aracın güvenli bir yere park edileceği ve anahtarlarının da güvenli bir şekilde muhafaza edileceği inancıyla aracını emin sıfatı ile davalı otopark görevlisine teslim ettiğinin kabulü gerekmektedir. Aracın teslimi takiben 45 dakika sonra çalınması sebebiyle araç malikinin aracın çalındığı andaki konumunu bilmesi kendisinden beklenemez. Anahtarları üzerinde 45 dakika süre ile aracın bekletilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Yani, araç teslim edildiğinde poliçedeki özel şart ihlal edilmemiştir. Bu özel şartı ihlal etmeyeceği düşüncesi ile hareket edilerek taraflar arasında vedia akdi kurulmuştur. Araç işletenin aracın yeterli muhafazası sağlanmadan 45 dakika boyunca anahtarları üzerinde, her an çalınabilecek şekilde bırakılmasına rıza gösterdiğinin kabulü mümkün değildir. Taraflar arasındaki sözleşmesel sorumluluklar ve halefiyete (bir kimseye ait hakların başka birine geçmesi). dair düzenlemeler gereğince davalılar meydana gelen zarardan sorumludurlar.

31 Ocak 2019

“HEP ŞİKAYET YAZAN BEN BU KEZ TEŞEKKÜR MEKTUBU YAZDIM”


Sigorta Medya’nın sektöre kazandırdığı “Memnun Sigortalı” köşesinin 30 Ocak 2019 tarihinde yayımlanan sigortalı Sn. Nezahat SÖNMEZ ile yapılan röportajı ilginizi çekebileceğini düşünerek paylaşıyoruz…

Sigorta Medya’ya teşekkürlerimizi sunarız.

Özel sağlık sigortası konusunda memnuniyetini dile getiren Sönmez’le, keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz bir röportaj gerçekleştirdik.

Hayatımız Sigortalı Dergisi olarak, Memnun Sigortalı röportajlarımıza 2019 yılında da devam edeceğiz. Yeni yılın ilk Memnun Sigortalı’sı Nezahat Sönmez oluyor. Nezahat Hanım, endüstri mühendisi. Yaklaşık 16 yıldır kalite, çevre ve iş güvenliği konularında denetçi olarak çalışıyor. Sönmez’in sağlık sektöründe de kalite konusunda çalışmaları olmuş.
Zorluk yaşamıştım
İş seyahatine çıkmadan önce röportaj teklifimizi kabul ettiği için Sönmez’e teşekkür ediyoruz. Sönmez’e ilk sorumuz “Özel sigorta deyince aklınıza ne geliyor?” oluyor. Bilinçli bir sigortalı olan Sönmez, “Aslında güvence geliyor. Ben geç tanıştım özel sağlık sigortasıyla. Türk toplumunda kadercilik vardır ya… Başımıza bir şey gelmeden bir ürünü almaya çok yanaşmıyoruz. İnsan para verdiğinde bir şey görmek istiyor. Ben geç tanıştım. Çünkü önyargılıydım. Bazı sigorta şirketleriyle zorluklar yaşadım ama sonunda iki senedir Anadolu Sigorta ile çalışıyorum. Bundan sonra sigorta şirketimi değiştirmeyi düşünmüyorum” diyor.

Tamamlayıcı veya Bireysel Sağlık Sigortası yaptıran sigortalılarımıza tavsiyemiz, sigortayı bir şirketten yaptırdıktan sonra memnuniyetsizlik yoksa aynı şirketten devam ettirmenizdir. Ömür Boyu Yenileme Garantisi hakkına en kısa sürede ulaşmak için bu konunun önemli olduğunu vurgulamak isteriz.

Sağlığımı koruyabiliyorum
Anadolu Sigorta’dan çok memnun olduğunu belirten Sönmez, “Paket olarak da çok avantajlı. Diğer şirketler sadece sağlık sorunu yaşadığında bana hizmet veriyordu. Şu an hizmet aldığım şirketin hem özel sağlık sigortası hem dişe özel check-up paketi var. Ayrıca yurtdışında geçen teminatları var. Hiçbir şey olmasa bile özel sağlık sigortası kapsamında en azından bir check-up imkânı var. Checkup avantajı sayesinde önceden teşhis imkânı ile sağlığımı koruyabiliyorum. Şimdi başım sıkıştığında tahlilimi çok hızlı yaptırabiliyorum, işlerimi hızlıca halledebiliyorum. Böyle bir avantajı var bana” şeklinde konuşuyor.

BES yerine özel sağlık
Zorunlu sigortalar hakkında da açıklama yapan Nezahat Sönmez, “Zorunlu gibi duran otomatik BES yerine özel sağlığın zorunlu olmasını isterdim” diyor. Sönmez, görüşü şöyle: “BES, dayatma ve doğru bulmuyorum. Şirketi besleyen bir sistem olduğunu düşünüyorum. Bütün BES’leri iptal ettik ama yeni kanuna göre ne yapacağız onu bilmiyorum. Bence devlet katkısıyla özel sağlık zorunlu olsa çok daha iyi olur. Çoğu insan asgari ücretli ve bu sigortaya ihtiyacı var.”
Primi Bireysel Sağlık Sigortasına göre daha uygun olan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası son aylarda yoğun talep görmekte ve memnuniyetle yaptırılmaktadır.

‘Nasılsa sigorta şirketiniz ödeyecek!’
Nezahat Sönmez, her gün çeşitlerini duyduğumuz sigorta sahtekârlığıyla da karşılaşmış. Özel bir hastaneye sigorta kapsamında sadece tahlille muayene edilebilecek hastalık için başvurduğunu belirten Sönmez, başından geçeni şöyle anlattı: “Doktor bana başka bir sorunum olduğunu söyledi. Ben, onu bildiğimi ve kontrol altında olduğumu sadece tahlil yaptırmak için geldiğimi söyledim. O bana neden çocuk yapmadığımı, hatta bu yönde baskı falan yapmaya kalktı. Ben kibarca ‘işinizi yapın’ dedim. Tahlilimi verdim, sonra bütün provizyonlarımın tamam olduğunu söylediler. Görevli bana uzattı ve ‘2 bin 500 lira’ dedi. ‘Bir tahlil için 2 bin 500 lira mı alıyorsunuz?’ diye sordum. ‘Diğer tahlili de ekledik’ dediler. Oysa ben o tahlili istemediğimi belirtmiştim. Ticaret odaklı olduğunu düşünüyorum. ‘Provizyonu iptal edin’ dedim. Sonra şikâyet ettim onları.”

Bu tür bir durumla karşılaştığınızda lütfen acentenizi veya sigorta şirketinizi ikaz ediniz. Gerekli olmayan bu tazminat nedeni ile sigortalı için ödenen tazminat miktarı artış göstermektedir. Bunun sonucu olarak da ömür boyu yenileme garantisi şartları zarar görmekte ve poliçe yenileme döneminde daha yüksek prim ödemesi ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Beğenmiyorsan özele…
Devlet hastanelerindeki bekleme sürelerine dikkat çeken Sönmez, şunları söyledi: “Özel sağlığı yaptırmadan önce, devlet hastanesi bana 3.5 ay sonrasına randevu verdi. Bence bu çok ciddi bir süre. İnsanlar bir ay içinde bile ölebiliyor. Sağlık problemiyle baş başa kalabiliyorsunuz. Ben de bunu özel sağlık sigortasıyla hallettim. O zaman sağlık sigortamı yeni yaptırmıştım. Türkiye’de sağlık iyiye gitti deniyor ama hâlâ bir iletişimsizlik var. Hasta psikolojisini anlama anlamında sıkıntı var. Çok kaba ve sert davranıyorlar, ‘Beğenmiyorsan özel sigorta yaptır’ deniyor. Bunun üzerine hemen özel sağlık sigortası yaptırdım.”

Özel sigorta tam bilinmiyor
Nezahat Sönmez, özel sigortanın tam olarak bilinmediğini ve öneminin yeterince anlatılmadığını söylüyor. Sönmez, “Vatandaş özel sigortayı bilmiyor. Çok pahalı bir ürün olduğu yönünde algı var. Sigorta şirketleri doğru kişiye ulaşmalı. Bana gelip, maaşımın iki katı sağlık sigortası teklif etmemeli. Sigortayı tanıtmanın en iyi yolu aslında referans tavsiyelerden geçiyor” diyor.
Sağlık sigortaları ile ilgili olarak aklınıza gelen her soruya memnuniyetle cevap verebilir, ihtiyaçlarınız doğrultusunda size özel teklif sunabiliriz.

VIP hizmetinden faydalandım
Sağlık sigortasının bütün hizmetlerinden faydalandığını belirten Sönmez, “Doktorum benden bir kan testi istemişti. Şirketin VIP-yerinde hizmeti var. Müşterinin bulunduğu yerde kan örneği alıyorlar. Biraz da denemek için mail attım. Hemen dönüş yaptılar. Tek bir tahlil olmasına rağmen ertesi güne randevu verdiler ve evime gelip hızlı bir şekilde kan örneğimi aldılar. Sonucu da çarçabuk bildirdiler. MEDILAB diye bir hizmet. Oysa ben bir tahlil için gelmezler diye düşünmüştüm. İşimden dolayı sürekli şikâyet mektubu yazan ben, bu kez teşekkür mektubu yazdım” diyor.
MEDILAB uygulaması ile ilgili olarak detaylı bilgi için blog yazımızı inceleyebilirsiniz

Özel sağlık sigortasını çevresine önerdiğini belirten Sönmez “Yaptıranlar da oldu yaptırmayanlarda oldu. Mesela bir anneye önermiştim. Çok ciddi bir rakama denk geliyordu. Hani çalışmayan bir bayandı o almadı. Tamamen parasal bir olay… Bazı insanlar gerçekten yaptırmak istiyor. Yatarak, ayakta olayı var ya. Belki yatarak olayı ücret olarak düşük olduğu için önerilebilir. Babam yoğun bakımda kaldı kalp krizi geçirdiği için 10 gün kaldı hiç para ödemedim mesela. Ama o devletin kapsamı içinde olduğu içindi. Başka bir hastalığı olsaydı altından kalkamazdık. Özel sağlık sigortasının önemini o zaman yeniden anlamıştım” şeklinde konuşuyor.

İyi acenteler desteklenmeli
Nezahat Sönmez, çalıştığı sigorta şirketi olan Anadolu Sigorta’yı acentesinin tavsiyesi ile seçtiğini söyledi. Acentelerin sektör için çok önemli olduğunu vurgulayan Sönmez, “Özel sağlık sigortası yaptırmak istediğimde en yüksek fiyatı şu anki şirketim vermişti. Acentemdeki bayan şirketi arayıp indirim aldı. Acentenin iletişimi ve güvenirliği çok önemli… Çünkü ben trafik, kasko, konut gibi tüm sigortamı aynı acenteden yaptırıyorum. Sigorta şirketleri daha çok sigorta memnuniyetine ağırlık vermeli. İyi örnekleri öne çıkarılmalı. İyi acenteler desteklenmeli” şeklinde konuşuyor.

https://www.sigortamedya.com.tr/memnun-sigortali-hep-sikayet-yazan-ben-bu-kez-tesekkur-mektubu-yazdim/

23 Ocak 2019

SİBER RİSKLER SİGORTACILARIN RADARINA GİRDİ

23 Ocak 2019 tarihinde www.sigortamedya.com.tr internet sitesinde yayımlanan ve Anadolu Sigorta Ticari Sİber Güvenlik Paket Sigortası konulu bülteninden alınmıştır..



Hızlı gelişen teknoloji bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Bunlardan birisi de şirketler için son dönemde önemli bir tehdit haline gelen siber riskler. Anadolu Sigorta, yeni ürünü Ticari Siber Güvenlik Paket Sigortası ile KOBİ’leri siber risklere karşı koruyor.

Dijitalleşme ve teknolojik gelişmeler şirketler için yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Bugüne kadar özellikle dolandırıcılık ve hırsızlık gibi olaylar şirketler için endişe kaynağı oluştururken, şimdilerde siber riskler şirketler için önemli bir tehdit haline geldi. Çünkü siber saldırganlar çok daha organize çalışıyor ve işletmelerin hizmetlerini durdurmaya, verilerini imha etmeye ve aynı zamanda fidye karşılığı sistemlerine el koymaya kadar önemli sorunlar meydana getiriyor. İşte artan bu siber tehditler sigorta şirketlerini de harekete geçirdi. Sigorta şirketleri de hazırladıkları poliçelerle ‘Siber riskleri’ radarına almaya başladı. Bunlardan birisi de Anadolu Sigorta. Geçtiğimiz yıl bireylere yönelik sunduğu ‘Bireysel Siber Güvenlik Poliçesi’ ile bu konuda tecrübesini artıran Anadolu Sigorta, şimdi de standart paket kapsamlı ‘Ticari Siber Güvenlik Paket Sigorta’sını KOBİ’lerin ve ticari işletmelerin hizmetine sundu.

Dört farklı fiyat alternatifi
‘Ticari Siber Güvenlik Paket Poliçesi’ni; “Anlaşılması kolay ve alternatifli/standart limitlere sahip bir poliçe” olarak tanımlayan Anadolu Sigorta Genel Müdürü İlhami Koç, poliçenin veri korumadan, siber fidye zararına veri ihlalinden, iş durması/kâr kaybına ve kişisel verilerle ilgili idari para cezalarına kadar geniş kapsamlı teminatlar içerdiğini söyledi. Poliçe kapsamında 50 bin TL, 100 bin TL, 250 bin TL ve 500 bin TL olmak üzere 4 farklı alternatif tazminat limiti sunduklarına dikkat çeken Koç, şunları söyledi: “Yaptığımız araştırmada sektörümüzde ticari işletme ve KOBİ’lere yönelik standart limitler ve teminatlar içeren paket bir ürün bulunmadığını gördük. Genellikle daha büyük ölçekli işletmelere yönelik “terzi usulü” ürünler bulunmasına rağmen küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin ihtiyaçlarını karşılayacak, anlaşılması kolay, standart limitli ve kapsamlı ve aynı zamanda makul primli bir ürünün eksikliği hissediliyordu. Biz de, ticari işletmeler ve KOBİ’ler için hazırladığımız Ticari Siber Güvenlik Paket Sigortası ile siber güvenlik riski nedeniyle oluşacak veri koruma hasarlarından, iş durmasından kaynaklanan zararlara, kamu otoritesine karşı yapılan savunma ve para cezalarından, siber fidye hasarlarına, bilgi güvenliği ve gizlilik sorumluluğundan ve veri ihlali masraflarına kadar bir çok riski standart limitler ve makul primlerle teminat altına alan yepyeni bir ürün geliştirdik.”

SİBER RİSK SİGORTA POLİÇESİ NEDİR ?
Siber risk sigortası; belirli bir gizlilik düzeyine sahip ve korunması gereken bilgilerin açığa çıkması veya zarar görmesi sonucu yaşanabilecek hasarlara karşı işletmeleri koruyan sigorta poliçesidir. Siber risk sigortası, kişisel veya kurumsal verilerin ihlali nedeniyle doğabilecek zararları, ağ güvenliğine yapılan saldırılar veya ağ kesintisi nedeniyle yaşanan aksaklıklardan doğabilecek net kar kaybını, yaşanan bu tarz durumların itibar kaybına neden olmaması için yapılması gereken masrafları, vb. birçok riskten doğan zararları karşılar.

Sektörde her zaman en yenilikçi ürünlere ve ilklere imza atan Anadolu Sigorta, 2017 yılında hayata geçen ve büyük ilgi gören Bireysel Siber Güvenlik Sigortası'nın ardından şimdi de küçük ve orta büyüklükteki işletmelere yönelik yeni ve standart kapsamlı bir siber güvenlik sigorta paketi ile karşınızda; Ticari Siber Güvenlik Paket Poliçesi...

Ticari Siber Güvenlik Paket Poliçesi ile ticari işletmelerin ve KOBİ'lerin karşı karşıya kalabilecekleri siber güvenlik risklerine yönelik geniş kapsamlı standart bir koruma paketi, alternatifli limitlerle sunulmaktadır.

22 Haziran 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe alınan yeni ürünümüze ilişkin teminatlar özet olarak aşağıda sıralanmaktadır. 

1.Veri Koruma Hasarı : Sigortalımızın, bilgisayar programları ve müşteri bilgileri de dahil olmak üzere veri varlığının bir siber güvenlik riski nedeniyle yok olması veya zarar görmesi sonucu oluşacak zararları, poliçede belirtilen limite kadar teminat altına alınmaktadır. 

2. İş Durması: Bir siber güvenlik ihlali nedeniyle sigortalımızın bilgisayar sistemlerinin durması nedeniyle maruz kalacağı iş durması zararları, poliçede belirtilen limit çerçevesinde tazmin edilmektedir. 

3. İdari Para Cezaları: Ülkemizde yürürlükte bulunan kişisel verilerin korunması mevzuatının sigortalımızca ihlali nedeniyle kamu otoritesi tarafından sigortalımıza verilen idari para cezaları, poliçemizde belirtilen limit ile sınırlı olarak temin edilmektedir.

4. Siber Fidye Hasarı: Sigortalımızdan, fidye ödemesi yapmadığı takdirde bilgisayar sistemlerindeki verilerinin yok edileceği veya tahrip edileceği tehdidiyle talep edilen fidye ödemeleri, poliçemizde belirtilen limit çerçevesinde tazmin edilmektedir.

5. Bilgi Güvenliği ve Gizlilik Sorumluluğu: Sigortalımızın, korumakla yükümlü olduğu üçüncü şahıs verisinin kişisel verilerin korunması mevzuatını ihlal edecek şekilde çalınması, kaybı, ifşa olması nedeniyle üçüncü kişilerden gelecek tazminat talepleri, poliçede belirtilen limit çerçevesinde teminat kapsamındadır.

6. Veri İhlali Masrafları: Sigortalımızın, korumakla yükümlü olduğu üçüncü şahıs verisinin kişisel verilerin korunması mevzuatını ihlal edecek şekilde çalınması, kaybı, ifşa olması nedeniyle sigortalımızın ihtiyaç duyacağı hukuki hizmetlere, bilgisayar uzmanı hizmetlerine ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat çerçevesinde yapılması gereken bildirimlere ilişkin masraflar, poliçede belirtilen limit çerçevesinde teminat kapsamındadır.




Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...