12 Mart 2021

DOĞUM TEMİNATI & ANADOLU BİREYSEL SAĞLIK SİGORTASI

Anadolu Bireysel Sağlık Sigortası kapsamında sahip olabileceğiniz doğum teminatının ayrıntılarını bulabileceğiniz yazımızı dikkatlerinize sunmak isteriz.

Doğum Giderleri
Doğum teminatı isteğe bağlı teminat olup, ek primle alınması durumunda poliçeye dahil edilecektir. 
İlk kez sağlık sigorta poliçesi alacak olan sigortalıların, mevcut ürünlerimiz içinde yer alan doğum paketli ürünlerden birini seçmesi ve sunulan doğum limitini belirleyerek doğum teminatını poliçesine ilave ettirmesi gerekmektedir.
Mevcut sağlık sigortası poliçesi olup, poliçesini yeniletecek olan sigortalının bu teminatı kullanmaya hak kazanabilmesi için; yenilenen poliçesine doğum teminatını ilave etmesi, poliçenin yenilendiği sırada hamile olmaması, hamile ise bir önceki poliçesinde doğum teminatının olması gereklidir.
Doğum teminatı, sigortalının doğum teminatı bulunan bir poliçe kapsamına dahil olmasından 1 yıl sonra yürürlüğe girer. 
İlk poliçe yılında gerçekleşen doğum giderleri, gebelik mutat kontrolleri, gebelik ve doğumun neden olduğu komplikasyonlara ilişkin giderler poliçe kapsamı dışındadır.
Doğum teminatı ile ilgili giderler sigortalının ikinci poliçe yılında ödenmeye başlar.
Doğum giderleri, teminat limiti dahilinde %100 oranında ödenir. 
Ek olarak oda-yemek-refakatçi, tanı birimleri, ilaç, doktor ve diğer teminatlar yürürlüğe girmez. 
Doğum sırasında gerçekleşen giderler, 1 yıllık poliçe döneminde sadece 1 kere
ödenir.
Poliçe kapsamında yer alan çocuk statüsündeki sigortalılar Doğum Giderleri teminatından yararlanamazlar.

Hesaplı Sağlık Sigortası, Hesaplı Plus Sağlık Sigortası, Hesaplı Maksi Sağlık Sigortası ve Yardımcı paket ürünlerine doğum teminatı eklenmemektedir. Bu nedenle gebelik mutat, doğum, gebelik ve doğumun komplikasyonlarına ilişkin giderler karşılanmaz.

Doğum Teminatın Kapsamı
Normal doğum, sezaryen giderleri, gebelik mutat kontrollerine ait giderler ve gebelik ve doğumun neden olduğu rahatsızlıklara ilişkin giderler (zorunlu kürtaj,
düşük, düşük tehdidi, gebelik kusmaları, doğum sonrası komplikasyonları vb.) doğum giderleri teminatı limiti dahilinde ödenir. 
Ek olarak oda-yemek-refakatçi, tanı birimleri, ilaç, doktor ve diğer teminatlar yürürlüğe girmez. 
Doğum teminatı kapsamına giren mutat kontroller haricindeki tüm giderler, 1
yıllık poliçe döneminde sadece 1 kere ödenir. Zorunlu kürtaj ve düşük ile ilgili giderler için adet sınırlaması bulunmamaktadır.
Non-invaziv yani girişimsel olmayan ( NIFTY, Harmony, Prena vb.) prenatal testler; Doğum Giderleri Teminatı limitinden düşülmek şartıyla anlaşmalı kurumlar için; anlaşmalı kurum fiyat protokolündeki amniyosentez ücreti kadar, anlaşmasız
kurumlar için ise; Türk Tabipleri Birliği'nin güncel fiyat ve uygulama esaslarında belirtilen amniyosentez ücreti kadar ödenir.

Gebelik Mutat Kontrolleri
Bu teminat, ek prim ödenerek poliçesine doğum teminatını ilave etmiş sigortalılar için geçerlidir.
Doğum teminatlı bir poliçeye sahip olarak 1 yılını tamamlayan sigortalılara gebelik süresince gebelik ile ilgili (gebelik mutat kontrolleri) her türlü doktor muayene, tetkik ve tedavi giderleri, Doğum Giderleri Teminatı limitinden düşülmek şartıyla poliçede belirtilen limit ve oran dahilinde ödenir.
Diğer sigorta şirketlerinden Anadolu Sigorta’ya geçiş yapan kişilerin de, diğer sigorta şirketinde doğum teminatına hak kazanmak için bekleme süresini doldurmuş olsalar dahi, Anadolu Sigorta’daki ilk yıllarında doğum mutat kontrolleri
ile ilgili giderleri ödenmez.
Önceki gebelik döneminde yapılan bir düşüğün nedeninin araştırılmasına yönelik giderler poliçe kapsamında değildir.
Gebelik süresince, bebeğin rahatsızlanması sonucu ortaya çıkabilecek her türlü gider poliçedeki doğum teminatı kapsamında değerlendirilir.
Bebeğin sağlık durumunun, gebeliğin devamı ve anne sağlığı için risk oluşturduğu durumlarda zorunlu kürtaj giderleri doğum giderleri teminatından ödenir. Mevcut durumun doktor raporu ve USG ile belgelenmesi gerekmektedir.
Diğer sigorta şirketlerinden birinde sigortalılıkları sona erdikten sonra Anadolu Sigorta tarafından sağlık sigortası kapsamına alınan sigortalılar için de, ilk yıl doğum teminatına ait giderler ödenmez.
Sağlıklı günler dileriz...
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56





23 Şubat 2021

ZORUNLU DEPREM SİGORTASINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Hürriyet Gazetesi'nde Sn.Noyan Doğan'ın 22 Şubat 2021 tarihinde yayınlanan ve zorunlu deprem sigortasını konu alan yazısı...

Hemen hemen her gün irili ufaklı depremler olunca zorunlu deprem sigortasına talep de arttı. Özellikle İzmir depremi sonrası sigortalanma oranı yükseldi.

Hal böyle olunca, Doğal Afet Sigortaları Kurumu’na (DASK) ve deprem sigortasına yönelik kafalarda soru işaretleri de oluşmaya başladı. Soru işaretleri beraberinde şikâyetleri de getiriyor. Okuyuculardan bu konuda çokça soru alıyorum. Zorunlu deprem sigortası ile ilgili en çok şikayet edilen iki konuyu seçtim; biri, muafiyet -ki, tüketici muafiyet konusunu bilmiyor-, diğeri ise DASK’ın ödediği tazminatın yetersiz bulunması. Elazığ, İzmir depremlerini yaşayıp da konutları zarar görenlerden bazıları, "Hasarımın tamamını alamadım" diye şikayet ediyor; kimileri, "DASK, evimin değerini ödemiyor, neden sigorta yaptırayım?" diye yakınıyor.


KONUTUN PİYASA DEĞERİNİ ÖDEMEZ
Bu konulara açıklık getireyim, böylece okuyucuların sorularına da cevap vermiş olurum. Önce, "evimin değerini karşılamıyor" konusuna değineyim. Doğrudur, DASK, konutun piyasa değerinin tamamını karşılamaz, konutun yeniden inşa bedelini öder, arsa bedeli sigortaya dahil değildir. Konutun piyasa değerini artıran da arsa bedelidir. Örneğin, İstanbul’da arsa bedelleri yüksektir. Konutunuzun değerinin 500 bin lira olduğunu düşünüyorsanız, bunun 200-300 bin lirası arsa bedelidir ve bu sigortaya konu değildir. Rakamlara takılmayın, örnek olsun diye veriyorum. Depremde eviniz yıkılırsa DASK, evinizi, yeniden inşa edecek tutarı size; arsa halen sizindir, apartmansa da arsadaki hisseniz durur ve deprem konutunuzun arsasına zarar vermez, deprem nedeniyle arsa değeri de değişmez.
Aynı örnekle devam edeyim. Konutunuzun piyasa değeri size göre 500 bin liraysa ve sigorta yaptırdığınızda, misal DASK 150 bin lira teminat vermişse, depremde konutunuz yıkılırsa; DASK, evinizi yeniden inşa edecek tutar olan 150 bin lirayı öder, arsanın değeri değişmeyeceğinden inşaat bittiğinde yeniden konutunuzun değeri 500 bin lira olur. Yeri gelmişken hatırlatayım; DASK’ın, bu yıl verdiği en yüksek teminat tutarı 268 bin liraya çıktı. Eğer konutunuzun değerinin bunun üzerinde olduğuna inanıyorsanız, "benim evim lükstür, şöyle malzeme kullanıldı, içi böyle yapıldı" diyorsanız; sigorta şirketlerinden, 268 bin liranın üzeri için konut sigortası yaptırabilirsiniz, bir mani yok.

MUAFİYET UYGULAMASI VAR
Gelelim bir diğer eleştiriye, "hasarımın tamamını alamadım" eleştirisine...
Hemen hemen her sigortada olduğu gibi zorunlu deprem sigortasında da muafiyet uygulaması vardır. Nedir muafiyet? Hasarın belli miktarını sigortalının kendisinin üstlenmesidir. Zorunlu deprem sigortasında muafiyet tutarı, sigorta bedelinin yüzde 2’sidir. Yani DASK, yüzde 2 muafiyetin üzerini öder, altında kalan hasar tutarını ödemez.
Örneğin, zorunlu deprem sigortası yaptırdınız ve konutunuzun-bölgesine, metrekaresine göre- teminat tutarı 100 bin lira çıktı. Bunun yüzde 2’si olan, 2 bin lirası muafiyete giriyor. Konutunuzun illa yıkılması gerekmiyor, depremde ufak tefek hasar oluşursa ve yapılan tespit sonucunda hasar tutarı bin 500 liraysa; muafiyetin altında kaldığı için DASK bunu ödemez. Peki, niye muafiyet var? Bazı okuyucular bunu da soruyor. Muafiyet sayesinde zorunlu deprem sigortasının primleri bu kadar uygun; muafiyet olmasa bugün sigortanın fiyatı en az 1,5-2 katı yüksek olur.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/zorunlu-deprem-sigortasinda-dogru-bilinen-yanlislar-41745927

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



18 Ocak 2021

Koronavirüs salgınında ameliyat korkusu !

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 18 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan ve özel sağlık sigortasının yararlarını konu alan yazısını dikkatlerinize sunuyoruz.
Geçmiş olsun Sn. Noyan Doğan...

Okuyucular, "bir süredir neden yoksun?" diye soruyor. Biraz izin kullandım demeyi isterdim ama öyle değil. Anlatayım. Açıkçası, salgının başından beri gerek korkudan gerekse de kronik rahatsızlığımdan dolayı ailecek izole hayat yaşıyoruz, diyebilirim.

Acil durumlar dışında hemen hemen evden çıkmıyoruz. Hele ki geçen ekim ayından itibaren hem vakalardaki artışlar nedeniyle, hem yakın çevremizden vefat haberleri gelmeye başlayınca, hem de entübe hastaların halini gördükçe iyiden iyi kapandık. Çocuklar uzaktan eğitim görüyor, eşim Peri de bu zorlu süreci yönetmeye çalışıyor. Ufak tefek sağlık sorunları olduğunda da doktorlarla kâh telefonla konuşarak, kâh görüntülü sorunu çözmeye çalışıyoruz.


HASTANEDE NELER YAŞADIM?
İyi de yönettik. Ta ki, evvelki hafta perşembe gününe kadar. Perşembe sabahı sancılar içinde yataktan kalktım. Şudur, budur, geçer falan dedik, "hastaneye gidip de risk almayalım" dedik ama baktık geçmiyor; aksine daha da şiddetleniyor. Mecburiyetten eşimle birlikte hastaneye gittik. Durum acil; safra kesesi patladı patlayacak. Acil ameliyat dediler. Sorun ameliyat olmakta değil, sorun bu ortamda ameliyat olmakta! Virüs kaparsam bari bir tek bana bulaşsın diyerek, eşimi eve gönderdim. Şimdi, kendinizi benim yerime koyup düşünün; on aydır kendinizi izole etmişsiniz, birden hastanedesiniz ve acil ameliyat diyorlar.

O günün akşamı da ameliyat oldum. Onu da anlatayım. Hastanede koronavirüse karşı her türlü önlem alınmış. Tahlil, tetkik yapan hemşireler ve doktorların hepsi tedbirli, dikkatli. Ben yine de ne olur ne olmaz deyip, doktorlarımın, "biraz daha kal, takip edelim" ısrarlarına rağmen ameliyatın ertesi akşamı, bana eşlik eden kardeşim Volkan ile birlikte hastaneden çıktım. Laf aramızda durumumu bildiklerinden ısrarlarını da fazla sürdüremediler. Evde de kendimi bir süreliğine karantinaya aldım. Sonuçta bu süreci sorunsuz atlattım. Şimdi ise aşıyı bekliyorum. Ne zaman sıra gelir bilmiyorum ama sıra gelir gelmez acil tarafından aşı olacağımı çok iyi biliyorum. İşte bu yüzden bir süredir yokum. Bu vesile ile doktorlarım Emir Hüseyin Ağar’a, Göksel Seçkin’e, Tamer Karşıdağ’a ve Şahiner Sezgin’e de teşekkür ediyorum.

ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI
Bir konu daha var, paylaşmak istediğim. İş hayatıma başladığım andan itibaren özel sağlık sigortamı hiç aksatmadım; aynı şekilde eşimin ve çocuklarımın da öyle. Okuyuculardan yıllardır, özel sağlık sigortası ile ilgili, "boşuna para ödüyoruz", "primleri çok yüksek" gibi eleştiriler alırım. 
Okuyuculara da, "bir gün gelir önemini anlarsınız" derim. Bir kere daha özel sağlık sigortasının önemini anladım. Böyle bir salgın ortamında, acil ameliyat gerektiren, ani bir sağlık sorunu ile karşılaşacağınızı düşünün; ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Fiyat konusuna gelince de kendimden örnek vereyim. Detaya girmeyeceğim. Özel hastanede böyle bir operasyonun ne kadar olacağını tahmin edersiniz. Şu kadarını söyleyeyim, yıllık ödediğim primin üç katı kadar sigorta şirketi, hastaneye ödeme yaptı. Diyeceğim o ki, özel sağlık sigortasının; doktordu, muayeneydi, tahlildi gibi ufak tefek sağlık sorunlarında değil -onları kendiniz de cepten halledersiniz- asıl operasyon gerektiren bir sorunda önemi ortaya çıkıyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/koronavirus-salgininda-ameliyat-korkusu-41717114

Sağlıklı günler dileriz.
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




14 Ocak 2021

Axa Sağlıklı Yaşam İndirimi

Sağlıklı olmak hayatın her anında güzel. Şimdi sigorta poliçesi yenilerken de ...

Sağlıklı Yaşam İndirimi ile yıl içindeki tedavi harcamalarınıza bakıyor, kullanımlarınıza göre poliçe yenileme tarihinde kademeli olarak %50’ye varan oranlarda indirim sunuyoruz.

8 kademeden oluşan Sağlıklı Yaşam İndirimi'nde; her bir poliçe yılını tamamladığınızda, toplam sağlık harcamalarınızın primlerinize oranı hesaplanır. Bu oran;

* %35 ve altında ise bir üst kademeye geçiş yaparsınız ve bir üst indirim oranı ile poliçeniz yenilenir. Yeni döneme ait priminiz üzerinden hak ettiğiniz indirim oranı uygulanır,

* %35 ile %70’i arasında ise aynı kademede kalır, mevcut indiriminizi korursunuz. Yeni döneme ait priminiz üzerinden mevcut indiriminiz devam eder.

* %70’i ile %200’ü arasında gerçekleşmişse bir alt kademeye inersiniz, indirim oranınız bir kademe düşer.

* %200’ünden daha yüksek gerçekleşmişse bulunduğunuz kademeden iki kademe inersiniz.

Kademeİndirim Oranı
1%0
2%10
3%20
4%25
5%35
6%40
7%45
8%50
Her yıl sağlık harcamalarınızı primlerinizin %35’i seviyesinde tutarak, bir kademe yükselebilir ve 8 yıl sonunda %50 poliçe indirimine kavuşabilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam İndirimi; Sağlığım Tamam Sigortası, İstanbul Tutumlu Sağlığım Tamam Sigortası ve Sağlığım Tamam B Plan Sigortası ayakta ve yatarak tedavili ürünlerimiz için geçerlidir.
Poliçenizin mevcut kademesi 1 olup; Sağlıklı Yaşam İndirimi kapsamındaki kademeleriniz; mevcut poliçe döneminde yapmış olduğunuz ve dönem sonuna kadar yapacağınız tedavi harcamalarınız dikkate alınarak, yenileme tarihinizde hesaplanacaktır.
 
Kullanmadığınız tedavi haklarınızın gelecek yıllarda size indirim olarak geri dönmesini sağlayan, kullanımlarınıza bağlı olarak artan indirim kademeleri arasında geçiş yapabildiğiniz Sağlıklı Yaşam İndiriminizin detaylarına AXAFit mobil uygulamamızdan veya web sitemizdeki Online İşlemler menüsünden ulaşabilirsiniz.

Uygun fiyatlı primler, salgın hastalık teminatları ve Sağlık Yaşam İndirimiyle AXA Tamamlayıcı Sağlık Sigortası almanın tam zamanı!
AXA Sağlığım Tamam varsa, sağlığın tamam!

Sağlıklı günler dileriz.
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


04 Ocak 2021

COVID & JEST ÖDEMESİ

Sigorta Medya internet sitesinde 4 Ocak 2021 tarihinde yayımlanan yazı...

Tolga Gürkan: Covid-19 için 105 milyon lira "jest" yapıldı

Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, “Sigorta şirketleri ardı ardına jest kapsamında covid-19’u teminat altına aldı. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı” diyor.

Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, koronavirüs süreci Mart ayında başladığında salgın hastalıkların sağlık sigortaları kapsamının dışında olduğunu; sigorta şirketlerinin ardı ardına "jest" kapsamında covid-19’u teminat altına aldığını belirterek; “Bu süreçte 20 bine yakın sigortalı, tedavilerinin karşılanması için sigorta şirketlerine başvurdu. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı” dedi.


Gürkan, sigorta sektöründeki 2020 gelişmeleri ve 2021 beklentilerine ilişkin yaptığı açıklamada; sektörün iyi bir başlangıç yaparak 2020 yılının ilk iki ayında oldukça iyi sonuçlar elde ettiğini söyledi.

Gürkan, covid-19 salgınının Mart ayı itibarıyla Türkiye’de de etkisini göstermeye başladığını ve yıla damgasını vurduğunu; sosyal ve ekonomik hayatın da yavaşlamasına bağlı olarak Mart-Mayıs döneminin durağan geçtiğini; bazı branşların üretimlerinde düşüşler, hasarlarda dalgalanmalar yaşandığını ancak Haziran ayı itibarıyla başlayan normalleşme sinyalleri ile birlikte bu durumun yerini reel büyümeye bıraktığını kaydetti.

Son iki yıldır dikkati çeken bir büyüme gösteren sağlık sigortalarında, salgın nedeniyle ivmelenen bir talep artışı yaşandığını aktaran Gürkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekim ayı sonuna göre değerlendirdiğimizde sağlık branşı yüzde 21.3; hayat dışı branş yüzde 17 ve hayat sigortaları yüzde 40’ın üzerinde büyüme yakaladı. Bu dönemde Bireysel Emeklilik Sistemi’nde de (BES) çıkışların azalmasıyla birlikte yüzde 30 büyüme gerçekleşirken; fon getirileri oldukça yüksek seyretti. Tüm zorluklara rağmen sektör, birçok branşta hem büyüme hem de karlılık açısından iyi bir yıl geçirdi. Virüs ile mücadelede en büyük sorumluluk üstlenen sektörlerden biri olarak; bu zorlu süreci başarıyla yönettiğimizi söyleyebiliriz.”

Sigortaya olan güven pekişti
“Sektörümüz için 2020’de en çok öne çıkan konuların başında, toplumumuzun risk ve sigortaya bakışında olumlu yönde yaşanan değişimin olduğunu görüyoruz. Bildiğiniz üzere, sağlık sigortası özelinde, süreç geçtiğimiz Mart ayında başladığında; salgın hastalıklar sağlık sigortaları kapsamının dışındaydı. Başlarda büyük bir belirsizlik vardı. Hızla sektör olarak yoğun değerlendirmeler yapıldı ve sonuçta şirketler ardı ardına jest kapsamında covid-19’u teminat altına aldı. Şirketlerin bu kararı, Türkiye’de hem sigorta sektörüne hem de sağlık sigortalarına güveni pekiştirdi. Toplumda risk algısının ve sağlık sigortalarına yönelik farkındalığın artmasına neden oldu. Bu süreçte 20 bine yakın sigortalı, tedavilerinin karşılanması için sigorta şirketlerine başvurdu. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı.

Gürkan, Allianz Türkiye ailesinin bir üyesi olarak; büyük gurur duyduğu bir gelişmenin de bundan sonra ortaya çıkacak salgın hastalıklara yönelik oluşacak masrafları poliçe kapsamına almış olmaları ve 1.5 milyon sağlık sigortalısına “Allianz Seninle” diyebilmek olduğunu söyledi.

Çıkacak salgın hastalıklar da poliçe kapsamında
Sigorta sektörüne bireysel emeklilik açısından bakıldığında, kriz dönemlerinin ardından bireylerin tasarruf ve birikim konularına ilgisinin arttığının bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayan Gürkan; “Bunun bir örneğini covid-19 döneminde de yaşıyoruz. Diğer dönemlerle karşılaştırdığımızda, sisteme giren katılımcıların azalış trendinde olduğunu görmekle birlikte pandemi dönemiyle birlikte çıkışların azaldığı; katkıda bulunamasa bile var olan ‘tasarruflarımı BES’te devam ettirmeliyim’ diyen kişilerin önemli oranda arttığını gözlemliyoruz” dedi.

Gürkan, sigortanın, ekonomistlere göre bu krizden pozitif çıkacak sektörlerden biri olduğunu belirterek; 2021 yılında da sektörün enflasyonun üzerinde reel büyümeye devam edeceğini öngördüklerini söyledi.

Sigorta sektöründe yapılan işin temelinin risk yönetimine dayandığını hatırlatan Gürkan; “Bu nedenle sektör olarak, yaşanması muhtemel risklere uzun vadeli bir öngörüyle bakıyoruz ve risk oluşmadan alınması gereken önlemler konusunda da her daim hazırlıklıyız. Ancak tabii ki covid-19 salgını, tüm dünyanın etkilendiği olağanüstü bir olay. Covid-19 gibi direkt halk sağlığına yönelik bir tehdit; hazırlıklı olmaktan çok daha büyük bir toplumsal sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sektörümüz, bu zorlu dönemde bu büyük sorumluluğu çok iyi bir şekilde üstlendi; üstlenmeye de devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gürkan, covid-19 salgınıyla birlikte tüketici tercih ve alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin; sektörde teknoloji kullanımını artırdığını belirterek, şunları kaydetti:
“Salgın sürecinin hem sektör paydaşlarının hem de müşterilerin dijital kanallara odaklanması ile sektörün dijitalleşmesine katkı sağladığını söyleyebiliriz. Bu süreçte farklı platformlarda birden çok ürünü bir arada ve kendi arzusuna göre yönetmek isteyen müşteriler için inovatif ürün; hizmet ve servis uygulamalarını geliştirmenin artık çok daha önemli olduğunun bilincindeyiz. Bizim gibi yapılan işin toplumsal etkisinin yüksek olduğu sektörlerin müşteri için müşteri yerine düşünebilmesi ve bu doğrultuda aksiyonlarını hayata geçirmesi büyük önem taşıyor. Salgın nedeniyle sektör şirketlerinin çoğu, tam zamanlı evden çalışma modeline geçti, sosyal mesafe kavramının hayatımıza girişi ile iş yapış şekillerimiz de değişti.”

Çok faydalı adımlar
“Dijitalizasyon yatırımlarımızın sağladığı altyapı sayesinde iletişimimizin belki de eskisinden daha da etkin olmasını sağlayacak birçok yeni iletişim platformu geliştirdik. Sektör olarak sürecin başından bu yana iş sürekliliği ve sigortalıların hak mahrumiyeti yaşamaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yakın temas halinde çalıştık. Bu kapsamda, ekspertiz işlemlerinin uzaktan yapılabilmesi, sigorta primlerinin ödenmesinde kolaylık sağlanması, şikayet ve tazminat süreçlerinin rahatlatılmasına yönelik düzenlemeler, sigortacılık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi açısından çok faydalı adımlar oldu. Yaygın acente ağına sahip olan sigorta sektörü, dağıtım kanallarının hizmetlerini sürdürebilmeleri için de gerekli düzenlemeleri devreye aldı. Üretim ve hizmet kesintisiz olarak devam etti.”

Konut, hayat ve işsizlik sigortalarına talep artar
Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Gürkan; son yıllarda sağlık branşında özellikle Tamamlayıcı Sağlık Sigortaları’nın da etkisiyle önemli bir büyüme yaşandığına işaret ederek; “Koronavirüs ile mücadele döneminde toplumda sağlık bilinci ve sağlık sigortası ile ilgili farkındalığın artmasıyla birlikte yakalanan ivme hızlandı. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem sektörde hem de dünyada sağlık ve sigortacılık kavramlarının artarak gündeme geleceğini, özel ve tamamlayıcı sağlık poliçelerinin satışlarında da artış yaşanmaya devam edeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Bu alanda özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin çok önemli bir kavram olacağını ve hem sigorta hem de sağlık sektörlerinde ürün ve hizmetlere entegre edilir hale geleceğini anlatan Gürkan, özellikle hastaların dijital platformlar üzerinden destek aldığı ‘telesağlık’ uygulamalarının daha da önem kazanacağını vurguladı.

Gürkan, Mart ayından bu yana olduğu gibi bundan sonraki süreçte de evlerde daha fazla zaman geçirileceği için konut sigortalarının öne çıkacağını aktararak; “Hayat ve işsizlik sigortalarına olan talebin de artacağını öngörüyoruz. İş dünyasında alacak ya da kar kaybı gibi sigorta ürünleriyle sorumluluk sigortalarına da talebin artacağını söyleyebiliriz. Öte yandan seyahatlerdeki kısıtlamalar nedeniyle seyahat sigortalarında daralma öngörüyoruz. Tabii ki ekonomik daralmalar nedeniyle temel sigortalarda satın alma davranışları az da olsa etkilenecektir. Fakat çok büyük bir değişim beklemiyoruz. Türkiye’nin yakın zamanda da acı bir şekilde tekrar tecrübe ettiği deprem gerçeğini de vurgulamakta fayda var. Özellikle doğal afetlerin daha fazla gündeme gelmesi, sigorta sektörünün ve ürünlerinin önemini bir kat daha artırdı” değerlendirmesinde bulundu.

Siber risk sigortaları önem kazanacak
İnternet ve siber dünyanın gelişmesiyle birlikte bireyleri, kurumları tehdit eden faktörlerin türü ve sayısının arttığını; bunların başında da siber saldırılardan kaynaklanan kayıpların yer aldığını belirterek; “Güçlü bir risk yönetimine ve yüksek BT güvenlik seviyesine sahip şirketler bile siber suçlara karşı hiçbir zaman yüzde 100 korunamıyor. Bu sebeple içinden geçtiğimiz dönemde olduğu gibi özellikle iş yapış biçimlerinin dijitalleştiği süreçlerde hem bireyler hem de şirketler için siber risk sigortalarının önem kazanacağını düşünüyoruz” dedi.

Allianz Türkiye olarak müşterilere sundukları Siber Sorumluluk Sigortası ile kurumların; siber saldırılar sonucu maruz kaldığı tazminat sorumluluğu ile bu saldırılar sonucu katlanmak zorunda oldukları çeşitli masraflara ve iş durması zararlarına teminat sağladıklarını anlatan Gürkan; bu alanda şirketlerin kültürleri, bilişim teknolojileri seviyeleri gibi faktörleri göz önünde bulundurarak karşılaşabilecekleri riskleri belirlediklerini ve onlara en uygun siber sigorta içeriğini sunduklarını bildirdi.

Gürkan, attıkları her adımı sigortalıları, dağıtım kanallarını ve tüm paydaşları sistematik olarak dinleyerek attıklarını belirterek; “Sigortalılarımızın kolaylıkla ulaşıp içeriğini anlayabileceği, teknoloji ile desteklenmiş ürünlere, hızlı ve ulaşılabilir olmaya ve tüm kanallarda ihtiyaçlara özel çözümler üretmeye odaklanmış durumdayız. Çevik çalışma metodu ile yeniden yapılandırdığımız yönetim yapımız, odağımıza aldığımız ‘çeviklik; yalınlık, verimlilik, müşteri ve teknoloji’ temelli çalışmalarımız, sadeleştirdiğimiz ürün; hizmet ve hasar süreçlerimizle rekabette bir adım önde olmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Özel çözümler üretiyoruz
Gürkan, Allianz Türkiye olarak varoluş amaçlarının, kendilerine sağlığını, geleceğini ve varlıklarını emanet eden sigortalılara her zaman yanlarında olduklarını hissettirmek olduğunu aktararak; “Bu amacımızı yerine getirebilmek için biz de koronavirüs sürecinde bünyemizde kurduğumuz özel bir ekiple; paydaşlarımızın bu döneme özel doğabilecek ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyor; iyileştirmeler planlıyor ve gelişmeler doğrultusunda yeni ek aksiyonlar alıyoruz. Özellikle sağlık, en güçlü olduğumuz alanların başında geliyor ve bu branşta sigortalılarımıza özel hizmetlerle; her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmeye çalışıyoruz. Bundan sonra ortaya çıkabilecek salgın hastalıkları da sağlık sigortalılarımızın poliçe teminat ve limitleri kapsamında karşılama kararı almamız, bu yaklaşımın bir sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreçte dijital çözümlere de hız verdiklerini ifade eden Gürkan, şunları kaydetti:
“Dr. Allianz Sağlık Danışma Hattı ile doktor ve hemşire kadromuz 7×24 ücretsiz tıbbi danışmanlık hizmeti sunuyor. Kadromuzu uzman doktorlar ile genişlettik, görüntülü görüşmelerle zorlu günlerde sigortalılarımızın yanlarında olduk. Toplumumuzun da yanında olmak amacıyla Lokman Hekim Sağlık Vakfı ile beraber, ‘Nefes Ol’ kurumsal sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. Gece gündüz fedakarca çalışan ve evlerine gidemeyen sağlık çalışanları için hastanelerin yakınlarındaki otellerde konaklama imkanı sağladık. Bu projemiz ile Allianz Grubu nezdinde varoluş amacımızı en iyi yansıtan proje ödülünü kazandık.”

Bu süreçte varoluş amaçlarının net olarak belirlenmiş olmasının ve tüm çalışanlar tarafından sahiplenilmiş olmasının çok faydasını gördüklerini aktaran Gürkan; “Tüm kararlarımızda tüm aksiyonlarımızda pusulamız oldu. Allianz Türkiye olarak varoluş amacımız; Allianz Seninle… Diğer bir deyişle sözümüz, tüm paydaşlarımızın yanında olmak, sadece 6 milyona yakın sigortalımız değil, tüm ortaklarımızın da her zaman yanında olmak. Tüm çalışmalarımızı bu amaç ve motivasyonla yürütüyoruz” dedi.

https://www.sigortamedya.com.tr/tolga-gurkan-covid-19-icin-105-milyon-lira-jest-yapildi/

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



08 Aralık 2020

İyi ki Allianz'lıyım...

Allianz Kasko sahiplerine "İyi ki Allianz'lıyım" dedirten avantajlara her gün yenilerini ekliyor.

Kendine de, aracına da iyi bakmak isteyen Kasko müşterilerimiz, birçok markadaki fırsatların da keyfini sürüyor.

Tek yapmanız gereken Allianz’ım mobil uygulamasından kampanyalar sekmesinde ilgili kampanyaya giderek kampanya kodunu almak ve ilgili markada kullanmak. Üstelik her ay değişecek kampanyalar ile müşterilerimizi yeni kampanyalarla buluşturacağız.

Kampanyalar
* Otovınn - Ücretsiz İç Dış Araç Yıkama
* Çiçeksepeti - %15 İndirim
* Hotiç - %10 İndirim
* Dry Center - %20 İndirim
* Garenta - %35 İndirim
* Moov - %10 İndirim
* Yogaila – Ücretsiz 1 Ders

Aralık ayında kasko poliçesi alan müşterilerimiz de kampanyalardan
yararlanabilecektir.

Kampanyaların detayları, geçerlilik tarihi ve şartlarına hem Allianz Web Sitemizden
hem de Allianz’ım Mobil Uygulamasından ulaşabilirsiniz.

Allianz'ın mobil uygulamasını indirmek için

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


28 Kasım 2020

TRAFİK KAZASINDA TEDAVİYİ SİGORTA ÖDEMİYOR

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 27 Kasım 2020 tarihinde yayınlanan ve trafik kazalarında yaşanan yaralanmaların tedavi giderlerini konu alan yazısı...

Trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Sigorta şirketleri ise trafik sigortası primlerinin yüzde 10’unu SGK’ya aktarıyor. Bu da sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasında anlaşmazlığa neden oluyor. Sadece bu yıl sigortacılar, SGK’ya 1.1 milyar lira aktardı.

Geçenlerde bir dostum aradı, "trafik sigortasındaki sağlık giderleri teminatı var ya ne işe yarar bu teminat, şirketler trafik sigortasında sağlık giderlerini karşılamıyor, şu konuyu bir gündeme getirsen" dedi. Herkes salgınla uğraşırken böyle bir konuyu gündeme taşımak ne kadar doğru bilmem ama bir taraftan da geçmişe nazaran sayıları azalsa da halen ciddi oranda trafik kazaları yaşanıyor ve bu kazalarda da birileri yaralanıyor, tedavi görüyor.
Konuya başka bir noktadan yaklaşayım. Araştırdım, sadece 2020’nin ocak-eylül döneminde sigorta şirketleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK), tedavi giderleri için trafik sigortası primlerinden 1.1 milyar lira aktarmış. Son dört yılda, aktarılan tutar 5 milyar lirayı geçmiş.

KAZA GEÇİREN NE YAPACAK ?
Peki, niye, sigorta şirketleri, SGK’ya prim aktarıyor? 2011 yılına kadar trafik kazalarında tedavi giderleri trafik sigortası kapsamında sigortacılar tarafından karşılıyordu. 2011’de yasa ile bu durum değişti, trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılamaya başladı. Aynı yasa ile sigorta şirketlerine, topladıkları trafik sigortası primlerinden yüzde 10 payı SGK’ya aktarma zorunluluğu getirildi. Böylece sigorta şirketlerinin trafik kazalarındaki tedavi masraflarını ödeme sorumluluğu ortadan kalktı. Dokuz yıldır kazalarda yaralananların tedavilerini sigorta şirketleri karşılamıyor, onun yerine SGK’ya her yıl prim aktarıyor.

Örnekle anlatayım. Trafik kazası geçirdiniz, özel ya da kamu fark etmez, yakındaki hastanenin aciline gittiniz. Yoğun bakımda zaten tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Yoğun bakım sonrasında tedavinizin devamı için iki seçeneğiniz var. Birincisi, tedaviye kamu hastanesinde devam etmek, bu durumda hiçbir masraf ödemiyorsunuz. İkincisi ya SGK ile anlaşmalı özel hastaneye gideceksiniz ki, burada da SGK Sağlık Uygulama Tebliği üzerinden ödeme yaptığından hastanenin fark ücreti alma hakkı var. Ya da bulunduğunuz özel hastanede tedaviye devam edecek, tüm masrafı cebinizden karşılayacaksınız.

SORUMLULUK SİGORTADA DEĞİL
Şimdi diyeceksiniz ki, "tedavimi niye cepten ödüyorum, trafik sigortası ödesin". Haklısınız da dokuz yıl önce sigorta şirketlerinin bu konuda sorumluluğu ortadan kalktı. Tabi, bu zaman içinde kimi vatandaşlar sağlık giderini alabilmek için sigorta şirketlerine başvurdu, olumlu cevap alamayınca mahkemelerin yolunu tuttu. Kimi mahkeme sigorta şirketini haklı buldu, kimi mahkemeler ‘öyle olsa da sigorta ödeyecek’ kararı aldı. Sigorta şirketleri düne kadar trafik sigortasının tedavi teminatı kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı, protez gibi giderleri karşılarken, bugün bunlar karşılanmıyor. Protez giderleri de SUT üzerinden ödeniyor. Tabi bu durum kimi aracıların işine geliyor. Şöyle ki, aracılar, "bize vekalet ver, SGK’nın ödediğinin üstüne sigortadan alalım" diyerek, kazazedelerin kapısına dayanıyor. Oysa 2011 yılında yasa çıkarken; tedavi masrafından bakıcı giderine, iş göremezlik ödemesine kadar sigorta şirketlerinin yaptıkları tüm ödemeler hesaplanarak, SGK’ya yüzde 10 prim aktarımı yapılmasına karar verildi.

410 BİN LİRA LİMİT VAR KÂĞIT ÜZERİNDE
Peki, sigorta şirketleri trafik kazalarında tedavi giderlerini karşılamıyorsa neden halen trafik sigortasının teminatları içinde tedavi giderleri yer alıyor; üstelik bu yıl için belirlenen teminat limiti kişi 410 bin lira. Kanunda, "zorunlu sigortalardan SGK’ya pay aktarılır" diye yazdığı için, bu da ancak yeni kanunla düzeltileceği için kağıt üzerinde duruyor. Baktım, sigorta şirketleri buradan belirli ödemeler de yapmış. Mesela 2019’da, trafik sigortasındaki tedavi giderleri teminatından sigortacılar, 37 milyon lira ödemiş. Sordum, nereye ödendi diye; bakıcı, iş göremezlik ve bir de aracıların açtığı davalardan dolayı belirli ödemeler yapılmış.

HASTANE FATURALARININ % 4’Ü TRAFİKTEN
Bir araştırma daha yaptım; SGK, tüm hastanelere tedavi gideri altında kaç lira ödemiş diye? Sadece bu yılın ocak-temmuz döneminde trafik kazaları da dahil hastanelere toplam 28.3 milyar lira ödemiş. Sigorta şirketlerinin trafik sigortasından dolayı aktardığı prim tutarı, bu yıl için SGK’nın yaptığı toplam ödemenin yüzde 4’ünü oluşturuyor. Geçtiğimiz yıllardaki oranlar da benzer. Demek ki, her yıl, SGK’nın ödediği toplam tedavi masraflarının yüzde 3 ila 4’ünü trafik sigortasından aktarılan primlerden karşılıyor ki, bunun ne kadarı trafik kazalarından kaynaklanıyor bilinmiyor.

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...