bizbize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bizbize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Şubat 2018

SEKTÖR "SERBEST TARİFE" DİYOR, TRAFİKTE TEK ÇARE PRİM ARTIŞI DEĞİL

Sektörde %5’lik ek prim artışının olumlu etkileri olacağı düşünülse de, trafik sigortasındaki sorunun sadece primleri artırarak çözülmeyeceği ifade ediliyor. Kalıcı bir çözüm için kaza frekansının düşürülmesi ve maliyetlerin azaltılması gerektiği savunulurken, serbest tarife beklentisi devam ediyor.

Sigorta sektörü üç yıldır trafikle yatıp trafikle kalkıyor. Bu branştan edilen zararın önlenmesi için yapılan zamlarla başlayan süreçte tansiyon bir türlü düşmedi. En son Hazine Müsteşarlığı, trafik sigortasında tek seferlik bir zam uygulamasına gitti. Buna göre, zorunlu trafik sigortasında her bir araç grubu ve basamak bazında hesaplanan azami primler, 1 Ocak’tan itibaren geçerli olmak üzere, Aralık 2017 azami primlerine %5 eklenerek hesaplanmaya başladı.

Aralık 2017’de ortalama trafik primi 529 liraydı. %5’lik ek zam ve %1.5’lik aylık ilave ile birlikte, ortalama prim yeni yıla 853 lira olarak başladı. 24 Ocak itibarıyla ise, ortalama trafik primi 591 liraya indi. Ay sonundaysa ortalama primin 570 lira civarına düşmesi bekleniyor.



TRAFİKTE NELER OLMUŞTU?

Zorunlu trafik sigortasında 2012 yılının sonunda yaklaşık 1.3 milyar lira zarar eden sigorta şirketleri, bu zararı telafi etmek için primleri artırmaya başladı. En çok zarara yol açan araçların ticari araçlar olması sebebiyle, bu prim artışı ticari araçlara daha çok yansıdı. Yüksek riskli ticari araçlara poliçe yapmaktan kaçınmak için çok yüksek fiyatlar verilmesi kamuoyunun gündemine oturdu.

Bunun üzerine Kasım 2015’te, Hazine Müsteşarlığı zorunlu trafik sigortasında ticari araçlar için tavan fiyat uygulaması getirdi. Poliçe kesmekten kaçınan şirketlere ağır yaptırımlar uygulanacağı konusunda da sektörü uyardı. 2015 yıl sonunda trafik branşında edilen teknik zarar yaklaşık 2.4 milyar dolara çıkınca, sigorta şirketleri çareyi diğer araçların primlerini de yükseltmekte buldu.

Ancak yükselen primler toplumun farklı kesimleri tarafından tepkiyle karşılandı. Her ne kadar artan primler teknik sonuçları olumluya döndürdüyse de, Hazine Müsteşarlığı primlerin çok yüksek olması gerekçesiyle Nisan 2017’de trafik sigortasında serbest tarifeyi sonlandırdı ve tüm araçlar için tavan fiyat uygulaması getirdi. Aynı zamanda, acentelere de taban komisyon uygulaması başladı.

11 YIL SONRA GELEN KÂR
Zararla geçen 11 yılın ardından, prim artışının da etkisiyle 2016 sonunda 19 milyon lira teknik kâra geçilen branşta, Eylül 2017 sonunda yeniden zarara dönüldü ve 240 milyon lira teknik zarar kaydedildi.

Sektör tarafından tepkiyle karşılanan tavan fiyat uygulamasının ardından Hazine trafik branşında bir düzenlemeye daha gitti ve temmuz ayında yayınlanan yönetmelikle “Riskli Sigortalılar Havuzu” uygulamaya alındı. Trafik sigortası poliçelerine ilişkin prim ve hasarın sigorta şirketleri arasında paylaştırılmasını sağlayan havuz sayesinde 1, 2 ve 3’üncü basamaktaki hususi araç ve kamyonetler ve bunların dışında kalan tüm araçlar havuza devredilebilir hale geldi.

Yaşanan tüm bu gelişmelerin ardından sektör trafik sigortasında zararın oldukça yükseleceğini ifade etti. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, sektörün trafik sigortasından kâr etmeyi beklemediğini, ancak zararın makul bir seviyede tutulması gerektiğini savundu ve hesaplamalarına göre 2017 sonunda zorunlu trafik sigortasındaki zararın 2.3 milyar liraya ulaşacağını kaydetti. Hazine’nin bu branşta yaptığı iyileştirmeler üzerine açıklama yapan TSB Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu ise, “Acente komisyonlarının %10’dan %8’e düşürülmesi ve Hazine Müsteşarlığı’nın trafik sigortasındaki aylık %1 oranındaki zammı %1.5’e çıkarması avantaj sağladı. Ancak bu iyileştirmeler hasar tahminlerimizi sadece 2.1 milyar liraya düşürdü” ifadelerini kullandı.

%5 EK ZAM
Sektörden gelen tepkiler üzerine Hazine Müsteşarlığı, bu yılın ocak ayından itibaren geçerli olacak %5’lik ek zam uygulamasını getirdi. Buna karşın primlerde yapılan bu tek seferlik artışın tabloyu yeterli olmadığı görüşü hakim. Sektör her ne kadar sürekli serbest tarifeye dönülmesi taleplerini dile getirse de, tavan fiyat uygulamasının 2018 sonuna kadar kaldırılması mümkün görünmüyor. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Şerif Çakırsoy’un yaptığı açıklamalar sebebiyle, havuz uygulamasının kalıcı olacağı, tavan fiyatın da uzun bir süre kalkmayacağı biliniyor.

%5’lik ek prim artışının sigorta şirketlerini bir nebze olsa rahatlatacağı düşünülse de, yeni yılda da zarar tablosunun süreceği öngörülüyor. Sadece primlerle oynanarak trafik sigortasındaki sorunun çözülemeyeceğini vurgulayan sektör yöneticileri, öncelikle kaza frekansının artırılması gerektiğini belirtiyor ve değer kaybı ile değerden yoksun kalma tazminatının hesaplanması, tazminat limitlerinin detaylandırılarak ucu açık tazminatlara sözleşme öncesi limit getirilmesi, bunların yanı sıra poliçeler üzerindeki vergi ve fon yükünün hafifletilmesi gibi düzenlemeler bekliyor.

ALLIANZ TÜRKİYE CEO’SU: %5 PRİM ARTIŞI YETERLİ OLMAZ
“Yapılan %5’lik artışın olumlu etkileri olacaktır. Ancak bu artışın yeterli olmayacağı görüşündeyim. 2017 yılı 9. ay sonuçlarında görülen zararın, yapılan ek zamma rağmen 2018 yılında devam etmesi büyük olasılık.”

Allianz Türkiye CEO’su Aylin Somersan Coqui, trafik sigortası primlerine yapılan zammı değerlendirdi. 12 Nisan itibarıyla zorunlu trafik sigortalarına getirilen ve ortalama sigorta primini %30 civarında aşağı çeken tavan fiyatı uygulamasının tüm sektörü doğrudan etkilediğini belirten Somersan Coqui, bu branşta 2017 yılında poliçe adedi artmasına rağmen poliçe primleri azaldığı için trafik prim toplamında düşüş gerçekleştiğini aktardı. 2018 yılı başından itibaren geçerli olmak üzere yapılan %5’lik artışın olumlu etkileri olacağını belirten Somersan Coqui, “Buna karşın bu artışın yeterli olmayacağı görüşündeyim” dedi.

Tarife uygulamasının gerçek olumsuz etkisini bu yıl içinde daha net göreceğimizi kaydeden Somersan Coqui, “2017 yılı 9. ay sonuçlarında da görülen zararın, yapılan ek zamma rağmen 2018 yılında devam etmesinin büyük olasılık olduğunu belirtmek isterim” şeklinde konuştu.

“SERBEST TARİFEYE DÖNÜLMELİ”
Tablonun olumluya çevrilmesi için önerilerini de paylaşan Somersan Coqui, “Önümüzdeki dönem temel beklentimiz, tavan fiyat uygulaması konusunda bütüncül bir yaklaşımla tüm tarafların yararına olacak kalıcı bir çözümün üretilmesi ve yeniden serbest tarife sistemine geri dönülmesi yönündedir. Mevcut uygulama kısmi iyileştirmelerle devam ettiği takdirde, kötü sürücü iyi sürücü ayrımı ile doğru fiyatlama, kazaların azaltılması ve sistemin sağlıklı temeller üzerinde gelişimi alanlarında eksikliklerle yola devam edilmiş olacak. Bu vesile ile sektörün sürdürülebilirliğinin serbest tarife mekanizmalarının sağlıklı işlemesine bağlı olduğunu bir kez daha belirtmek isterim” dedi.

KORU SİGORTA GENEL MÜDÜR BAŞ YARDIMCISI: SADECE PRİM ARTIŞIYLA KÂRLILIK MAKUL SEVİYEDE TUTULMAZ
“Yetersiz fiyatlama yapılan risk gruplarındaki azami prim uygulamasının detaylandırılması gerekir. Mevcut uygulamada sadece fiyat artışı ile bu branşın kârlılığını makul bir bantta tutmanın da mümkün olmayacağını düşünüyorum.”

Koru Sigorta Genel Müdür Baş Yardımcısı Ender Güzeler, trafik sigortasında yaşanan son gelişmeleri Sigortacı Gazetesi’ne değerlendirdi. “Bilindiği gibi, aslında kamu otoritesi Nisan 2017’de azami prim uygulamasının kapsamını genişleterek ve nihai olarak Haziran 2017’de Riskli Sigortalılar Havuz sistemini getirerek serbest tarifeden bilinmeyen bir süre için vazgeçti. Her ne kadar düzenlemeler kısmen olumlu değişimlerin sinyalini verse de, gelinen noktada teminat limitlerinin, sigorta primlerinin, acente komisyonlarının, poliçelerdeki fon ve vergilerin kamu otoritesi tarafından belirlendiği, tazminat hesaplamalarının bağımsız eksper ve mahkemeler tarafından belirlediği bir ortamda trafik sigortalarından oluşacak zararın sorumluluğunun kimde olacağı ve nasıl finanse edileceği konusuna gerekli çözümün üretilmediği ortadadır” diyen Güzeler, doğal olarak sigorta şirketleri kadar kamu otoritesinin de bu durumun ve sorumluluğunun farkında davrandığını kaydetti.

Söz konusu artışı hiç yoktan iyidir diyerek değersizleştirmemek gerektiğini düşünen Güzeler, “Daha farklı oran mı olmalıydı? Evet. Ama, artış oranından önce uygulanan tarifenin, yetersiz fiyatlama yapılan risk gruplarında azami prim uygulamasının detaylandırılması gerektiğini düşünüyor ve bunları yapmadan toptancı bir yaklaşımla trafik tarifesinin serbest piyasa dinamiklerinin işlediği bir ortamda uzun süre yönetilebileceğini öngörmüyorum” dedi.

“OLUMLUYA DÖNMESE DE İYİLEŞTİRİCİ KATKISI OLUR”
Son zammın trafikteki kârsızlık sorununa etkisini de sorduğumuz Güzeler, şu yanıtı verdi:

“Tablo olumluya dönmese de mutlaka iyileştirici bir katkısı olur. Aslında ekstra yapılan artış oranı sadece %3.5. Havuz kapsamındaki riskler için bunun birkaç katına ihtiyaç var. Sadece yıl içinde planlı yapılan artış oranlarını topladığımızda hasar enflasyonunu (otomobil sektörü kur artışları ve sağlık enflasyonu) karşılar gibi görünse de aslında yetersiz olduğu, yıl ortalamasında hasar enflasyonun minimum 5 puan altında kalacağı görülmektedir. Hesaplamalarımıza göre azami primlerin sektör portföyünün %40-45’i için yeterli olmadığı, kalan kısım için ise gerekli olan ticari priminin %1-3 üzerinde olduğunu görüyoruz.”

Mevcut kamu tarifesinin en azından 2018 sonuna kadar süreceğinin kesin olduğuna dikkat çeken Güzeler, “Sadece fiyat artışı ile bu branşın kârlılığını makul bir bantta tutmanın da mümkün olmayacağını düşünüyorum. Bu gerekçelerle, maliyetlerin tüm bileşenlerine yönelik uzun süredir dile getirilen ve bazılarında mevzuat düzenlemesi getirilse de etkisi henüz tam hissedilmeyen konular, değer kaybı, değerden yoksun kalma tazminatının hesaplanması, tazminat limitlerinin detaylandırılarak ucu açık tazminatlara sözleşme öncesi limit getirilmesi, üzerinde çalışılan genel şartlarla birlikte kısa vadeli çözümlerin başında gelmektedir. Ayrıca, poliçeler üzerindeki vergi ve fon yükünün de bir miktar hafifletilmesini de kısa vadeli çözümlere ekleyebiliriz. Kısa vadede beklenen çözümlerin üzerine, orta ve uzun vadede serbest tarife uygulamasıyla birlikte sigortalılık oranını/sigortalı sayısını artıracak, riski yayan ve anti seleksiyonu engelleyen bir düzenlemeye ihtiyaç var” diye konuştu.
http://www.sigortacigazetesi.com.tr/sektor-serbest-tarife-diyor-trafikte-tek-care-prim-artisi-degil/
Renk Özcan
renk@sigortacigazetesi.com.tr

6 Şubat 2018

04 Şubat 2018

ELİT ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI

Elit Özel Sağlık Sigortası, yatarak tedavi olunması gereken durumlarda geçerli olan ve tedavi masraflarının karşılanmasında güvence sunan, Türkiye'nin önde gelen pek çok sağlık kuruluşunda geçerli olan özel sağlık sigortasıdır. Görebileceğiniz en kapsamlı teminatları limitsiz olarak sunan bu ürünle, hayatın getireceği en beklenmedik sürprizlere karşı bile, içiniz rahat olsun.



Elit Özel Sağlık Sigortası’nın Teminatları:
• Ameliyat
• Ameliyat sonrası fizik tedavi
• Yapay uzuv
• Hastane tedavi (Küçük Müdahale)
• Yoğun bakım
• Kemoterapi, radyoterapi, diyaliz
• Oda, yemek, hemşire
• Refakatçi
• Evde bakım hizmetleri
• Ambulans hizmetleri (Hava - Kara)
• Kaza sonucu diş tedavi
• Modern teşhis yöntemleri
• Tahlil röntgen hizmetleri

Not: Teminatlar ve limitler poliçenize bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Avantajlar;
• Tüm taksitli kredi kartlarına peşin fiyatına 8 taksit imkanı vardır.
• Limitsiz ve kapsamlı teminat avantajı
• Türkiye genelinde yaygın anlaşmalı sağlık kuruluşu ağı
• Türkiye’nin önde gelen pek çok sağlık kuruluşunda indirim imkanı
• Hastane sınıflaması yapılmaksızın anlaşmalı tüm sağlık kuruluşlarında tedavi imkanı

03 Şubat 2018

6 MİLYON ARAÇ İÇİN ÖNEMLİ GELİŞME

TBMM'ye sunulan tasarıya göre, 16 yaş ve üzeri araçların hurdaya ayrılması karşılığında, yeni araç alımında 10 bin liraya kadar ÖTV indirimi sağlanacak

Otomobillerin yanında kamyon, kamyonet, hafif ticari ve otobüs gibi ticari vasıtaları kapsayan yasaya göre 16 yaş üstü aracını hurdaya ayıranlara, yeni araç alımlarında 10 bin liraya kadar ÖTV indirimi geliyor.

Maliye Bakanı Naci Ağbal: "16 yaş ve üzeri araçların hurdaya ayrılması karşılığında, yeni araç alımında 10 bin liraya kadar ÖTV indirimi sağlanacak." dedi. 

Hurda Araç Teşviği ile ilgili düzenleme geçen yıl da gündeme gelmiş ve düzenlemenin detaylarını görüşmek için sektör temsilcileri Maliye Bakanı Naci Ağbal ile Ankara’da bir toplantı yapmıştı.

Toplantıda 20 yaşa kadar araçların hurdaya çıkarılması öngörülmüştü.

Meclis'e gönderilen Torba Yasa'ya göre ise yaş sınırı daha da düşürüldü ve 16'ya çekildi.



6 milyon araç...

Türkiye'de yaşı 16'nın üzerinde olan 4.3 milyon adet otomobil, 163 bin minibüs ve 779 bin adet kamyonet bulunuyor. Bunlara yine 16 yaş üstü diğer ticari araçlar eklendiğinde rakam 6 milyonu buluyor.  

Hurda Araç Teşviği düzenlemesini değerlendiren Nissan Türkiye Genel Müdürü Sinan Özkök, Türkiye'de yaklaşık 16 milyon otomobil ve hafif ticari araç olduğunu belirterek, "bunların üçte biri 16 yaşından büyük. 2001 ve öncesi araçlar daha çok çevreyi kirleten araçlar ve güvenlik açısından tehlikeli. Burada amaç iç pazarı daha dinamik hale getirmek.
Hurda teşviği çok olumlu bir gelişme. önemli olan bu araçların trafikten kaydının silinip tamamen parktan çekilebilmesini sağlamak. Dolayısıyla teşviğin hızlı bir şekilde geçmesi gerekiyor. Satışlara pozitif etkisinin olacağını öngörüyoruz" dedi.(Habertürk)

https://www.sigortadetay.com/6-milyon-arac-icin-onemli-gelisme-635h.htm

ARAÇ TESCİL İŞLEMLERİNDE YENİ DÖNEM

Noter tescili ile trafik sigortasında ‘zorunluluk’ kalktı!

CAN KANTAR / POSTA GAZETESİ
Zorunlu trafik sigortası neden zorunlu? 
Çünkü bir sorumluluk sigortası, yani trafikte kaza yaptığında karşındaki aracın hasarını karşılamak üzere yapılan ‘zorunlu’ bir sigorta türü. Kaza anında karşı taraf yüzde 100 kusurluysa, hasarın tamamını karşı tarafın trafik sigortası öder. Son yıllarda trafik sigortalarında yaşanan kaos ‘zorunlu’ da olsa sigortasız araçların sayısının artmasına sebep oldu. Özetle yollarda sigortasız ve bu nedenle size çarptığında hasarınızı karşılamayacak canlı bomba gibi gezen binlerce otomobil var.

Diyelim ki kendi aracınız ile gidip 300 bin TL’lik bir araca çarptınız ve siz kusurlusunuz. Karşı araçta ise 50 bin TL’lik bir hasar var. Trafik sigortanız yoksa bu parayı ödemekle yükümlüsünüz. Ödeyemezseniz üzerinize kayıtlı varlıklarınıza bile haciz gelecek demektir.

BİR ÜÇÜNCÜ ÇÖZÜM ARANMALI

Geçmişte yollarda çevirmelerde aracın trafik sigortası olup olmadığına da bakılırdı. Son günlerde ehliyet isteniyor ve plaka sorgusu yapılıyor. Sigortanın sorgulandığını zannetmiyorum. Son olarak araç trafik tescil işlemleri de artık Noter’ler de yapılmaya başlanıldı. Tescil işlemi yapılıyor, ruhsat veriliyor ve “git trafik sigortanı yaptır” deniliyor. Yani trafik sigortasında ‘Zorunluluk’ kalkmış oldu. İşlem sonunda ‘sigortanı yaptır, sonra gel ruhsatını al’ denilse, o da tuhaf olur. Devlet bu konudaki bürokrasiyi ortadan kaldırmak için zaten işi Noter’lere verdi. ‘Sigorta yaptır gel’ denilse ayrı bir bürokrasi daha olacak. Gelecekte bu konuda ciddi sıkıntılar yaşanacak gibi görünüyor. ‘Hükümet yetkilileri buna bir çözüm bulsun’ desem inanın bunu da söylemeye korkuyorum. Çünkü yetkililer çözüm için bu defa, ‘Sigorta poliçesi Noter’de hazırlansın” deyip işin içinden çıkabilir. Bu sefer de acentelerin tümü kepenk indirir. Bir üçüncü çözüm illa ki olmalı…Halen 6 milyon sigortasız araç yıl sonunda en az 10 milyon canlı bomba demek. Benden söylemesi!

http://www.sigortamedya.com.tr/noter-tescili-ile-trafik-sigortasinda-zorunluluk-kalkti/

13 Şubat 2018


Araçların satış, devir ve tescil hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin yönetmelik Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi...


Yönetmelik kapsamında Türkiye Noterler Birliği, Araç Sicil ve Tescil Sistemi (ARTES) oluşturacak. 
Dünya gazetesinde yer alan habere göre, noterler, araçların satış ,devir ve her türlü tescil işlemini yapacak, plaka verecek, tescile ilişkin geçici belgeleri düzenleyecek. Araçlara ilişkin teknik ve hukuki değişiklikleri ARTES’e işleyecek. Yönetmelik kapsamındaki tüm işlemler Türkiye Noterler Birliği Bilişim Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek.

Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık araçlarından kendilerince belirlenenler ile Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, diplomatik araçların devir, tescil, plaka işlemleri ise Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak.
Yabancı gerçek ve tüzel kişiler tarafından yurt içinden satın alınan veya yurt dışından getirilen araçların tescili, noterler tarafından yapılacak.
Suriyelilerin araçlarına geçici tescil Yönetmeliğe göre, ülkelerindeki savaş dahil olağanüstü haller nedeniyle giriş yapan yabancı uyrukluların araçları için de geçici trafik belgesi ve özel belirlenen harf grubundan tescil plakası verilecek.
Gerçek kişilere ad ve soyadları, tüzel kişilere ise tescil edilmiş ticari unvanlarını içeren tescil plakaları verilebilecek.
Ticari şirketlerin ayni sermaye olarak taahhüt ettikleri araçlar için ARTES’e ‘ayni sermaye’ şerhi işlenecek.
31 Ocak 2018
http://www.sigortacigazetesi.com.tr/resmi-gazetede-yayimlandi-arac-tescil-islemleri-noterde-yapilacak/

KASKO & ANAHTARLA ÇALINMA

Kasko poliçelerinin en önemli teminatlarından birisi olan HIRSIZLIK teminatı, son zamanlarda sıklıkla karşılaşılan araç hırsızlıklarında, sigortalının zararını tazmin etmektedir. Ancak biraz sonra okuyacağınız hırsızlık olayında bir çok kasko poliçesi, sigortalının zararını karşılayamayacaktır.
"Bu gibi olaylar, benim başıma gelmez..." düşüncesini terk etmek, son derece önemli !
Gelin, şimdi 31 Ocak 2018 tarihinde yayımlanan bir habere birlikte göz atalım....



Ekmek almak için indi arabasından oldu...Hırsızlık anı kamerada

31 Ocak 2018
Ekmek almak için gittiği fırının önüne aracını park eden bir vatandaş, otomobilin kapısını kilitlemeyi unutunca, lüks otomobili saniyeler içinde çalındı. Hırsızın lüks araca binip saniyeler içinde olay yerinden uzaklaşması güvenlik kameralarına yansıdı.

Olay, dün sabah saatlerinde İstanbul Ümraniye’de bir fırının önünde meydana geldi. Ekmek almak için gittiği fırının önünde aracından inen O.A, otomobilinin kapısını kilitlemeyi unutunca lüks otomobili, hazırda bekleyen bir hırsızlık çetesi tarafından saniyeler içinde çalındı. Hırsızın lüks otomobili saniyeler içinde çaldığı görüntüler güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.

Tesadüf eseri olay yerinden geçen O.A.'nın eşi durumu fark ederek, aracın peşinden koştu. O esnada lüks otomobili çalıştırarak sırra kadem basan hırsız bu kadarına da pes dedirtti.

LÜKS OTOMOBİL SANİYELER İÇİNDE ÇALINDI
Görüntülerde, araç sahibinin otomobilinden inerek fırına girdiği ve karşı yoldaki hırsızlık çetesinin durumu fark ederek hareke geçtiği görülüyor. Karşı yoldan geçen araçtan inen çete üyesi saniyeler içerisinde, kapısı açık unutulan otomobile binerek kayıplara karışıyor.

Otomobilini çalanlardan şikayetçi olduğunu ifade eden O.A, aracını tüm aramalara rağmen bulamadıklarını, polisin de aracı aradığını ancak gasp çetesinin aracını parçalamasından endişe ettiğini ve tüm belgelerinin araç içerisinde olduğunu belirtti. (İHA)


http://www.mynet.com/haber/ilginc-haberler/ekmek-almak-icin-indi-arabasindan-olduhirsizlik-ani-kamerada-3661498-1

İyi, güzel ama bu riski nasıl teminat altına alacağınızı merak ediyorsanız, bize danışabilirsiniz. Kasko poliçenizde hangi teminatlara ihtiyacınız olabileceğini, sizin talepleriniz doğrultusunda belirleyebilir ve en uygun poliçe teklifini size sunabiliriz.

www.bizbize.com.tr
www.bizbizesigorta.com.tr

17 Ocak 2018

KİRACILAR DA ARTIK KONUT SİGORTASI YAPTIRIYOR

Anadolu Sigorta’nın geniş kapsamlı konut paket sigortası ile sadece ev sahipleri değil kiracılar da, evlerini ve içindeki eşyalarını; yangından hırsızlığa, depremden su baskınına kadar pek çok riske karşı koruma altına alabiliyor.


Konut sigortası, sadece ev sahipleri için değil kiracılar için de büyük önem taşıyor. Evi ve içindeki eşyaları pek çok riskten koruyan bu sigorta ürünü, kiracılara da geniş teminatlar sunuyor. Anadolu Sigorta’nın geniş kapsamlı konut paket sigortası ile sadece ev sahipleri değil kiracılar da, evlerini ve içindeki eşyalarını; yangından hırsızlığa, depremden su baskınına kadar pek çok riske karşı koruma altına alabiliyor.

Kiracılara geniş teminat
Anadolu Sigorta konut paket poliçesinin geniş teminatları hakkında bilgi veren Sönmez, şunları söyledi: “Kiracı olunan konut içerisinde herhangi bir risk meydana geldiğinde eşyalarla birlikte bina da zarar görebilir. Konut sahibi, meydana gelen hasarın kiracının ihmalinden kaynaklandığını belirterek, zararın kiracı tarafından karşılanmasını talep edebilir. Bu durumda kiracı konut sigortası devreye girerek, kiracının kendi eşyalarında meydana gelen hasarlarla birlikte sorumluluğuna ait bu tür masrafları da karşılar.” Evi ve içindeki eşyaları pek çok riskten koruyan bu sigorta ürünü, kiracılara da geniş teminatlar sunuyor. Kamuoyunda konut sigortasının sadece ev sahiplerine yönelik olduğuna ilişkin yanlış bir algı bulunduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Sönmez, “Konut sigortası evin yanı sıra eşyaları da; yangından hırsızlığa, depremden su baskınına kadar pek çok riske karşı koruma altına alıyor. Bu yüzden ev sahibi kadar o konutta yaşayan kiracı için de bu teminat önemli, konut sigortasını, yılların birikimi ve büyük özverilerle edindiğimiz yuvalarımızın ve içindekilerin teminatı olarak da tanımlayabiliriz” dedi.
Turbo Jet ile jet hızında ödeme
Levent Sönmez, Anadolu Sigorta’nın sektörde ilk niteliğindeki Turbo Jet uygulamasıyla, konut hasarlarını jet hızında ödediğini de hatırlatarak şu bilgiyi veriyor; “Anadolu konut paket poliçelerindeki cam kırılması, makine kırılması ve elektronik cihaz hasarlarını kapsayan Turbo Jet sayesinde Sigortam Cepte mobil uygulamamız üzerinden 1.000 TL’ye kadar olan hasar ödemelerini sigortalılarımızın banka hesaplarına ihbardan en geç 5 saniye sonra yapabiliyoruz. İhbardan sonra bu kadar kısa sürede hasar ödemesi sadece ülkemizde değil dünya sigortacılığında da öncü uygulamalardan bir tanesi olma niteliğini taşıyor.”
Anadolu Sigorta’nın mobil aplikasyonu “Sigortam Cepte” de yer alan “Turbo Jet” uygulamasıyla, konut poliçelerindeki 1.000 TL’ye kadar olan cam kırılması, makine kırılması ve elektronik cihaz hasarlarının, poliçe sahiplerine ihbardan sonra 5 saniyeden kısa sürede ödenmesi sağlanıyor.
http://www.sigortamedya.com.tr/konut-sigortasi-yaptirmak-icin-ev-sahibi-olmaniza-gerek-yok/

14 Ocak 2018

ARTAN SİBER RİSKLER, SİGORTACILARI CANLANDIRDI...

Anadolu Sigorta'nın Bireysel siber güvenlik sigortası, siber tehditlerin bu sektörü canlandırmasına iyi bir örnek...

ANADOLU SİGORTA’NIN tüketicileri veri sızıntıları ve ihlallerinin potansiyel hasarlarına karşı koruyan yeni ürünü Bireysel Siber Güvenlik Sigortası, siber güvenlik alanında yaşanan gelişmeleri net bir biçimde görmeyi sağlıyor. 
Bu alanda artan risklere dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Sönmez, “Dünyada siber sigortaların 2013 yılı toplam prim üretimi 1,5 milyar dolardı. 2014 sonunda ise bu rakam 2,5 milyar dolara yükseldi. 2020 yılına geldiğimizde global siber sigorta pazarının 6-8 milyar dolar hacme ulaşması bekleniyor” diyor. Bu büyümenin gözleri yaşarttığını söyleyebiliriz. Konunun sigortacılık açısından dikkat çekici boyutu ise, artan riskin sigorta şirketlerinin ihtiyaç duyduğu geniş sigortalı havuzunu yaratması… 
Bir diğer önemli göstergeyi de, sigortacılık ürününün bireysel bir ürün olması oluşturuyor. Bunun anlamı, kurumsal tehditlerle birlikte bireysel tehditlerin de dikkat çekici şekilde büyümesi.  Anadolu Sigorta’nın ürün çıkarma konusundaki liderliği düşünüldüğünde Sönmez’in “Burası daha çok ticari ürünlerin bulunduğu ve hızlı büyüme gösteren bir alan. Anadolu Sigorta olarak biz, Türkiye’de siber güvenlik konusunda bireylere yönelik bu kapsamdaki ilk paket ürünü sunduk” şeklindeki sözlerini bir gelecek trendine işaret etme olarak düşünmek mümkün. 


Poliçe klasik sigortacılık ürünlerinden farklı olarak, sigortalıları sadece zarar gerçekleştikten sonra değil, zararın ve kaybın gerçekleşmesini engellemeye yönelik siber taramalar ve periyodik otomatik raporlama hizmetleriyle de koruyor. Sönmez, ürünün özelliklerini, “Bireysel Siber Güvenlik Sigortası poliçemiz, kişisel bilgi hırsızlığı ve siber saldırılara karşı sigortalılarımızın kendini korumasına yardımcı olan derin internet taramaları ile birlikte, siber risklerden kaynaklanabilecek mağduriyetin giderilmesi ile ilgili uzman danışmanlığı ve hukuki koruma teminatını da kapsıyor” sözleriyle açıklıyor. Ürün kapsamında, kimlik hırsızlığı, online saygınlığa zarar verilmesi (e-reputasyon), e-alışveriş, ödeme araçlarının çalınması risklerine karşı uzman desteği/danışmanlığı ve hukuksal koruma teminatlar sağlanırken kişisel bilgilerin güvenli olmayan ve yasa dışı web sitelerinde izinsiz kullanımını 7/24 tarayan, eğer bir bulguya rastlarsa e-posta ve SMS yolu ile otomatik olarak haber veren, tespit edilen riskli verilere göre aksiyon planları sunan, geçmişe yönelik güvenlik taraması ve raporlama hizmeti içeren Anadolu Siber Tarama Hizmetini de sunuluyor. 
Bu durum, Anadolu Sigorta’nın sadece ürünü ile değil hizmeti ile de değerlendirilmesini getiriyor. Siber suç kaynaklı muhtemel kayıplara karşı proaktif hizmetler sunmak, sigorta şirketlerinin siber-sigortacılık operasyonlarının önemli bir bacağını oluşturacak. Bu değişim şimdiden farklı bir poliçe tanımı ile kendisini göstermiş durumda. Sigortalıların siber saldırıya uğrama riski varsa önceden uyararak önlem alınmasını sağlayan poliçe, buna rağmen bir ihlal veya saldırı olması durumunda ise sigortalılara uzman danışmanlık hizmeti sağlıyor, gerekli durumlarda da poliçedeki limit ve şartlarla zararın giderilmesi adına hukuksal koruma masraflarını karşılıyor. Kasım ayında satışa sunulan poliçenin yıllık prim tutarı 150 lira.

KURUMSAL RİSKLERE GÜÇLÜ ODAKLANMA SÜRÜYOR 
Global güvenlik yazılımları şirketi Bitdefender Antivirüs, “Siber sigorta sektörü büyük bir hızla büyümeye devam edecek. Şirketler bir siber saldırının potansiyel etkilerinin farkına vardılar ve bu nedenle siber riskleri belirgin bir tehdit olarak görüyorlar. Son zamanlarda siber saldırılara karşı farkındalığın artması nedeniyle şirketler, siber güvenliği, IT meselesinden ziyade ticari bir risk olarak görmeye başladılar. Mali kurumlar ve bilgi teknolojisi firmaları siber sigorta poliçelerinin ilk benimseyenleri olacak ve bunları sağlık hizmeti sektörü takip edecek” yorumunu yapıyor. Anadolu Sigorta’nın ürünü, Bitdefender’ın bu yorumunda bahsettiği dünyanın bir tık ötesine geçmeyi başarmış görünüyor ancak sektör değerlendirmeleri bu düzeyde.  EY’ın “Dijital Sigortacılık Vizyonu” raporu da kurumsal tarafa işaret ederek dijitalleşme sürecindeki sigortacılık şirketleri özellikle siber güvenlik risklerinin önlenmesi, kişisel verilerin korunması ve otomasyon alanlarına yatırım yaptığının altını çiziyor. Raporda ayrıca yeni teknolojilerin beraberinde getirdiği bilgi işlem hızının, hizmet ve ürünlerin kişiye özel tasarlanmasına daha fazla imkân tanıyacağı belirtiliyor

SİGORTACILIKTA GELECEĞİ ŞEKİLLENDİREN TEKNOLOJİLER 
EY raporunda ilgi çekici bir bölümü, gelişen teknolojinin yarattığı araçların sigortacılık sektörünü nasıl değiştireceği oluşturuyor. Rapor bu konuda şu noktalara işaret ediyor:
Drone: Ödeme talepleri, prim hesaplanması, poliçe hazırlanması ve ticari sigortacılıkta tesislerin incelenmesi gibi alanlarda bilgi toplama süreçleri drone’lar aracılığıyla yürütülecek.
Blockchain: Yeni ürün ve ödeme modelleri geliştirilmesi, dolandırıcılık tespiti, risklerin önlenmesi, ödeme taleplerinin yönetilmesi ve reasürans gibi alanlarda kullanılarak sigortacılık sektöründe güven ve şeffaflık güçlendirilecek.
Telematik: Uzaktan algılama sistemleri olarak bilinen bu teknoloji, araç sigortalarında kullanılarak gerçek zamanlı veri akışı sağlayacak.
Yapay Zekâ (AI): Robo-danışmanlar ile birlikte sigortacılık sektörüne girecek olan bu teknoloji, müşteri sorularının yanıtlanması, şikâyetlerin değerlendirilmesi, teklif sunulması ve fiyatlandırma gibi alanlarda kullanılacak.
Robotik süreç otomasyonu: Düşük riskli ödeme taleplerinde (ör: Bin doların altındaki tüm ödeme talepleri) sürecin yürütülmesi, poliçenin yenilenmesi veya değişiklik yapılması gibi alanlarda kullanılacak.
Nesnelerin İnterneti (IoT): Risklerin etkin biçimde önlenmesi, devam eden operasyonların takip edilmesi ve denetlenmesi, müşteri verisinin değerlendirilmesi ve ürün inovasyonunda kullanılacak.

TEKNOLOJİ VE RİSK YÖNETİM ŞİRKETLERİ YAKINLAŞIYOR 
Kaspersky Lab ve Marsh’ın sigortacılık sektörüne özel siber güvenlik denetimleri getirmesi, siber tehditlerin güvenlik ortamını nasıl değiştirdiğinin iyi bir göstergesi. E-güvenlik şirketi Kaspersky Lab ile sigorta brokerliği ve risk yönetimi alanında bir dünya lideri olan Marsh endüstriyel kuruluşların sigortalanmasını kapsayan bir mutabakat anlaşması imzaladı. Söz konusu işbirliğinin ilk adımı, büyük endüstriyel şirketler için siber güvenlik olayları sonrasında sigorta primlerinin ayarlanabilmesini sağlayan ilk analiz ve olay sonrası inceleme hizmetleri de dahil olmak üzere, siber güvenlik denetimi alanında birlikte çalışmayı içeriyor. Anlaşma ilk olarak Rus şirketlere odaklanacak olsa da, Kaspersky Lab ve Marsh işbirliklerinin kapsamını genişletmeyi planlıyor. Endüstriyel siber risk sigortacılığı, endüstriyel şirketlerin risk yönetimi kapsamında hızla yükselen yeni bir küresel trend haline gelirken; Marsh, Rusya’daki büyük şirketlere ve kamu sektörüne sigorta çözümlerinin yanı sıra potansiyel kayıpları hesaplamaya yarayan özel bir yöntem sunarak bu talebe karşılık vermeyi planlıyor. Marsh ile mutabakat anlaşması imzalayan Kaspersky Lab, şirketlerin ilk güvenlik analizini yapmak üzere anketler yaratırken ve siber güvenlik denetimleri yaparken, sigorta brokeri ile işbirliğinde olacak. Anlaşma ile aynı zamanda, sigorta taleplerinin belirlenmesi kapsamında siber olayların incelenip analiz edilmesi sürecine Kaspersky Lab uzmanlarının dahil edilmesi hedefleniyor. Kaspersky Lab’ın ICS (EKS) raporuna göre, siber güvenlik ihlallerinin büyük endüstriyel şirketler için masrafı geçtiğimiz yıl boyunca ortalamada 497 bin dolar seviyesinde oldu. Buna; ürünlere gelen zarar, iş ile ilgili bilgi kaybı, üretim sürecinin çeşitli şekillerde ihlali ve bazı örneklerde ise üretimin geçici olarak durması da dahil. Finansal ve operasyonel anlamda bu denli zarar görme potansiyeli, endüstriyel kuruluşlar için siber olay sigortası konusunun gerekliliğini gözler önüne seriyor. MARSH Rusya Genel Müdür Yardımcısı Armen Gyulumian, “Endüstriyel işletmeler özelinde siber güvenlik risklerinin doğru değerlendirilmesi konusu, Marsh olarak tüm dünyadaki müşterilerimiz için yaptığımız bir şey. Kaspersky Lab ile yaptığımız işbirliği, bilgi güvenliği konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından profesyonel destekle müşterilerimizin siber güvenlik olaylarına hazır olması özelinde iyileştirmeler sağlayacak” dedi. Kaspersky Lab İş Geliştirme Direktörü Andrei Suvorov ise şöyle konuştu: “Kapsamlı risk analizi, şirketlerin yönetimsel kararları hızlıca ve etkili bir şekilde verebilme imkanı sunuyor. Son yirmi yıldır müşterilerimizi siber tehditlere ve karmaşık siber olaylara karşı koruyoruz. Dolayısıyla kritik altyapılara yönelik siber güvenlik tehditlerini doğru bir şekilde değerlendirmeyi biliyoruz. Bu alandaki uzmanlığımız, kamu ve sanayi şirketleri için risk değerlendirmesi yapacak olan Marsh’ın sigorta brokerlerine güvenlik olaylarının en detaylı analizlerini elde etmek için yardımcı olacak.”

4x4 Truva Atı: Loapi 
KASPERSKY LAB araştırmacıları, kripto para birimi madenciliğinden DDos saldırılarına kadar neredeyse sınırsız sayıda zararlı özelliğe sahip birçok modu bulunan yeni bir zararlı yazılım tespit etti. Modüler yapısı sayesinde bu zararlı yazılıma daha fazla işlev de eklenebiliyor. Bu olağan dışı ve güçlü zararlı yazılım Loapi olarak adlandırılıyor.
Loapi; bankacılık truva atları, kripto madencilik truva atları ve benzerleri gibi tek işlevli Android zararlı yazılımlarından çok farklı. Karmaşık bir modüler mimariye sahip olan yazılım sızdığı cihazda neredeye sınırsız işlem yapabiliyor. Loapi, antivirüs çözümleri veya yetişkin uygulamaları için düzenlenen reklam kampanyalarına gizlenerek yayılıyor. Uygulamalar kurulduktan sonra yönetici haklarına erişim talep ediyor. Ardından ek modüller kurmak için komut ve kontrol sunucularına bağlanıyor.
Mimaride şu modüller bulunuyor:
Reklam yazılımı modülü : Kullanıcının cihazında çok sayıda reklam görüntülemek için kullanılıyor. SMS modülü: Zararlı yazılım tarafından kısa mesajlarla birçok farklı işlem yürütmek için kullanılıyor.
Web gezgini modülü: Kullanıcıların haberi olmadan ücretli servislere üye olmak için kullanılıyor. SMS modülü kısa mesajları kullanıcıdan gizliyor ve gerektiği şekilde yanıt veriyor. Ardından tüm “delilleri” ortadan kaldırıyor. Proxy modülü:Saldırganların cihaz adına HTTP talepleri yapmasını sağlıyor. Bu işlemler DDos saldırıları için kullanılabiliyor.
Monero madenci modülü: Monero (XMR) kripto para birimi madenciliği yapmak için kullanılıyor. Birçok farklı özelliğe sahip olan Loapi, kendini koruma becerisine de sahip. Kullanıcı uygulamadaki yönetici haklarını kaldırmaya çalıştığı zaman zararlı yazılım devreye girerek cihazın ekranını engelleyip pencereyi kapatıyor. Bu standart koruma yöntemine ek olarak, Loapi komut ve kontrol sunucularından kendisi için tehlikeli olan uygulamaların bir listesini alabiliyor. Bu listede genellikle zararlı yazılımı ortadan kaldıran güvenlik çözümleri yer alıyor. Kurulu veya çalışan uygulamalardan birisi listedeyse Truva Atı kullanıcıya sahte bir mesajla zararlı bir yazılım bulunduğunu ve uygulamayı kaldırabileceğini söylüyor. Mesaj bir döngü olarak sunuluyor. Böylece kullanıcı uygulamayı silmeyi başta reddetse bile silme işlemi kabul edilene kadar mesaj tekrar tekrar gösteriliyor.
Kaspersky Lab’in yaptığı araştırmada, Loapi’nin kendini korumak için yaptığı bu işlemlerin ilginç bir sonucu da keşfedildi. Rastgele seçilen bir telefonda yapılan testte, zararlı yazılımın çok büyük bir iş yükü oluşturduğu ve bunun sonunda cihazın ısınarak pilinin zarar görebildiği tespit edildi. Geliştiricilerin, zararlı yazılımı olabildiğince uzun süre çalıştırarak daha fazla para elde etme amacı taşıdıkları için bu durumun gerçekleşmesini istemedikleri düşünülüyor. Ancak, zararlı yazılımın optimizasyonuna özen gösterilmemesi bu şekilde bir “saldırı yöntemine” yol açmış durumda ve kullanıcıların cihazlarına ciddi şekilde zarar verebiliyor.

http://www.fortuneturkey.com/artan-siber-riskler-sigortacilari-canlandirdi-50378

09 Ocak 2018

2018’DE DEFANSIMIZ SİGORTALI MI?


Futbolla ilgilenenler için “defansın sigortası” tanıdık bir tabirdir. Takımın defansında oynayan tecrübeli, çevik, zamanlaması iyi ve takımın en güvendiği oyuncuya defansın sigortası denir. Defans takımın belki de en önemli bölgesidir. O bölge acemi, güven vermeyen adamlara teslim edilmez. Defans en olgun ve deneyimli oyunculara emanet edilir ve bu oyunculara “sigorta” denir. Çünkü sigorta, güvencenin en somut karşılığıdır.



Peki bizim bireysel veya şirketimiz varsa kurumsal olarak defansımız ne kadar sigortalı? Örneğin evimizi savunma ihtiyacı duyuyor muyuz? Evi niye savunalım diye düşünmeyin! Deprem, yangın, hırsızlık, su basması gibi risklerin evimize vereceği zararı karşılamanın bilinen en kolay ve ekonomik yolu sigortadır. Hatta ek teminatlar sayesinde, sigorta, örneğin anahtarı içeride unutsanız çilingir hizmeti sunabilir, cüzdanınızı çaldırsanız belli bir miktara kadar kaybınızı karşılayabilir.

Bunun yanı sıra, korumak zorunda olduğumuz bir aracımız olabilir. Bugün yurt çapında trafikteki motorlu araç sayısı 22 milyon. Kasko sigortası ise 5 milyon civarında. Yani yaklaşık 17 milyon aracın kaza yapması halinde bir güvencesi yok. Trafik sigortasında ise zorunlu olmasına rağmen sigortalılık seviyesi %80. Yani 5 milyona yakın araç sahibi, trafikte başkasının canına ya da malına zarar verirse ödeyemeyeceği kadar büyük maddi sorumluluklarla karşı karşıya kalabilir. Kendi aracının hasarını ödeyebiliyorsa cebinden öder, ödeyemiyorsa aracını yolun kenarına park edip parasının olacağı günü bekleyebilir. Ancak başkasının aracına zarar veren, o anda ödeyemese de bu borç onun peşini bırakmaz.

Ev ve arabanın yanı sıra, hayatımız da sigortalanması gereken bir değer. Evet, sigorta başımıza bir şey gelmesini engellemiyor ama başımıza bir şey gelirse ihtiyacımız olan ya da geride kalanların ihtiyaç duyacağı maddi imkanı bize sağlayabiliyor.

Bunların yanı sıra sağlık da korunması gereken önemli bir değer bizim için. Birçoğumuzun sosyal güvencesi ve sağlık sigortası var ama ayrıca 1.5 milyon kişi özel sağlık sigortasının sağladığı imkanlardan yararlanıyor. Üstelik bu 1.5 milyon kişinin önemli bir kısmının SGK’sı da bulunuyor.

Ticari sigortalar da iş hayatı için önemli koruma sağlıyor. Hırsızlıktan yangına, su basmasından iş durması ve kâr kaybına kadar birçok riske karşı iş dünyası sigortayla güvence altına alınıyor.

Son dönemin öne çıkan sigorta branşlarından biri de kefalet sigortası. Kamu ihalesine giren şirketler, banka teminat mektubu yerine kefalet sigortası da yaptırabilirler. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar’ın yaptığı bir konuşmada söylediği üzere, ABD’de teminat mektuplarının %100’ünü sigorta sektörü veriyor. Bizde de özellikle banka kredi limitini korumak isteyen şirketlere kefalet sigortası iyi gelecek.

Son olarak, 2018’de geleceğimizi ekonomik olarak güvence altına almak için işsizlik sigortası ve bireysel emeklilik gibi finansal enstrümanlar yine önem taşıyacak.
2018’in herkese mutluluk getirmesi dileğiyle, iyi yılar…

9 Ocak 2018

http://www.sigortacigazetesi.com.tr/2018de-defansimiz-sigortali-mi/


06 Ocak 2018

POLİÇE YENİLEMENİN AVANTAJLARI

Poliçeni zamanında yenile, haklarını kaybetme!

Süresi dolan poliçelerin zamanında yenilenmesi sigortalılar için büyük önem taşıyor. Poliçelerini süresinde yenilemeyen sigortalılar hem haklarını kaybediyor, hem de başlarına bir şey geldiğinde büyük zararlarla karşılaşıyorlar.

Türkiye’de sigorta penetrasyon oranı, gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında çok düşük. Söz konusu oranın düşük olmasının nedenlerinin başında artık ağızlara pelesenk olan ‘sigorta bilincinin düşüklüğü’ geliyor. Bir başka deyişle, ülkemizde bireyler sigortanın hayatlarının tüm evrelerinde karşılaşabilecekleri risklerde ve kayıpların telafisinde çok önemli bir işlev üstlendiği konusunda yeterince bilinçli değil. Ancak, Türkiye’de bireylerin sadece sigorta bilinci değil, vadeleri dolmuş poliçelerini ‘yenileme bilinci’ de düşük. Sigorta şirketlerinin, sigortalıya gönderdikleri ‘Süresi dolan poliçenizin yenilenmesi gerekli” şeklindeki kısa mesajlardan tutun, acentelerin telefon ya da e-mail’le müşterilerini bilgilendirmelerine karşın, bazı sigortalılar, poliçelerini yenilememek konusunda ısrar ediyor. Poliçelerini zamanında yenilemeyen sigortalılar da haklarını kaybediyor. Başlarına bir şey geldiğinde de büyük zararlarla karşılaşıyorlar. Bu nedenle bireyler ve kurumlar için sigorta yenilemek hayati önem taşıyor.

Hasarsızlık indirimi önemli
Süresi dolan poliçelerini vaktinde yenilemeyen tüketicilerin kaybettikleri en büyük hak, ‘hasarsızlık indirimi.’ Söz konusu, hak da kabaca, sigortalıya 1 yıllık poliçe süresi boyunca (hasarın gerçekleşmesine bağlı olarak) ödenen tazminatların, sigortalının ödediği primin altında kalması ile ilgili. Bu durumda olan bireyler, poliçesini yenilememeleri halinde yüzde 25’leri bulan hasarsızlık indiriminden mahrum kalıyor. Bir başka deyişle tüketici, poliçeyi yenilediğinde daha ucuz bir fiyata satın alma imkânını kaçırıyor.
Poliçelerini zamanında yenilememek, tüketicilerin öncelikle hasarsızlık indirimi, ömür boyu yenileme garantisi vb. haklardan mahrum kalmasına yol açıyor. Ancak, süresi dolmuş poliçelerini yenilemeyen sigortalılar için asıl problem ‘sigortasız kalmak.’ Bir başka deyişle sigorta süresi dolup da bunu yenilemeyen sigortalılar, yaşamların tüm evrelerinde karşılaşacakları, can ve mal kaybına yol açan belki de kendi olanaklarıyla altından kalmayacakları risklere karşı savunmasız halde kalıyor.



Sağlıkta yenileme oranı yüksek; ‘oto’da düşük
Sektör temsilcileri, dolar kurundaki hızlı artışın da sigorta yenilemelerinde, sigorta bedelini artıracağını vurguluyor. Özellikle yangın branşında bu etkinin görüleceğini ifade eden sigortacılar, sigorta bedelindeki artışın primleri de artırmakla birlikte bedeldeki artışın sigortalının da yararına olduğunu kaydediyor. Sigortacılardan aldığımız bilgilere göre, Türkiye’de sağlık sigortalarında yenileme oranı görece yüksek. Buna karşın, oto sigortalarında, Zorunlu Deprem Sigortası’nda (DASK) gibi sigortalarda yenileme oranının, sağlık sigortasına göre düşük olduğu vurgulanıyor.

Sigorta yenilerken nelere dikkat edilmeli?
  • Öncelikle karşılaşabileceğiniz olası riskleri ve ihtiyaçlarınızı iyi tespit edin.
  • Ek ve özel şartları mutlaka dikkatlice okuyun. Şirketlerin sunduğu yeni teminatları ve ürünleri inceleyin, eksik teminat olup olmadığına mutlaka bakın.
  • Yenilenen poliçenizde, poliçe şartlarının bir önceki yıl ile aynı olup olmadığını kontrol edin.
  • Yenilediğiniz sigorta poliçesinin konusunu oluşturan sigorta ürününün ihtiyacınız olan tüm risklerini kapsayıp kapsamadığını detaylı araştırın.
  • İhtiyacınız olan teminatlardan daha az prim ödemek için vazgeçmeyin. Aldığınız teminatlardan emin olun ve poliçeye sahip olmak için aceleci davranmayın.
  • Farklı branşlardaki risklerinizi bir araya getirmek için uygun paketler olup olmadığını sorun.
  • Sigortacınıza, sigortalanacak olan değerinizle ilgili olarak tam, doğru ve güncel bilgiler verin.
  • Eğer kurumsal sigortalıysanız iş kolunuza özel teminatların poliçenizde yer almasını sağlayın.
  • Kurumsal sigortalılığın sürekliliği adına, poliçe yenilemelerinde risk analizlerinizin tekrarlanmasına da özen gösterin.
  • Tüm sigorta ürünleriniz için poliçe bitiş süresinden önce yenileme işlerimizi bitirmiş olun. Böylelikle şirketinizin size sunduğu avantajları kaybetmemiş olursunuz.


Yenilemeler sağlık sigortasında hayati önem taşıyor
Süresi dolan bir poliçeyi zamanında yenilemeyen tüketiciler, ‘yenileme garantisi’ denilen bir haktan da mahrum kalıyor. Bu durum özellikle sağlık sigortalarında hayati bir önem taşıyor. Sağlık sigortası satın almış bir birey, poliçeyi zamanında (bitim tarihinden itibaren 1 ay içinde) yenilemezse, hem her türlü riske karşı açık hale geliyor. Hem de ömür boyu yenileme garantisini kaybediyor. Bu konuda somut bir örnek verirsek, Anadolu Sigorta’dan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası satın almış bir birey düşünelim. Söz konusu sigortalının Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Ömür Boyu Yenileme Garantisi alabilmesi için sigortalılığını Anadolu Sigorta’da 4 yıl süre ile kesintisiz devam ettirmesi ve her bir yıl için poliçelerinde ödenen tazminatların, primlere oranının yüzde 100’ün altında olması gerekiyor.

“Sigortalının detaylı ve objektif bilgilendirilmesi şart”

Aksigorta Genel Müdürü Orkun Gücük, sigorta şirketlerinin ‘yenileme poliçeleri’ ile, farklı uygulamalar yaparak ve avantajlar uygulayarak (hasarsızlık, sadakat indirimleri) sigortalıları portföyünde tutmaya çalıştıklarını söylüyor. Yenileme oranlarının, sözgelimi sağlık sigortaları bazı branşlarda çok yüksek olduğunu belirten Gücük, “Buna karşın, kasko, trafik gibi bazı branşlarda da rekabetten kaynaklı olarak belirli bir seviyenin korunması için yoğun çaba harcanıyor. DASK gibi bazı branşlarda ise ürün zorunlu olmasına rağmen poliçe yenilemelerinde sorunlar yaşanıyor” diyor. Gücük, sigortalının da poliçesinin dönemi, teminatlardan yararlanma koşulları, hasarın hızlıca ödenebilmesi için yapılması gerekenler, kapsam dışı kalan durumlar, ödenecek prim, hasarsızlık koşulları, asistans hizmetler gibi tüm ayrıntılarla ilgili mutlaka objektif ve detaylı bilgilendirilmesinin gerekli olduğunu kaydediyor.
“Poliçelerini yenilemeyenler hasarsızlık indirimini kaçırıyor”

Doğa Sigorta Genel Müdürü Çoşkun Gölpınar, yenileme oranlarını içeren açık bir rapor olmamakla beraber, ‘kasko ve trafik branşında’ yenileme oranıyla ilgili reel değişimin negatif olduğunu söylüyor. Her sigorta ürününün kendisine has yenileme özelliklerinin olduğunu vurgulayan Gölpınar, “Yangın, mühendislik ve nakliyat branşlarında, poliçe yenilemeleri için verilen süre ile ilgili boşlukları sigorta şirketleri çok tercih etmese dahi bahsi geçen branşların risk teftiş çalışmaları gibi kendi dinamikleri ile bu süreçler bertaraf edilebiliyor” diyor. Poliçelerinin geçerlik süresi dolan ve poliçelerini yenilemeyen tüketiciler öncelikle yenileme döneminde kazanacakları hasarsızlık indirimlerini ‘özellikle motor branşında’ kaybettiklerini ifade eden Gölpınar, poliçe periyodunu hasarsız tamamlamanın sigortalı açısından önemli bir avantaj olduğunu söylüyor. Doğa Sigorta olarak tüm branşlarda sigortalılarla vadesinden önce temas kurarak bilgilerini güncellediklerini ve yenileme işlemlerini gerçekleştirdiklerini ifade eden Gölpınar, “Poliçelerin yenilenmesinde önceki yıldan gelen bir kaza, sorun vb. detay yok ise yenileme işlemlerinde de herhangi bir sorun yaşanmıyor” diyor.

http://www.sigortamedya.com.tr/policeni-zamaninda-yenile-haklarini-kaybetme/

05 Ocak 2018

İŞTE 2018'İN TRAFİK SİGORTASI FİYATLARI...

2018’in Ocak ayında trafik sigortası fiyatına, bir defaya mahsus olmak yüzde 5 artış yapılacak...
Azami prim tutarlarına uygulanan yüzde 1.5 oranındaki aylık artışlar 2018 yılında da devam edecek. Buna göre 2018’in Ocak ayında İstanbul’da ilk kez trafik sigortası yaptıracak olan otomobiller 1.007 lira prim ödeyecek.
Tüketici nezdinde, bir süredir, yeni senede, trafik sigortasında, fiyat artışı olup olmayacağı merak konusuydu. 
Merak konusuydu, çünkü 2017’nin Nisan ayında, devletin trafik sigortasına müdahale ederek, tavan fiyat uygulaması getirmesi ile fiyatların yüzde 30’lar seviyesinde ucuzlaması, hatta bazı araç gruplarında indirim oranının yüzde 40’lara çıkması; sigorta şirketlerinde zarar endişesi yaratmıştı. 
Sene sonu yaklaştıkça da sigortacılar, her platformda bu endişelerini dile getirip, yeni yıla girerken fiyatlara, enflasyon oranında artış talep ediyorlardı. 



YÜZDE 5 ZAM
Hem tüketicilerin hem de sigortacıların merakını giderecek açıklama Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’ten geldi. Şimşek, 2018’de, bir defaya mahsus olmak yüzde 5 artış olacağını söyledi. 
Önce, Mehmet Şimşek’in açıklamasından önemli satır başlarını paylaşayım. Mehmet Şimşek, sigorta şirketlerinin 9 ayda trafik sigortasından 240 milyon liralık zarar ettiklerini vurgulayarak, şunları söyledi: “Azami prim uygulamasına 2018 yılında da devam edilecek. Şirketlerimizin sermayesinin erimemesi için azami prim tutarlarında bir defaya mahsus olmak üzere 2018 başında yüzde 5 artış olacak.”

ENFLASYON AYARLAMASI
Peki, bu artış fiyatlara nasıl yansıyacak? 
Nisan ayında başlayan azami fiyat (tavan fiyat) uygulaması ile 4. basamakta (trafik sigortasına giriş kademesi), azami primler; otomobillerde 807 lira, kamyonlarda 2 bin 258 lira, taksilerde 2 bin 89 lira, minibüslerde bin 418 lira, otobüslerde 5 bin 7 lira olarak açıklandı. 
Hasarsızlık indirimi ve hasar artırımına göre primler de 4. basamaktaki bu fiyatlara göre belirlendi. Uygulama ile birlikte Hazine; sigorta şirketlerine, 4. basamaktaki fiyatları, Mayıs-Ağustos döneminde her ay yüzde 1, Eylül-Aralık döneminde de her ay yüzde 1,5 oranında artırma hakkı da tanıdı. Böylece, isteyen şirketler, Nisan’dan bugüne kadar 8 ayda, trafik primlerini yüzde 10 artırdı. Ancak bu artış, Kasım ayında açıklanan yüzde 13’e yakın enflasyonun altında kaldı. Şimdi ise Hazine, sigortacılara, bir kereye mahsus olmak üzere 2018’in Ocak ayında yüzde 5 zam hakkı tanıdı. Böylece trafik sigortası fiyatında enflasyon ayarlaması yapılmış oldu. 
Buna göre de 2018’in Ocak ayında İstanbul’da ilk kez trafik sigortası yaptıracak olan otomobiller, 1.007 lira prim ödeyecek. 
Yine İstanbul’da, ilk kez trafik sigortası yaptıracak olan otobüsler 6.247 lira, taksiler 2.606 lira, motosikletler 4107 lira prim ödeyecek. 
Azami prim tutarlarına uygulanan yüzde 1,5 oranındaki aylık artışlar 2018 yılında da devam edecek.

BU TABLOYU NASIL OKUYACAKSINIZ: Tabloda; illere, araç gruplarına ve sürücülerin hasar geçmişine göre 3 basamakta 1 Ocak 2018 tarihinden itibaren ödenecek primler yer alıyor. 
1. basamakta, hasar frekansı en yüksek olan sürücülere uygulanacak primleri bulacaksınız. 
4. basamak ise trafik sigortasına giriş fiyatı ve trafiğe ilk kez çıkacak araçları kapsıyor. 
7. basamak ise bugüne kadar hiç hasarı olmayan sürücülere uygulanacak fiyatlar.
29 Aralık 2017 
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/iste-2018in-trafik-sigortasi-fiyatlari-40693450

Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...