28 Kasım 2020

TRAFİK KAZASINDA TEDAVİYİ SİGORTA ÖDEMİYOR

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 27 Kasım 2020 tarihinde yayınlanan ve trafik kazalarında yaşanan yaralanmaların tedavi giderlerini konu alan yazısı...

Trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Sigorta şirketleri ise trafik sigortası primlerinin yüzde 10’unu SGK’ya aktarıyor. Bu da sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasında anlaşmazlığa neden oluyor. Sadece bu yıl sigortacılar, SGK’ya 1.1 milyar lira aktardı.

Geçenlerde bir dostum aradı, "trafik sigortasındaki sağlık giderleri teminatı var ya ne işe yarar bu teminat, şirketler trafik sigortasında sağlık giderlerini karşılamıyor, şu konuyu bir gündeme getirsen" dedi. Herkes salgınla uğraşırken böyle bir konuyu gündeme taşımak ne kadar doğru bilmem ama bir taraftan da geçmişe nazaran sayıları azalsa da halen ciddi oranda trafik kazaları yaşanıyor ve bu kazalarda da birileri yaralanıyor, tedavi görüyor.
Konuya başka bir noktadan yaklaşayım. Araştırdım, sadece 2020’nin ocak-eylül döneminde sigorta şirketleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK), tedavi giderleri için trafik sigortası primlerinden 1.1 milyar lira aktarmış. Son dört yılda, aktarılan tutar 5 milyar lirayı geçmiş.

KAZA GEÇİREN NE YAPACAK ?
Peki, niye, sigorta şirketleri, SGK’ya prim aktarıyor? 2011 yılına kadar trafik kazalarında tedavi giderleri trafik sigortası kapsamında sigortacılar tarafından karşılıyordu. 2011’de yasa ile bu durum değişti, trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılamaya başladı. Aynı yasa ile sigorta şirketlerine, topladıkları trafik sigortası primlerinden yüzde 10 payı SGK’ya aktarma zorunluluğu getirildi. Böylece sigorta şirketlerinin trafik kazalarındaki tedavi masraflarını ödeme sorumluluğu ortadan kalktı. Dokuz yıldır kazalarda yaralananların tedavilerini sigorta şirketleri karşılamıyor, onun yerine SGK’ya her yıl prim aktarıyor.

Örnekle anlatayım. Trafik kazası geçirdiniz, özel ya da kamu fark etmez, yakındaki hastanenin aciline gittiniz. Yoğun bakımda zaten tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Yoğun bakım sonrasında tedavinizin devamı için iki seçeneğiniz var. Birincisi, tedaviye kamu hastanesinde devam etmek, bu durumda hiçbir masraf ödemiyorsunuz. İkincisi ya SGK ile anlaşmalı özel hastaneye gideceksiniz ki, burada da SGK Sağlık Uygulama Tebliği üzerinden ödeme yaptığından hastanenin fark ücreti alma hakkı var. Ya da bulunduğunuz özel hastanede tedaviye devam edecek, tüm masrafı cebinizden karşılayacaksınız.

SORUMLULUK SİGORTADA DEĞİL
Şimdi diyeceksiniz ki, "tedavimi niye cepten ödüyorum, trafik sigortası ödesin". Haklısınız da dokuz yıl önce sigorta şirketlerinin bu konuda sorumluluğu ortadan kalktı. Tabi, bu zaman içinde kimi vatandaşlar sağlık giderini alabilmek için sigorta şirketlerine başvurdu, olumlu cevap alamayınca mahkemelerin yolunu tuttu. Kimi mahkeme sigorta şirketini haklı buldu, kimi mahkemeler ‘öyle olsa da sigorta ödeyecek’ kararı aldı. Sigorta şirketleri düne kadar trafik sigortasının tedavi teminatı kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı, protez gibi giderleri karşılarken, bugün bunlar karşılanmıyor. Protez giderleri de SUT üzerinden ödeniyor. Tabi bu durum kimi aracıların işine geliyor. Şöyle ki, aracılar, "bize vekalet ver, SGK’nın ödediğinin üstüne sigortadan alalım" diyerek, kazazedelerin kapısına dayanıyor. Oysa 2011 yılında yasa çıkarken; tedavi masrafından bakıcı giderine, iş göremezlik ödemesine kadar sigorta şirketlerinin yaptıkları tüm ödemeler hesaplanarak, SGK’ya yüzde 10 prim aktarımı yapılmasına karar verildi.

410 BİN LİRA LİMİT VAR KÂĞIT ÜZERİNDE
Peki, sigorta şirketleri trafik kazalarında tedavi giderlerini karşılamıyorsa neden halen trafik sigortasının teminatları içinde tedavi giderleri yer alıyor; üstelik bu yıl için belirlenen teminat limiti kişi 410 bin lira. Kanunda, "zorunlu sigortalardan SGK’ya pay aktarılır" diye yazdığı için, bu da ancak yeni kanunla düzeltileceği için kağıt üzerinde duruyor. Baktım, sigorta şirketleri buradan belirli ödemeler de yapmış. Mesela 2019’da, trafik sigortasındaki tedavi giderleri teminatından sigortacılar, 37 milyon lira ödemiş. Sordum, nereye ödendi diye; bakıcı, iş göremezlik ve bir de aracıların açtığı davalardan dolayı belirli ödemeler yapılmış.

HASTANE FATURALARININ % 4’Ü TRAFİKTEN
Bir araştırma daha yaptım; SGK, tüm hastanelere tedavi gideri altında kaç lira ödemiş diye? Sadece bu yılın ocak-temmuz döneminde trafik kazaları da dahil hastanelere toplam 28.3 milyar lira ödemiş. Sigorta şirketlerinin trafik sigortasından dolayı aktardığı prim tutarı, bu yıl için SGK’nın yaptığı toplam ödemenin yüzde 4’ünü oluşturuyor. Geçtiğimiz yıllardaki oranlar da benzer. Demek ki, her yıl, SGK’nın ödediği toplam tedavi masraflarının yüzde 3 ila 4’ünü trafik sigortasından aktarılan primlerden karşılıyor ki, bunun ne kadarı trafik kazalarından kaynaklanıyor bilinmiyor.

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



11 Kasım 2020

İZMİR'DE HASAR ÖDEMELERİ BAŞLADI

Hürriyet Gazetesi'nde 10 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan, Sn.Noyan Doğan imzalı yazı...

Bugüne kadar sigorta şirketlerine çoğu konutlardan oluşan 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Hasarlarının bir kısmı şimdiden ödendi. İzmir depreminin yarattığı maddi kaybın 3.5 milyar lira olacağı tahmin edilirken, sigortacılar bunun 1.8 milyar lirasını karşılayacak.


Sigortacılar, depremin hemen ertesinde hasar tespit çalışmalarına başladı, halen de yoğun şekilde devam ediyor.
Bugüne kadar depremin etkilediği bölgeden sigorta şirketlerine 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Bu ihbarların yüzde 60’ı konut sigortalarından, yüzde 28’i de esnaf ve KOBİ sigortalarından. Araç hasarı az. İlginçtir, tekne hasarı, araç hasarından fazla. Bugüne kadar gelen hasarların sigortaya maliyeti ise 120 milyon lira civarında.

10 BİN HASAR BEKLENİYOR
Beklenti ise ihbarların daha da artacağı ve konut, işyeri, araç hasarları da dahil 10 bin adete yaklaşacağı yönünde. Sigortacıların İzmir depremi için ödeyeceği toplam hasar tutarı ise zorunlu deprem sigortası hariç, 750 milyon lira ile bir milyar lira arasında olacak. Bunun içine zorunlu deprem sigortasından dolayı Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) ödeyeceği hasarı da koyarsanız –ki, bunun da 1 milyar lirayı bulması bekleniyor- toplam sigortalı hasarın bir milyar 800 milyon olacağı tahmin ediliyor. Buradan yola çıkarak, kaba bir hesapla; İzmir depreminin yarattığı maddi hasarın ya da kaybın, 3.5 milyar lirayı bulacağını söyleyebiliriz.

"KEŞKE" DEDİRTEN TABLO
İşte, bu da, bize ‘keşke’ dedirten tablo. Keşke işyerlerinin, konutların, araçların tamamı sigortalı olsaydı, konutların yüzde 57’si değil de yüzde 100’ü zorunlu deprem sigortalı olsaydı da oluşan toplam maddi hasarın tamamını, yani 3.5 milyar lirayı sigorta sistemi ödeseydi. Kamu da, sadece depremde sosyal yardımlara kaynak ayırsaydı. Gerçi biz bu ‘keşke’yi Elazığ depreminde de söylemiştik, şimdi İzmir depreminde söylüyoruz, umarım bundan sonra da söylemeye devam etmeyiz.

Peki, İzmir depreminde sigortası olanlar hasarlarını ne zaman alacaklar? Depremin üzerinden bir hafta geçmeden, ona buna bakmadan, kimi hasarlar ödendi bile. DASK, depremin üçüncü günü, yıkılan binalardaki konutlara ödemeyi yaptı. Sigortacılarla yaptığım konuşmalara istinaden söylüyorum; İzmir’de, hasarların ödenmesi öyle bir ayı falan bile bulmayacak.

KONUT SAHİPLERİ POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN
Deprem bölgesinde bazı konutların sigortası olmasına rağmen sigortaların deprem hasarını karşılamadığı yönünde bazı duyumlar alıyorum. Araştırdım; doğruluk payı var. Konut paket poliçesi yapılmış, ancak primi düşük olsun diye sigortanın içine deprem ve depremin neden olduğu zararlar eklenmemiş; sadece yangın, su basması, hırsızlık zararlarının kapsayan poliçeler alınmış. 300-350 liralık bir poliçede, deprem teminatını alınmazsa fiyat 230 liralara düşüyor. İşte, kimi sigortalılar bu 120 lirayı ödememek için deprem teminatı almamış. Bankalardan yapılan poliçelerde böyle bir sorun yok, ama diğer poliçelerin bazıları depremin neden olduğu zararları kapsamıyor. Tavsiyem, sigortalı olup da depremde konutu zarar görenler poliçelerini kontrol etsin; zarar görmeyen sigortalılar da eğer eksikse, deprem teminatını ekletsin.

Zorunlu deprem sigortası hakkında detaylı bilgi için linki tıklayabilirsiniz...

ÖLENLERİN KREDİ BORÇLARINI DA SİGORTA ÖDEYECEK
Deprem sonrasında konut, işyeri hasarlarını konuşuyoruz ama konuşulmayan, bir o kadar önemli hayat sigortaları var. Neden önemli, anlatayım. Kendi isteği ile tek başına hayat sigortası yaptıranların sayısı çok az; genellikle hayat sigortaları kredi ile birlikte yapılıyor. Bankadan; ihtiyaç, konut, araç ve ticari kredi alanlara hayat sigortası da yapılıyor. Geçen depremlerde olduğu gibi İzmir depreminde de hayatını kaybedenlerin bankalara olan kredi borçlarını sigorta şirketleri ödeyecek. Böylece, ölenlerin yakınları ikinci bir mağduriyet yaşamayacak.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/izmirde-hasar-odemeleri-basladi-41657926

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56

08 Kasım 2020

SİGORTALI HASAR 1,5 MİLYARI GEÇECEK

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 2 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan ve İzmir'de yaşanan deprem sonucunda meydana gelen hasarları konu alan yazısı...

İzmir’de meydana gelen deprem ve hemen ardından yaşanan tsunamide sigortalı kaybın 1.5 milyar lirayı geçeceği tahmin ediliyor. Tsunami, Türkiye sigortacıları için bir ilk. Peki, 
Tsunami sigorta kapsamında mı? 
Zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılayacak mı? 
İşte deprem ve tsunami konusunda tüm merak edilenler.


İzmir’de meydana gelen deprem ve depremin hemen ardından Seferihisar ilçesinde yaşanan tsunami, başta konutlar olmak üzere işyerlerinde, araçlarda, teknelerde ciddi zarara neden oldu. Depremde onlarca bina yıkılırken, yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi; işyerleri, depremin ve tsunaminin etkisiyle ya yıkıldı ya da sular altında kaldı. Arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra detaylı hasar tespit çalışmaları başlayacak -ki, şimdiden hasarlı binalara yönelik hasar tespit çalışmaları devam ediyor- ve gözler sigortaya çevrilecek.
Kafalarda, çokça soru var; ‘tsunami sigorta kapsamında mı?’, ‘zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılar mı?’, ‘kasko sigortası deprem ve tsunami zararını karşılıyor mu?’, ‘kaskosu olmayanlar zararını nereden alacak’ gibi. Şimdiden, zorunlu deprem sigortasının dışında sigorta şirketlerine 2 binin üzerinde hasar ihbarı geldi.

SİGORTALILIK %25 LERDE
Sigortacılarla konuştum. Kafalardaki tüm sorulara açıklık getirmeye çalışayım. Öncelikle şunu belirteyim, Türkiye’de ilk defa tsunami yaşanıyor ve sigortacılar da ilk defa tsunami hasarı ile karşı karşıya kalıyor. Sigorta poliçelerinin kapsamı içinde tsunami hasarı var mı? Çoğunluğunda var, ancak bu teminat, birçok sigorta teminatı ile birlikte verildi ve açıkçası, ‘pek olmaz ama hadi bu da içinde bulunsun’ diye verildi. Ama oldu ve konutlara, işyerlerine, araçlara, teknelere de ciddi zarar verdi.
Konuştuğum sigortacılar da şaşkın. Depremden değil, deprem zaten beklenen bir afet ama tsunamiden dolayı şaşkınlar. Şaşkınlıklarını da, “Tsunami ile ilk kez karşılaşıyoruz, hem deprem hem de tsunaminin aynı anda olması da ilk kez yaşadığımız bir durum” diye özetliyorlar. Seferihisar’da yaşanana da ‘mini tsunami’ diyorlar.
Depremin yaşandığı bölgede sigortalılık oranı, zorunlu deprem sigortası hariç, Türkiye geneli ile aynı; yüzde 25’lerde. Yani her 3 konuttan birinin konut paket poliçesi, her 3 araçtan birinin kaskosu bulunuyor. KOBİ dediğimiz işletmelere gelince -ki, depremde en çok da bu işletmeler zarar gördü- yine her 3 işletmeden birinin işyeri sigortası bulunuyor. Özellikle Bayraklı, Seferihisar gibi bazı ilçelerde konut ve işyerlerinde sigortalanma oranları bundan da düşük.

İNCE HASAR DAHA FAZLA
Buna rağmen, beklenen sigortalı hasar, 1.5 - 2 milyar lira arasında. Bunun içinde DASK hariç konut, kasko, işyeri ve tekne hasarları var. Konuştuğum sigortacılar, ciddi bir hasar ile karşı karşıya olduklarını söylüyor. Hasarın boyutu, asıl önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Sigortacılar, depremde ayakta kalmış, yıkılmamış ancak ağır hasarlı binalar olacağını belirterek, birçok binada ise ince hasar denilen dekorasyon hasarları olacağını vurguluyorlar.
İzmir’de yaşanan deprem ve tsunami sadece Türkiye sigorta pazarını etkilemeyecek, dünya reasürans pazarını da etkileyecek. Çünkü oluşan hasarın bir kısmı yurtdışındaki reasürans şirketleri tarafından karşılanacak. Sigortacılar, dünya reasürans pazarının taşın altına elini koyacağı bir hasarla karşı karşıya olduklarına değiniyor.

DASK'A 2 BİN 500 HASAR İHBARI GELDİ
Depremin yaşandığı Ege bölgesinde zorunlu deprem sigortası kapsamında sigortalanabilir konut sayısı 2.6 milyondan biraz fazla. Bunların da 1.4 milyonu sigortalı. Ege bölgesinde sigortalılık oranı yüzde 54. Depremin meydana geldiği İzmir’de ise sigortalanabilir toplam konut sayısı 1.1 milyonun üzerinde ve bu konutların 637 bine yakını depreme karşı sigortalı. İzmir’de sigortalılık oranı yüzde 57’e yakın. Yani İzmir, sigortalılık oranı en yüksek illerden biri. Tabi şunu da söylemek gerekiyor, yine de iki konuttan biri sigortalı. DASK, depremin hemen ardından İzmir’de çalışmalara başladı. Öğrendiğime göre de iki gün içinde DASK’a gelen ihbar adedi 2 bin 500’ün üzerinde. Sigortacılarla konuştum, durum zorunlu deprem sigortası açısından nedir diye. Yıkık bina sayısının az olduğunu, binalarda az hasar bulunduğunu; tsunaminin yaşandığı Seferihisar’da ise yine zorunlu deprem sigortası kapsamında konutlarda su basmaları olduğunu söylediler.

TSUNAMİ SİGORTA KAPSAMINDA MI?
İzmir'de meydana gelen deprem ve hemen arından yaşanan tsunamide en çok merak edilen konuların başında tsunaminin, sigorta kapsamında olup olmadığı geliyor. Aracından konutuna, işyerinden tekneye kadar deprem teminatı olan tüm sigortalılar, tsunaminin neden olduğu zararı sigortadan alacaklar. Zorunlu deprem sigortası olup da tsunamide konutları zarar görenler de DASK’tan zararlarını alacaklar. Çünkü zorunlu deprem sigortası kapsamında; depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararlar karşılanıyor. Aynı şekilde konut paket poliçelerinin, kasko poliçesinin ve işyeri paket poliçelerinin içinde deprem ve tsunami teminatı bulunuyor. Hatta poliçede bu teminat, ‘deprem, yanardağ, tsunami’ diye geçiyor. Özetle; sigortası olanlar için tsunami sigorta kapsamında. Yine de depremde ve tsunamide aracı, konutu, işyeri zarar görenler poliçelerini kontrol etsinler. Hemen belirteyim, trafik sigortası deprem ve tsunami zararını karşılamaz, sigortadan tazminat alabilmek için kasko sigortası gerekiyor.

TEKNE SAHİPLERİ POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN
Deprem sonrası yaşanan tsunami özellikle teknelere ciddi zarar verdi. Son belirlemelere göre tsunami nedeniyle 30 yakın tekne battı ancak sürüklenme sırasında birbirine çarpma nedeniyle 150 teknenin gövdesinde hasarlar oluştu. Peki, bu hasar, sigortadan karşılanacak mı? Tekneler de araçlardaki kasko sigortası gibi gövde sigortası ile sigortalanıyor. Sigorta teminatı, deniz risklerini, teknedeki makine ve aygıtları kapsıyor. Deprem, tsunami, yangın gibi riskler ise ek teminat ile alınıyor. Öğrendiğime göre de birçok teknede paket poliçe bulunduğundan deprem ve depremin neden olduğu tsunami de sigortanın kapsamı içinde. Tsunamide teknesi zarar görenlere tavsiyem, deprem teminatı olup olmadığı konusunda poliçelerini kontrol etmeleri.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/sigortali-hasar-1-5-milyar-lirayi-gececek-41651673

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




30 Ekim 2020

ON SORUDA ARAÇLARDA DEĞER KAYBI TAZMİNATI

Noyan Doğan'ın 26 Ekim 2020 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan ve araçlarda değer kaybı tazminatını konu alan yazısı...

Bir süredir, okuyuculardan, değer kaybı tazminatı ile ilgili çokça soru alıyorum.
Kimileri, değer kaybı tazminatını nasıl alacağını soruyor, kimileri de tazminat alamamaktan şikayet ediyor. Konunun bu kadar gündeme gelmesi ve şikayetlerin çoğalmasının nedeni ise son aylarda, özellikle ikinci elde artan araç fiyatları. Tabi buna paralel dövizdeki artış nedeniyle hasar maliyetlerindeki artış da etken rol oynuyor.

Şunu da söylemek lazım; araçların rayiç bedeli arttıkça, alınacak değer kaybı tazminatı da yüksek oluyor. Mesela, geçen senelerde ortalama değer kaybı tazminatı olarak 2-3 bin liralar ödenirken; bugünlerde araçların rayiç bedelleri arttığı için bu rakam 5-7 bin liralara kadar çıkmış durumda. 
Peki, değer kaybı tazminatı nedir, nasıl alınır? Sorularla anlatayım.



HER HASARA TAZMİNAT ÖDENMEZ

1) Değer kaybı tazminatı nedir?
Kaza sonrası hasar gören araçlar, hem TRAMER kayıtlarında hasarlı araç olarak geçiyor, hem de onarım gördüğünden piyasa rayiç değerinde maddi kayba neden oluyor, yani değer kaybı yaşanıyor. Bu kayıp, trafik sigortasından karşılanıyor. Buna da değer kaybı tazminatı deniyor. Sigorta şirketleri, trafik sigortasından, onarım gören araçlara değer kaybı tazminatı ödüyor.

2) Her sürücü değer kaybı tazminatı alabilir mi?
Tazminattan yararlanabilmeniz için kazada kusursuz taraf olmanız gerekiyor. Kazaya neden olan kusurlu sürücüler değer kaybı tazminatı alamıyor.

3) Değer kaybı tazminatı nasıl hesaplanıyor?
Sigorta şirketleri; aracın rayiç değerine, hasarın boyutuna, aracın kilometresine, ticari amaçlı kullanılıp kullanılmadığına göre bir hesaplama yapıp, çıkan tutarı araç sahiplerine ödüyor. Bu hesaplama yöntemini ise kamu belirliyor.

4) Araçtaki tüm hasarlar için tazminat ödeniyor mu?
Hayır; mini onarım ile giderilen basit kaporta, plastik tampon onarımları, cam, radyo-teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamında yapılan onarımlar için değer kaybı tazminatı ödenmiyor.

İTİRAZ HAKKINIZ VAR

5) Araçta oluşan tüm hasar için tazminat alınabilir mi?
Hayır; aracın rayiç değerinin yüzde 25’ini aşan değer kaybı talepleri ödenmiyor.

6) Taksi, kiralık araçlar gibi ticari amaçlı kullanan araçlar da tazminat alabiliyor mu?
Alabiliyor, ancak değer kaybı tazminatının yüzde 50’si ödeniyor.

7) Tazminat için model ya da kilometre sınırı var mı? Tazminat alabilmek için aracı satmam mı gerekiyor?
Her model için tazminat ödeniyor. Kilometreye göre de tazminat tutarı değişiyor. 150 bin kilometre ve üzeri araçlarda tazminat tutarı diğerlerine göre düşük oluyor. Tazminat almak için araç satılacak diye bir kural yok, hasar sonrası tazminat ödeniyor.

8) Tazminat için kime, nasıl başvurulacak?
Kazası tespit tutanağı ve değer kaybı talep edilen araca ilişkin hasar ekspertiz raporu ile hasar fotoğrafları, aracın ruhsat fotokopisi, sürücü belgesi sigorta şirketine bizzat ve yazılı olarak müracaat edeceksiniz. Başvuruyu sigorta şirketinin internet sitesi üzerinden de yapabiliyorsunuz. Sigorta şirketi gerekli hesaplamayı yapıp, çıkan değer kaybı tazminatını bankaya yatıracak. Tazminat talebi için aracı kurum veya kişilere başvurmanıza gerek yok.

9) Sigorta şirketinin ödediği tazminat az gelirse, itiraz hakkım var mı?
Var; Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilirsiniz. Başvurular 4 ay gibi kısa bir sürede çözüme kavuşuyor.

10) Tazminat bir kere mi ödeniyor, her kaza sonrası da başvurulabilir mi?
Sürücü senede kaç kazaya karışırsa karışsın, her seferinde değer kaybı tazminatı alabiliyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/10-soruda-araclarda-deger-kaybi-tazminati-41645625
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




13 Ekim 2020

ANAYASA MAHKEMESİNİN TRAFİK SİGORTASINDA İPTAL KARARI

Hürriyet Gazetesi'nde 12 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan, Sn.Noyan Doğan imzalı ve Anayasa Mahkemesi'nin trafik sigortasında aldığı iptal kararlarını konu alan yazısı.

Anayasa Mahkemesi trafik sigortasında iptal kararı verdi, bundan sonra ne olacak?

Cuma günü Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasının bazı maddelerini iptal etti.
Dikkat ettim, birkaç gündür, hangi maddeler iptal edildi, bunların yansıması ne olacak tam olarak anlaşılmadı. Hal böyle olunca da her kafadan ayrı ses çıkmaya başladı. Kimileri de iptal edilen maddelerin çok önemli olmadığını öne sürdü. İşin doğrusunu anlatayım.

Ama önce, Anayasa Mahkemesi, neden durduk yere böyle bir karar verdi; kısaca ona değineyim. Özetle, Anayasa Mahkemesi’ne, trafik sigortasının altı maddesinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusu yapılmış. Mahkemede bu başvuruları inceleyip, bunların arasında 3 tanesinin iptaline karar verdi.


HANGİ MADDELER İPTAL EDİLDİ?

İptal edilen maddelerin içinde bir tanesi var ki, hem çok önemli hem de bundan sonra dengeleri değiştirecek nitelikte. İşin hukuksal boyutuna çok fazla girip, kafaları karıştırmak istemiyorum. En basit haliyle anlatayım. 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile trafik sigortasında ödenecek tazminatların, genel şartlar ile belirlenmesine imkan tanındı. Böylece, trafik kazalarında hayatını kaybedenler için sigortadan ödenecek tazminatın hesaplanmasına ve bu hesap sonrası da yakınlarına yapılacak ödeme tutarına düzenleme getirildi. Hesaplama yönteminin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmasına hükmedildi. İşte Anayasa Mahkemesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarla düzenlenemeyeceğini, bunun kanunla yapılması gerektiğini hükmederek, maddeyi iptal etti.

SÜRÜCÜLERİ NELER BEKLİYOR?

Şimdi birileri diyecek ki, ‘iptal edilmişse ne olmuş yani’. O iş, o kadar basit değil. 2016 yılında, bir torba kanun içine eklenen bu maddeyle, neden düzenleme yapıldı; ona bakmak lazım. Tüm sürücüler, o dönemi hatırlayacaktır. Sigorta şirketleri trafik sigortasında fiyatları neredeyse yüzde 150’lere varan oranlarda artırmışlardı. Gerekçe ise, yargı kararlarıydı. Özellikle trafik sigortasında ödenen vefat tazminatının hesaplanmasında, kanunla sınırları çizilmiş belli bir standart olmadığından mahkemeler, kişiden kişiye değişen tutarlarda tazminatlara hükmediyordu. Sigorta şirketleri de bunları ödemek durumunda kalıyordu. Hatta bu düzen -daha doğrusu düzensizlik- aracı adı verilen kişilerin türemesine bile neden olmuştu. Bu aracılar, ‘sigorta şirketi size az para öder, bana vekalet verin, dava açalım üç-dört katı tazminat alırız’ diyerek, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kapısına çalıyordu.

TAZMİNATLAR NASIL ÖDENECEK?

Sigorta şirketleri hesapta kitapta olmayan paralar ödemeye başlayınca da trafik sigortasının primlerini ciddi artırmış; bu sefer de tüketici feryat eder hale gelmişti. Kaotik ortamı bitirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı (o dönem Hazine Müsteşarlığıydı) devreye girdi, 2016 yılının nisan ayında çıkan torba kanun içine trafik sigortasından ödenecek tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara göre belirleneceği yönünde bir madde eklendi ve hesaplama yönteminin de Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlemesine izin verildi.
Düzenleme ile birlikte trafik sigortasındaki kaos bitti. O günden bu yana da Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı hesaplama yöntemi ile tazminatlar ödeniyor. İşte, geçen cuma günü, Anayasa Mahkemesi bu maddeyi iptal etti. Böylece, tekrardan, 2016 yılından önceki döneme dönüldü. Şimdi anladınız mı, bu iptal kararının ne kadar önemli olduğunu.
Peki, bundan sonra ne olacak? Ya mahkemeler, tazminat taleplerinde, dört yıldır uyguladıkları hesaplama yöntemine göre karar verecek –ki, ben böyle olacağını sanıyorum- ya da geçmişte olduğu gibi her mahkeme ayrı ayrı tazminatlara hükmedecek.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/kisa-calismada-kidem-tazminati-sorunu-41630629
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



08 Ekim 2020

KASKO DOLU HASARINI KARŞILAR MI ?

Hürriyet Gazetesi'nde 5 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan, Noyan Doğan imzalı, dolu yağışı sonucu meydana gelen hasarların kasko kapsamında onarılmasını konu alan yazı...

Geçen hafta İstanbul’da, kısa süreli de olsa, etkili olan dolu yağışı sonrası okuyuculardan, "kasko sigortası dolu hasarını karşılar mı?", "trafik sigortasından zararımı alabilir miyim?", "dolu hasarı hasarsızlık indirimimi etkiler mi?" şeklinde sorular gelmeye başladı.

Klasiktir; her afet sonrası sigortaya bir ilgi olur, sorular sorulur, bu ilginin bir kısmı sigorta alımına da döner ama zaman geçer, hele de benzer bir olay yaşanmazsa ilgi biter, sigorta yaptıranlar da ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ deyip sigortasını yenilemez. Yeni bir afet ya da olay yaşanana kadar bu döngü böyle devam eder. Nereden mi, bu tespiti yapıyorum? Basit, konu kasko sigortası ise, kaç sene önce de her dört araçtan biri kaskoluydu; aradan geçen zaman içinde Türkiye’nin dört bir yerinde dolu oldu, sel oldu, araçlar, konutlar suların altında kaldı, büyük kayıplar yaşandı; bakıyorsunuz, bugün halen dört araçtan biri kaskolu.
Neyse, okuyucu sormuş, cevap vermemezlik olmaz. Önce şu, trafik sigortası, kasko karışıklığından başlayayım. Trafik sigortası, trafikte, üçüncü kişilere vereceğiniz maddi ve bedeni zararları; kasko ise sadece kendi aracınıza gelecek zararı karşılar. Hal böyle olunca trafik sigortası dolu, sel gibi afet hasarlarını karşılamaz. O yüzden, geçen hafta yaşanan doluda, aracı zarar görüp de kaskosu olmayanlar, trafik sigortası için sigorta şirketlerine boşa başvurmasın.


POLİÇEDE  BUNLARA DİKKAT!
Nasıl ki, çarpma, çalınma, yanma gibi aracınıza gelecek zararlar kaskodan ödeniyorsa, dolunun neden olduğu hasarı da kasko karşılar. Dikkat ettim de sağda solda, ‘kaskonuz dolu hasarını karşılamayabilir’ gibi haberler çıktı. Sigortacıların sattığı, tüketicilerin de aldığı kasko poliçelerinin yüzde 99’u genişletilmiş kaskodur ve içinde bir-iki istisnai durum hariç tüm zararlar –eğer siz poliçenin içinden bilerek isteyerek çıkartmadıysanız- sigorta teminatının içindedir. Buna dolu da dahil. Yani, sigorta karşılar mı, karşılamaz mı diye endişe duymayın.
Asıl poliçenizde dikkat edeceğiniz husus, doluda zarar gören aracınızı hangi serviste tamir ettireceğiniz. Mesela, sigorta şirketleri, ‘benim anlaşmalı servisime gidersen hiç para ödemeden camın değişir, başka bir servise gidersen hasarın şu kadarını karşılarım üzeri size ait” diyebilir, bunu da poliçeye yazar. Hakeza, onarım için yetkili servise mi gideceğiniz, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servise mi gideceğiniz de poliçenizde yazar.

HASARSIZLIK İNDİRİMİNİ ETKİLER Mİ?
Gelelim, dolu hasarı, kaskoda hasarsızlık indirimini etkiler mi? Etkileyip, etkilememesi tamamen sigorta şirketinin inisiyatifine kalmış. Eğer sadece cam kırılmışsa etkilemez. Ama hem cam kırılması hem de araçta hasar varsa sigorta şirketi hasar dosyası açacağından, bu kayıtta TRAMER’e gideceğinden; hasarsızlık indirimini etkiler. Kimi şirketler, dolu hasarını mini onarım kapsamına sokar; o zaman da etkilenmez. Birileri diyor ki, ‘2017’de yaşanan doluda hasarsızlık indirimi etkilenmemişti’. O yıl yaşanan dolu felaketi sonrasında şirkeler, hasarsızlık indirimini etkilememesi için ortak karar almıştı ama yine de birkaç şirket bu karara uymamıştı.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/kasko-dolu-hasarini-karsilar-mi-41627783
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


12 Eylül 2020

MİNI FİX & ANADOLU KONUT PAKET SİGORTASI

Anadolu Sigorta Konut Paket poliçeleri kapsamında sunulan MİNİ FİX HİZMETİ, sigortalının konutunu taşıması öncesi ve sonrası ihtiyacı olabilecek küçük ölçekli montaj, demontaj ve onarım işlemlerinin Anadolu Sigorta tarafından sağlandığı destek ve organizasyon hizmetidir.


MiniFIX Hizmeti kapsamına giren işlemler;

Beyaz Eşya Montajları:
Çamaşır makinası, bulaşık makinası, kurutma makinası, buzdolabı, derin dondurucu, fırın, ocak, aspiratör ve davlumbaz.

Aksesuar Montajları:
Sabunluk, havluluk, kağıtlık, tablo resim, ayna, korniş, stor perde, yekpare raf.

Kapı ve Pencere Aksesuar ve Kol/Kilit Montajları:
Merkezi sistem içermeyen dış kapı kilit/barel değişimleri, iç kapı kilit değişimleri, güvenlik zinciri veya süngü montajları, kapı veya pencere kolları.

Avize Montajları:
Özel bağlantı gerektirmeyen avize ve aplik montajları.

Elektrik Tesisat Aksesuar Montajları:
Elektrik anahtarı, priz, dimmer anahtar, florasan, elektrik duyu, iç kapı zili ve kapı otomatı.


Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...