08 Ocak 2017

TRAFİK SİGORTASI

En çok prim artışı iyi sürücülerde....

Sigorta Bilgi Merkezi’nin (SBM) düzenli olarak yayınladığı Trafik Sigortaları Raporları’na göre, 7. basamaktaki olan araçlardan alınan ortalama prim Ocak-Kasım 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 144 oranında arttı. SBM verilerine göre üç yıl üst üste kaza yapanların yer aldığı 1. basamakta ise yüzde 0.29’luk oranda prim değişimi gözlendi.
Zorunlu trafik sigortalarında tarife basamakları önemli bir sonucu gözler önüne seriyor. Sigorta Bilgi Merkezi’nin (SBM) düzenli olarak yayınladığı Trafik Sigortaları Raporları’na göre tarife basamaklarında son 3 yıldır kaza yapmayan araçların yer aldığı 7. basamakta olan araç oranı Ocak-Kasım 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21.05 oranında artarken, söz konusu basamakta yer alanlardan alınan ortalama prim ise aynı dönemde yüzde 144 oranında arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre trafiğe kayıtlı araç sayısı Ekim 2016 ayı sonu itibarıyla 20 milyon 887 bin 427’ye ulaştı. TÜİK verilerine göre sadece ekim ayında 100 bin adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. SBM verilerine göre ise Aralık 2016 itibarıyla 17 milyon 911 bin 635 adet aracın “Zorunlu Trafik Sigortası Poliçesi” bulunuyor.
SBM’nin “Tarife Basamakları Bazında Yazılan Poliçe Adedi Değişimi” verilerine göre, trafiğe çıktığı ilk yılı kaza yapmadan geçen poliçe sahiplerinin oranı Ocak-Kasım 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15 oranında artarken, iki yıl kaza yapmayanların oranı ise yüzde 10.41 oranında arttı. Trafiğe ilk çıkanların yer aldığı 4. basamakta ise söz konusu dönemde poliçe adedinin yüzde 31.56 oranında gerilediği gözlendi. Trafiğe çıkıldıktan sonra ilk yıl kaza yapanların yer aldığı 3. basamakta poliçe adedi değişimi Ocak-Kasım 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 15.45, ikinci yılda da kaza yapanların yer aldığı 2. basamakta yüzde 18.41, üçüncü yılda da kaza yapanların yer aldığı 1. basamakta poliçe adedi yüzde 19.16 oranında arttı.

Prim artışı kötü sürücülerde daha az
Basamaklara göre poliçe adedi artış oranlarında tablo bu şekilde seyrederken, 3 yıl kaza yapmayanların yer aldığı 7. basamakta Ocak-Kasım 2016 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre ortalama primin yüzde 144 oranında, 6. basamakta yüzde 119, 5. basamakta yüzde 124 oranında arttığı görüldü.
Söz konusu dönemde, trafiğe yeni çıkan araçların yer aldığı 4. basamakta yüzde 39 oranında bir artış gözlenirken, ilk yıl kaza yapanların yer aldığı 3. basamakta yüzde 65, ikinci yılda da kaza yapanların yer aldığı 2. basamakta yazılan prim değişimi yüzde 35, üçüncü yılda da kaza yapanların yer aldığı 1. basamakta ise yüzde 0.29’luk küçük bir oranda prim değişimi gözlendi.

Ortalama prim 630 liraya çıktı
Öte yandan SBM’nin düzenli olarak paylaştığı trafik sigortası primleri 2 aylık aradan sonra Aralık 2016’da yönünü yukarı çevirdi. Yıl içinde sürekli tartışılan trafik sigortası primleri Mayıs 2016’da ortalama 682 lira ile zirveyi görürken, bu aydan sonra yavaş yavaş düşen ortalama primler, Kasım 2016’da 597 lirayı gördükten sonra Aralık 2016’da ortalama 630 liraya çıktı.

Trafİk sİgortasında basamak uygulamasının amacı nedİr?
Hasarsızlık indirimi kapsamında araç sahiplerine uygulunan basamak tarifesi ile sürücünün geçmiş dönemlerdeki sürüş performansına göre trafik sigortası priminde indirim veya zam uygulanır. Bu uygulama yapılırken, sürücünün gelecek poliçe döneminde ne kadar risk taşıdığı göz önünde bulundurularak, daha önceki dönemlerini hasarsızlıkla kapatanlara ödül, hasarla kapatan sürücülere ise bir ceza niteliği taşımaktadır.

İndirim hakkı nasıl kazanılır?
Trafik sigortası hasarsızlık indirimi uygulamasında 7 basamak bulunmaktadır. İlk defa trafiğe çıkacak olan sürücü için 4. basamak tarifesi uygulanmaktadır. Poliçenin ilk yılında hasarsızlık olması halinde prim ücreti 5. basamakla değerlendirilerek %10, ikinci yılında hasarsızlık olması halinde 6. basamakla %15, üçüncü yılında da hasarsızlık olması halinde ise 7. basamakla %20 oranında indirim uygulanır.

Basamaklar ve Anlamları

1. Basamak

Poliçenin üçüncü yılının da hasarla kapatılması halinde %60 artış uygulanır.

2. Basamak

Poliçenin ikinci yılının hasarla kapatılması halinde %40 artış uygulanır.

3. Basamak

Poliçenin ilk yılının hasarla kapatılması halinde %20 artış uygulanır.

4. Basamak

İlk kez trafiğe çıkacak araçlara uygulanan tarifedir.

5. Basamak

Poliçenin ilk yılında hasarsızlık olması halinde %10 indirim uygulanır.

6. Basamak

Poliçenin ikinci yılında hasarsızlık olması halinde %15 indirim uygulanır.

7. Basamak

Poliçenin üçüncü yılında da hasarsızlık olması halinde %20 indirim uygulanır.




http://www.sigortacigazetesi.com.tr/en-cok-prim-artisi-iyi-suruculerde/
Yakup Sayar

yakup@sigortacigazetesi.com.tr

6 Ocak 2017

İHTİYACINIZ OLDUĞUNDA ALAMAYACAĞINIZ TEK ÜRÜN...

Can Kantar / Posta Gazetesi: Sigortaya ihtiyaç duymayacağımız bir yıl olsun…

Bir yılı geride bıraktık.....
Yeni yıla umutla giriyoruz. Sigortaya ihtiyaç duyacağımız olaylar olmasın ama sigortasız da kalmayalım. Sigorta, beklenmeyen riskler karşısında mağduriyeti önleyen bir sistem. Göz göre göre olacak riskler için sigorta yaptırılması doğru değil. Mesela bir kişi sağlık sigortası yaptırıyor ve 2 bin TL prim ödüyor diyelim. Sigortalımız yıl içerisinde ne yapıp edip ödediği primden fazlasını çıkarmaya çalışıyor. Sağlık sigortası ön ödemeli bir hizmet, geri alımı olmamalı. 2 bin TL prim ödersiniz üç sene üst üste hiçbir tazminat alamamış olabilirsiniz. Ama Allah korusun, dördüncü senede büyük bir ameliyat geçirebilirsiniz, sigorta şirketi de sizin için tazminat olarak 50 bin TL ödeme yapabilir. Ama her yıl ödediğiniz primi çıkarmaya çalışırsanız, primlerinizde her yıl sürprim ile birlikte enflasyonun çok üzerinde bir artış olacaktır. Birkaç sene sonra da sigorta şirketi sizi sigortalamak istemeyecektir.

‘Yangınlar arttı, sigorta yaptıralım’

Geçtiğimiz günlerde mobilyacılar sitesinde üst üste çıkan yangınlar sonrası site yöneticisi “Yangınlar arttı, sigorta yaptırmalıyız” demiş. Sayın yönetici öncelikle yangınlar başlamadan önce ‘sigorta yaptırılmalı’ deseydiniz çok daha değerli olurdu. Özellikle KOBİ’ler için risk analizi çok önemli. İşletmeler risk analizi sonrası tüm önlemleri almalı, yine de yangın veya bir afet oluyorsa gerisini sigorta şirketlerine bırakabilirsiniz. Bahçe hortumu ile yangın söndürme önlemi alır da zarar görürseniz, sigorta şirketleri size sigorta yapmaz. Risk analizi aslında bir önlem almadır.

Sarı kamyonlara kör nokta sensörü

Geçen hafta Neova Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Oruç beni aradı ve ‘Can Bey, şantiyeye dönen ülkemizde artık sarı kamyonlar dediğimiz hafriyat kamyonları şehir içerlerinde geziyor. Büyük risk içeriyor bu araçlar. Büyüklüğü nedeniyle aracın kör noktaları çok fazla. İnsanlar ölüyor, araçlar zarar görüyor. Bunları önlemek mümkün. Araçlarına taktıracakları bir sensör ile kör noktalara gelen uyarılar ile kazalar minimuma indirgenebilir. Bu sensörü araçlarına taktıranların çok daha uygun fiyata sigorta yaptırılmasını bile tartışmalıyız. Diğer taraftan toplumsal bir yaraya çare bulunmuş olabilir. Bunu gündeme getirirseniz, yetkililerin dikkatini çekelim” dedi. Levent Bey haklı, toplumsal bir sıkıntı söz konusu. Araçlara zarar gelmesi sigorta şirketleri için sorun değil, ödenir biter ama yitirilen canlar ne olacak. Ölen vatandaşlarımızı geri getirmek mümkün değil. Unutmayın, ihtiyacınız olduğunuzda alamayacağınız tek ürün sigortadır. Kazalardan uzak sağlıklı, mutlu bir yeni yıl dilerim tüm okurlarıma.
CAN KANTAR / POTA GAZETESİ
http://www.sigortamedya.com.tr/can-kantar-sigortaya-ihtiyac-duymayacagimiz-bir-yil-olsun/

05 Ocak 2017

KASKOSUZ ARAÇLAR

TUİK’in verilerine göre yılda ortalama 1.3 milyon trafik kazasının yaşandığı, her ay çok sayıda otomobilin çalındığı Türkiye’de, araç sahiplerinin sadece dörtte biri hırsızlık, yanma, kaza gibi risklere karşı kasko yaptırarak önlem almış durumda. 
15.2 milyon araç sahibi ise bu riskler karşısında zararı bütçesinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu yıl, Anadolu Sigorta’da kasko poliçeli araç başına ödenen ortalama hasarın yaklaşık 4.000 TL olduğunu hatırlatan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, “2016 yılının ilk 9 ayında kasko kapsamında ödediğimiz toplam hasar tutarı 650 milyon lirayı aştı. Araç sahibinin karşı tarafa verdiği maddi hasarı karşılayan trafik sigortası, yasal zorunluluk nedeniyle genel olarak yapılıyor. Ancak, hırsızlık, yangın ya da araç sahibinin kendi aracında meydana gelen hasarları karşılamıyor. Kasko poliçesi bu gibi durumlarda devreye girerek, araç sahibinin zararını gideriyor. Anadolu Sigorta olarak, araç sahiplerinin bu riskleri taşımaması için her bütçeye uygun kasko seçenekleri sunuyoruz” dedi.

2016 yılının dokuz aylık döneminde Türkiye’de kasko kapsamında ödenen toplam hasarın 3.9 milyar TL olduğuna dikkat çeken Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz şöyle konuştu: “TÜİK’in son olarak 2015 yılına ilişkin açıkladığı verilere göre, ülkemizde yılda ortalama 1.3 milyon trafik kazası yaşanıyor. Ayrıca, İstanbul başta olmak üzere her gün onlarca araç hırsızlığı vakası meydana geliyor. Buna karşın traktöründen motosikletine, otomobilinden kamyonuna kadar trafiğe kayıtlı 20.8 milyon aracın bulunduğu Türkiye’de, 2016 yılının eylül sonu itibarıyla bu araçların yüzde 73.25’inin yani 15.2 milyonunun kaskosu bulunmuyor. Bir başka deyişle, 15.2 milyon aracın sahibi, aracı çalınır, sel, yangın, terör gibi olaylar sonucu aracı zarar görür ya da kendisinden kaynaklanan bir hasarla karşı karşıya kalırsa zararı yine kendisi ödemek zorunda kalıyor.”
Sigortasızlık oranının en yüksek olduğu kent Kilis
Bazı kentlerde sigortasız araç sayısının son derece yüksek olduğunu kaydeden Metin Oğuz, bu durumun, gelirin yanı sıra sigorta bilincinin düşük olmasından kaynaklandığını ifade etti. Uzun yılların birikimiyle binlerce lira vererek araç sahibi olanların, yılların birikimini ve bütçelerini güvenceye almalarının ancak kasko poliçesiyle gerçekleşebileceğini anlatan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, “Ne yazık ki bazı kentlerde sigortanın öneminin yeterince kavranamadığını görüyoruz. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi verilerine göre 2016 yılının dokuz aylık döneminde kasko sigortasızlık oranı en yüksek olan ilimiz yüzde 93 oranla Kilis oldu. Bu kentimizi, Şanlıurfa ve Karaman takip etti. Kilis’te her 100 araç sahibinden sadece 7’si bir hasar durumunda zararı kendi cebinden ödemiyor. Buna karşın; İstanbul, Ankara ve Ardahan sigorta oranı en yüksek illerimizi oluşturuyor. Bu illerde kasko sigortalılık oranı sırasıyla yüzde 51, 36 ve 34 düzeyinde” dedi.

Anadolu Sigorta’nın “kaybetmek yok” ilkesiyle hareket ettiğini hatırlatan Oğuz, bu anlayışla araç sahiplerinin birikimlerini güvence altına alan, her bütçeye uygun farklı kesimlere seslenen kasko poliçeleri hazırladıklarını belirtti.
Anadolu Sigorta’dan herkese uygun kasko
Spora destek vermek amacıyla Beşiktaş, Trabzonspor ve Konyaspor taraftarlarına özel kasko poliçeleri geliştirdiklerini anlatan Metin Oğuz, takımına destek olmak isteyen taraftara takımlarının bütçesine katkıda bulunma fırsatı sunduklarını belirtiyor.

Yurtdışına aracıyla seyahate çıkacak sigortalıların eğer isterlerse, poliçelerine yurtdışı teminatı ekletebileceğini ifade eden Oğuz, bir başka ürün olan “Plaza Kasko” ile ise hizmetlerini yetkili servislerden almak isteyen sigortalıların tüm teminatlarının sağlandığını kaydetti. Metin Oğuz şöyle konuştu: “Sigortalılarımız, Plaza Kasko Sigortası ile çok sayıda anlaşmalı servis istasyonu seçeneğinden yararlanma ayrıcalığına kavuşmaktadır. Ayrıca poliçe dönemi içerisinde bir adet orijinal cam değişimini de bu ürünümüzle muafiyetsiz ve hasarsızlık indirimi etkilenmeden vermekteyiz. “Pert Kasko” ürünümüz ise aracın tam hasara uğraması ya da çalınması durumunda devreye giren bir poliçe. Araç sahiplerine, bütçelerine en uygun Anadolu Sigorta kasko poliçesini seçerek, yılların birikimini güvence altına almasını öneririm.”
5 Ocak 2017
www.sigorta.net.tr/2017/01/05/15-2-milyon-arac-yollarda-kaskosuz-geziyor/

02 Ocak 2017

TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI

Sağlık Gideri Asgari Ücrete Ulaştı.....

Türkiye İstatistik Kurumunun, sağlık sektörü ile ilgili açıkladığı verilere göre, Türkiye’de 2015 yılında 104.5 milyar TL sağlık gideri oluştu. Bu giderin, 82.1 milyar TL’si devlet tarafından karşılanırken, 22.4 milyar TL’si özel sektör sağlık harcamalarından oluştu. Bu tutarlara göre yıllık kişi başı sağlık harcaması, 1345 TL olarak belirlendi.Kişi başı 1345 TL’ye ulaşan bu rakam, aylık kişi başı asgari ücret tutarına denk gelmiş oldu. 
Bu konu üzerine görüşleri alınan Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, yaşam kalitesinin yükseltilmesinin en temel yollarından biri olarak özel sağlık sigortasının edinilmesi olduğuna işaret etti. 0 – 18 yaş arasındaki bireylerin 18.8 milyonunun kamu güvencesinde SGK tarafından sigortalı olmasına karşılık, kişi başına yıllık sağlık harcamasının 1345 TL olması ve beklenmedik hastalıkların ve kazaların da olabileceği ihtimali göz önüne alınırsa, bu tutarın kişisel olarak daha da artabileceğine dikkat çeken Oğuz, sağlık sigortasının öneminin burada devreye girdiğini belirterek, ömür boyu yenileme garantileri ile kişilere ek bir güvence sağlayacağını ve yaşam kalitesini arttıracağını belirtti. Türkiye’de özel sağlık sigortası yaptıranların sayısı her geçen yıla göre artış göstermesine rağmen, rakamlar yine de olması gereken düzeylerde değil. Son yıllarda özellikle sigorta şirketlerinin özel sağlık sigortalarında ürün çeşitliliğine gitmesi, kişiye özel seçenekler sunması, ve prim tutarlarının daha makul seviyelere çekilmesi ile poliçe üretim sayılarında artış görüldü. Özellikle tamamlayıcı sigortalar, Türk Halkı tarafından daha çok talep edilen sigortalar oldu.

Anadolu sigorta Genel Müdür Yardımcısı Metin Oğuz, özel sağlık sigortalarında, gençlerin prim ödeme açısından daha avantajlı olduğunu vurgulayarak, genç yaşta yapılan sigorta poliçelerinin, hem daha uygun olduğundan hem de 4 sene düzenli yenileme sonrası beşinci yılda herhangi bir risk değerlendirilmesi yapılmadan, ömür boyu yenileme garantisi verildiğinden bahsetti. Metin Oğuz,  aynı zamanda uzun yıllar yenilenen bu poliçeler, 64 yaşından sonra ek prim ödemeksizin devam edebildiğini de sözlerine ekledi. Kişi ömür boyu sağlık güvencesi hem ayakta hem de yatarak tedavilerinde SGK güvencesi kapsamında olsa bile ek maliyet ödemekten kurtularak, kaliteli şartlarda sağlığına tekrar kavuşma imkanına ulaşıyor.

http://www.okuhaber.com/saglik/saglik-gideri-asgari-ucrete-ulasti-h3463.html

01 Ocak 2017

SAĞLIK SİGORTASI

Sağlık sigortasında riziko tedaviyle başlayıp tedaviyle bitmeli...

Sağlık Sigortası’nda, sigorta süresi içinde “hastalanma” kıstası yerine, sigorta süresi içinde “tedavi görme” kıstasının benimsenmesi daha uygun düşer. Yani rizikonun başlangıç anını “tedavinin başlangıç anı”, rizikonun sona erdiği ânı ise “tıbbi açıdan artık tedaviye gerek kalmaması” olarak belirlemek daha doğru bir seçim olur.

Sağlık (giderleri) Sigortası günümüzün en önemli sigortalarından biridir. Bu sigorta sayesinde sağlık giderlerinin karşılanması için kaynak yaratılmaktadır. Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile bütün vatandaşları kapsayan resmi bir sistem öngörülmüşse de, bunu “tamamlayıcı” özel sağlık sigortası yine önemini korumaktadır.

Özel sağlık giderleri sigortasında riziko (diğer bir anlatışla sigortacının sigorta korumasını işletmesini gerektiren olgu) acaba nedir? Aşağıda bu konuyu kısaca inceleyeceğiz.

SAĞLIKTA EMREDİCİ DÜZENLEME YOK
Sigorta sözleşmesine ilişkin her dört hükmünden üçü taraflarca değiştirilemeyen  (“emredici”, uyulması zorunlu) nitelik taşıyan Türk Ticaret Kanunu (TTK), sağlık sigortası teminatları konusunda emredici düzenleme getirmemiş ve sigortacıları serbest bırakmıştır.

TTK 1513 uyarınca sağlık sigortası teminatları şunlardır:
a) Hastalık sonucu gerekli hale gelen giderler teminatı (ilaç dahil, her türlü tıbbi bakım, gebelik ve doğum, hastalıkların erken tanısına yönelik, ayaktaki incelemeler de içinde olmak üzere, sözleşmede kararlaştırılan giderler),
b) Yatarak tedavi gereken durumlarda günlük hastane giderleri,
c) Hastalık sebebiyle çalışamama sonucunda yoksun kalınan kazançlar için kararlaştırılan günlük iş görememe parası,
d) Sigortalı, bakıma muhtaç duruma gelmişse, bakım giderleri veya kararlaştırılan gündelik bakım parası,

Taraflar, sigorta sözleşmesinde “aksini kararlaştırmamışlarsa”, sağlık sigortası bu sayılan giderlerin tümünü kapsayacaktır. Ancak, sigortacılar, yukarıda da altını çizdiğimiz üzere, sağlık sigortası sözleşmelerinde yasanın tanıdığı “aksini kararlaştırma” serbestliğinden istedikleri gibi yararlanabilecekler ve teminatı daraltma yoluna gidebileceklerdir.
Yürürlükteki Sağlık (Giderleri) Sigortası Genel Şartları, ilk maddesinde sigorta teminatının koşullarını şu şekilde saymış bulunmaktadır:
Bu sigorta, sigortalıların sigorta süresi içinde hastalanmaları ve/veya herhangi bir kaza sonucu yaralanmaları halinde tedavileri için gerekli masrafları ile varsa gündelik tazminatları, bu genel şartlarla varsa özel şartlar çerçevesinde, poliçede yazılı meblağlara kadar temin eder.
Genel şartlarda sigortacının sorumluluğunu tetikleyen olgu “sigortalının sigorta süresi içinde hastalanması ve/veya bir kaza sonucu yaralanması” olarak tanımlanmıştır.

HARP, CÜRÜM VE UYUŞTURUCU NEDENLİ ZARAR TEMİNAT DIŞI
Genel şartlar aşağıdaki hususları sigorta teminatının dışında bırakmaktadır:
* Harp rizikoları,
* Cürüm işlemek veya cürme teşebbüs,
* Sigortalının kendisini bilerek ağır bir tehlikeye maruz bırakması (ancak, kişi ve malları kurtarmak için tehlikeye atılmak hali ayrıktır),
* Uyuşturucu kullanımı,
* Nükleer rizikolar; nükleer, biyolojik ve kimyasal silah kullanımı veya nükleer, biyolojik ve kimyasal maddelerin açığa çıkmasına neden olacak her türlü saldırı ve sabotaj,
* 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen sabotajlardan, terör eylemlerinden veya bu eylemleri önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahalelerden kaynaklanan  biyolojik ve/veya kimyasal kirlenme, bulaşma veya zehirlenmeler,
* Sigortalının intihara teşebbüsü nedeniyle meydana gelebilecek hastalık veya yaralanma halleri,
* Sigorta sözleşmesi özel şartlarında düzenlenecek diğer teminat dışı haller.

Genel şartlara göre, aşağıdaki haller dolayısıyla sigortalının hastalanması veya kaza sonucu yaralanması, aksine sözleşme olmadığı takdirde sigorta teminatı dışında kalacaktır:
* Deprem, sel, yanardağ püskürmesi ve yer kayması.
* 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda belirtilen terör eylemleri ve sabotaj ile bunları önlemek ve etkilerini azaltmak amacıyla yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler.

Bu çerçeve içinde, terör eylemleri ve bunları önleyici müdahaleler taraflar arasında yapılacak özel bir sözleşme ile teminata dahil ettirilebilecek; buna karşılık bu eylemlerden ve müdahalelerden doğan biyolojik/kimyasal kirlenme (bulaşma) ve zehirlenmeler her halde teminat dışında kalacaktır.
GENEL BİR BEKLEME SÜRESİ BELİRLENMELİ.....
Özel şartlarda düzenlenen “bekleme süresi” de sigorta teminatının işlerlik kazanmasını engelleyen bir rol oynamaktadır. TTK 1516 bu bekleme sürelerinin Hazine Müsteşarlığı (veya Hazine Müsteşarlığı’nın uygun göreceği bir kurum) tarafından belirleneceğini öngörmüştür. Kanımızca yasada bu konuya bazı temel kuralların öngörülmesi daha doğru bir çözüm olurdu.

* Her şeyden önce genel bir bekleme süresi öngörmek gerekirdi. Sağlık giderleri sigortası, gündelik hastane parası ve gündelik hastalık parası teminatlarında “üç aylık” bir (tavan) süre uygun olur.
* Kaldı ki, bütün sağlık sigortası türlerinde aynı bekleme sürelerinin uygulanması da doğru görünmediğinden doğum, psikoterapi, diş tedavisi, diş protezi ve çene cerrahisi için daha uzun süreler benimsenebilir. Ancak her halde bunların sekiz ayı geçmemesi gerekir.
* Başka bir sigortacıda geçen sürelerin bekleme süreleri uygulanırken hesaba katılıp katılmayacağı da önemlidir. Bu hususta sonraki sigortanın önceki sigortadan belirli bir süre (mesela iki ay) sonra yapılmış olması koşulu öngörülebilir.
* Nitekim Alman Sigorta Sözleşmesi Kanunu yukarıda belirtilen çözümleri benimseyen bir düzenleme getirmiş bulunmaktadır.

TTK’DA BAZI ÖNEMLİ HUSUSLAR DÜZENLENMEMİŞ
Türk Ticaret Kanunu birçok önemli hususu düzenlememiştir. Mesela:
* Sağlık giderleri teminatı sağlanırken, bu giderlerin “tıbbi açıdan zorunlu bir tedavi” için yapılmış olması gerektiği,
* Sağlık giderleri teminatında gebelik ile doğumun ve hastalıkların erken tanısına yönelik programların hangi koşullarla teminat dışında kalacağı,
* Uygulanan tedavi ile orantılı olmayan masrafların (orantılı olmadıkları ölçüde) teminat dışında kalacakları,
* Sağlık giderleri teminatına eklenebilecek hususlar (sigortacı tarafından giderleri karşılanan sağlık hizmetleri ve bu hizmetleri verenlerle ilgili olarak danışmanlık; hizmet verenlerin ücrete hak kazanma koşulları hakkında danışmanlık; hizmet verenlerin yüksek ücret istemlerinin sonuçsuz bırakılmasına dönük hizmetler; sağlık hizmetinin yetersiz veya kusurlu olması halinde  sigortalıların, bu sebeple ileri sürecekleri istemlerle ilgili olarak desteklenmesi),
* Sağlık hizmetlerini sağlayanların bu hizmetler dolayısıyla talep edebilecekleri ücreti doğrudan sigortacıdan da isteme hakkına sahip olmaları (teminat koşulları temelinde doğrudan dava hakkı).

SİGORTADA TEDAVİ TARİHİ DİKKATE ALINMALI
Sağlık giderleri sigortası bakımından çok önemli bir husus da bu sigortada rizikonun ne zaman gerçekleşmiş olacağıdır. Türk sigorta genel şartları yukarıda da belirttiğimiz gibi “sigorta süresi içinde hastalanma” veya “(kaza sonucu) yaralanma” olgusunu esas almıştır. Buna göre hastalığa yakalanma” sigorta süresi içinde söz konusu olmalıdır. Ancak “hastalanma” (veya hastalığa yakalanma) deyiminin hangi anlamı taşıyacağı tartışmaya oldukça açık bir husustur. Bu hususta belirsizlik yaşanması kaçınılmazdır. Örnek: iki senedir dışarıya belirti vermeden gelişmekte olan bir tümörün varlığı halinde kanser hastalığına acaba ne zaman yakalanmış olunur? Türk genel şartlarının yol açtığı diğer bir sonuç da sigorta süresi içinde tanısı konmuş olan hastalıkların sigorta süresi bittikten sonra da teminata girecek olmasıdır. Çünkü Türk genel şartları sigorta süresi içinde hastalanmayı yeterli görmekte, bu hastalıkla ilgili tedavinin ne zaman uygulandığına bakmamaktadır. Sigortacılar ise sigorta özel şartlarında hemen daima “sigorta süresi bittiği sırada devam etmekte olan tedaviler” için süre sınırlaması getirmekte ve başlanmış tedavilerle ilgili giderlerin sigorta süresinin sona ermesini izleyen en fazla “x” gün boyunca karşılanacağını öngörmektedirler.
Oysa sigorta süresi içinde hastalanma kıstası yerine sigorta süresi içinde tedavi görme kıstasının benimsenmesi daha uygun düşerdi. Bu çerçeve içinde Sağlık Giderleri Sigortası’nda
* Rizikoyu “hastalık veya kaza sonucu (tıbbi açıdan gerekli görülmek kaydıyla, gereklilik ölçüsünde) sigortalıya tedavi uygulanması” biçiminde tanımlamak,
* Rizikonun başlangıç anını “tedavinin başlangıç anı”,
* Rizikonun sona erdiği anı ise “tıbbi açıdan artık tedaviye gerek kalmaması” olarak belirlemek, kanımızca doğru bir seçim olurdu.

Öte yandan, daha önce uygulanmış bir tedavi ile sebep-sonuç ilişkisi bulunmayan her yeni tedavi ayrı bir riziko olarak öngörülmelidir.
Bundan başka, gebelik ve doğumla ilgili tıbbi uygulamalar da ayrı bir riziko kategorisi sayılmalıdır.
Sigorta koruması, sigorta sözleşmesinde belirtilen günde başlar. Ancak, Sağlık Giderleri Sigortası’nın “geçmişe etkili” olarak yapılması uygun bir çözüm oluşturmaz ve bu sebeple sözleşmede sigorta korumasının sigorta sözleşmesinin kurulduğu andan önce başlamayacağı öngörülebilir. Ayrıca, sigorta koruması bekleme süresinin söz konusu olduğu durumlarda, bu bekleme süresi geçtikten sonra başlayacaktır.

YENİ DOĞANLAR DA FAYDALANABİLİR
Türk Ticaret Kanunu, anne-babadan biri için yaptırılmış bir sağlık sigortası varsa “aksi kararlaştırılmamışsa” yeni doğan bebeğin de doğumun tamamlanması anından itibaren ve doğumun en geç iki ay içinde sigortacıya bildirilmiş olmak koşuluyla, bu sigortadan yararlanabileceğini hükme bağlamıştır. Kanımızca, doğru çözüm doğrum anında anne-babadan biri için en az üç aydan beri sürmekte olan bir sigortanın varlığının aranması idi. Doğumun sigortacıya iki ay içinde bildirilmesi koşulu ise, eğer yerine getirilmezse, bebek için sigorta korumasını ortadan kaldıran olumsuz koşuldur.

Türk Sigorta Genel Şartları’na göre ödeme yapılması için “hastalığa yakalanma” sigorta süresi içinde söz konusu olmalıdır.
1 Ocak 2017
http://www.sigortacigazetesi.com.tr/saglik-sigortasinda-riziko-tedaviyle-baslayip-tedaviyle-bitmeli/

26 Aralık 2016

EŞ DEĞER PARÇA KULLANIMI

Onarımlarda belgeli eşdeğer parça kullanılmasını öngören tasarı Meclis’te....

Parça tedarik sürecinde orijinal olmayan belgeli eşdeğer parçaların da kullanılmasını ve böylece bu parçaların üretimini yapan yerli sanayinin desteklenmesini amaçlayan Torba Kanun Tasarısı komisyonda kabul edildi.

İşletmelere, yatırımcılara, ihracatçılara vergisel teşvikler getiren, denizcilik sektörünün gelişmesine imkan sağlayan, memurların emekli ikramiyesine yönelik düzenleme yapan “Torba Kanun Tasarısı” komisyondan geçti.
Komisyonda kabul edilen “Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nda sigorta ve bireysel emeklilik ile ilgili maddeler de var.
Tasarıya göre, sigorta sözleşmelerinde, hasarın giderilmesine ve tazminatın ödenmesine yönelik olarak ilgili mevzuat çerçevesinde belgelendirilen parçaların kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, ilgili sigorta genel şartlarında belirlenecek. Tasarıyla, araç kazalarında, parça tedarik sürecinde orijinal olmayan belgeli eşdeğer parçaların da kullanılması ve böylece bu parçaların üretimini yapan yerli sanayinin desteklenmesi amaçlanıyor. Buna göre, belgeli olmak kaydıyla bu parçalar da kullanılabilecek

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım 
Sistemi Kanunu’na geçici madde

Bireysel emeklilikte, katkı payının şirket hesaplarına nakden intikal ettiği tarihten önceki bir tarihte devlet katkısı hesaplamasına konu edilmesi nedeniyle erken ödenen devlet katkısı tutarlarına, devlet katkısının Hazine Müsteşarlığınca fiilen ödendiği tarih ile ödenmesi gereken tarih arasındaki süre için gecikme zammı oranı esas alınarak gecikme bedeli hesaplanacak.
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’na geçici madde eklenecek. Eklenen yeni maddeye göre, 1 Ocak 2013 tarihi ile bu maddenin yürürlüğe gireceği tarih arasındaki sürede, katkı payının şirket hesaplarına nakden intikal ettiği tarihten önceki bir tarihte, erken ödenen devlet katkısı tutarlarına, devlet katkısının Müsteşarlıkça ödendiği tarih ile ödenmesi gereken tarih arasındaki süre için belirtilen gecikme zammı esas alınarak gecikme bedeli hesaplanacak.
Hesaplanan bedelin, devlet katkısının Müsteşarlıkça ödenmesi gereken tarihten şirketin ödeme yaptığı tarihe kadar, gecikme zammı oranına göre hesaplanan faiziyle ödenmesi gerektiği, emeklilik gözetim merkezince şirkete ve şirketin bağlı olduğu vergi dairesine bildirilecek.
Yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenmiş katkı paylarına da aynı hüküm uygulanacak.
Sosyal Sigortalar Kanunu’nun kapsamında bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, ticaret odaları, sanayi odaları, borsalar veya bunların teşkil ettikleri birliklerin personeli için kurulmuş sandıkların, iştirakçileri olarak çalışmaya başlayanlardan 45 yaşını doldurmamış olanların ilgili sandıklar Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilinceye kadar Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında sigortalı olmasalar da işverenleri aracılığıyla bireysel emeklilik sistemine otomatik olarak dahil edilmesine imkan sağlanacak.
www.sigortamedya.com.tr/onarimlarda-belgeli-esdeger-parca-kullanilmasini-ongoren-tasari-mecliste/

25 Aralık 2016

NEFES SAĞLIK SİGORTASI

Nefes Sağlık Sigortası poliçede belirtilen acil durumlar sonucunda gerçekleşen, ortaya çıkışıyla tedaviye başvurulması arasında en fazla 12 saat geçmiş olan durumlarda bir sağlık kuruluşuna gidilmesi halinde yapılacak olan poliçedeki teminatları kapsar. 










Neden Nefes Sağlık Sigortası Almalıyım?
Nefes Sağlık Sigortası; bütçenizi sarsmadan, ani ve beklenmedik durumlara karşı, güvence sağlar. Ayrıca anlaşmalı/anlaşmasız kurum ayrımı yapmaksızın, istediğiniz kurumu seçme özgürlüğü tanır.
0-64 yaşları arasındaki kişiler sigorta kapsamına alınır.
Yurt içinde (TC ve KKTC sınırları dâhilinde) geçerlidir.
Varlığından haberdar olunmayan doğuştan gelen rahatsızlıkların akut krizlerine ait giderler bu ürün kapsamında ödenir.
Poliçe süresi içerisinde1 kez kullanılmak üzere tüm dünya ülkelerini kapsayan 8 günlük Yurtdışı Seyahat Sigortası poliçesini ücretsiz olarak verilir.
Yoğun bakım teminatında limit / gün sınırlaması yoktur.

Acil Durumlar Listesi
1. Şuur Kaybına Neden Olan Her Türlü Durum
2. Zehirlenmeler
3. Trafik Kazası
4. Şuur Kaybıyla Beraber Olan Baş Ağrıları ve Kusmalar
5. Akut Solunum Problemleri
6. Yüksek Ateş (39,5 °C ve üzeri)
7. Ciddi Alerji, Anaflaktik Tablolar
8. Akut Batın
9. Yüksekten Düşme
10. Hayati Kazalar, Uzuv Kopması
11. Menenjit, Ensefalit, Beyin Absesi
12. Elektrik Çarpması
13. Ciddi Göz Yaralanmaları
14. Kurşunlanma, Bıçaklanma, Darp
15. Suda Boğulma
16. Donma, Soğuk Çarpması
17. Isı Çarpması
18. Ciddi Yanıklar
19. Akut Masif Kanamalar
20. Omurga ve Alt Extremite Kırıkları
21. Tecavüz
22. Dekompresyon Hastalığı
23. Akut Miyokard Enfarktüsü ve Yatarak Tedavi Gerektiren Ciddi Ritim Bozukluğu
24. Ani Felçler
25. Dış Gebelik Rüptürü
26. Akut Böbrek Yetmezliği
27. Hayvan Isırıkları
28. Diyabetik ve Üremik Koma

Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...