28 Mayıs 2019

100 MİLYON LİRALIK KAZA

Noyan DOĞAN'ın 27 Mayıs 2019 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan yazısı...
Alanyasporlu Josef Sural trafik kazasında hayatını kaybetti.
Hesap uzmanlarına göre ailesine ödenecek tazminat 100 milyon lirayı bulacak. Sigorta ise sadece 620 bin lirasını karşılayacak, 99 milyon lirayı kazayı yapan minibüsün şirketi ödemek zorunda kalacak. Uzmanlar sürücüleri uyarıyor: "Tek başına trafik sigortası yeterli değil".

Spor camiasını yasa boğan talihsiz kaza, geçen ayın sonunda yaşandı. Alanyasporlu futbolcuları taşıyan özel minibüsün devrilmesi sonucu 28 yaşındaki Çek futbolcu Josef Sural hayatını kaybetti. Yapılan açıklamalara göre kazanın nedeni, şoförün uyuya kalmış olması. Doğrudur yanlıştır o tarafına yargı karar verecek. Bu kazanın hem sigorta hem de sosyal boyutu var. Ayrıca kazadan herkesin çıkarması gereken de ciddi bir ders var. Üzerinden bir ay geçtikten sonra neden mi şimdi yazıyorum? Konunun uzmanlarına bazı hesaplamalar yaptırdım da ondan. Hepsini anlatacağım.
Sigorta boyutu ile başlayayım. Araştırdım, özel minibüsün (şirketin adını vermeyeceğim) üç ayrı sigortası bulunuyor; zorunlu trafik sigortasızorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ve kasko sigortası. Kazada hayatını kaybeden futbolcunun ailesine vefat tazminatı diğer adıyla destekten yoksun kalma tazminatı trafik sigortasından ödenecek. Ancak önce hukuki olarak tazminat tutarı hesaplanacak. Bu hesap; ölen kişinin yaşı, maddi durumu, aylık geliri, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin sayısı, bu kişilerin yaşı, gelirlerinin olup olmadığı, çocukların olası eğitim masrafları, eşinin geçim giderleri gibi birçok kritere göre yapılıyor. Buna aktüer hesap deniyor. Hesabın sonucu ne çıkarsa çıksın sigortadan limit dahilinde vefat tazminatı ödeniyor ki, 2019 yılı için bu rakam kişi başına 360 bin lira.
SİGORTADAN 620 BİN LİRA
100 milyon liralık kaza
Kazada hayatını kaybeden Josef Sural için uzmanlara tahmini tazminat hesaplaması yaptırttım. Futbolcunun yaşı 28, evli ve biri yeni doğmuş iki küçük çocuğu var. Uzmanların yaptığı hesaba göre destekten yoksun kalma tazminatı 100 milyon lira civarında olacak. Tabi asıl kararı yargı verecek. Peki, bu tazminat kimden talep edilecek. Kazada kusurlu olan minibüsün sahibi olduğu şirketten. Trafik sigortası var, dolayısıyla tazminatın 360 bin lirasını sigorta şirketi ödeyecek. Öğrendiğime göre minibüsün kasko sigortasının içinde 100 bin lira limitli ihtiyari mali mesuliyet teminatı da var. Bir 100 bin lira da buradan ödenecek. Yurtiçi ve yurtdışı yolcu taşıyanların zorunlu yaptırdıkları koltuk ferdi kaza sigortasının da limiti 175 bin lira. Alt alta topladığımızda futbolcunun ailesine 620 bin lira sigortadan vefat tazminatı ödenecek. Minibüsün sahibi şirket için asıl sorun bundan sonra başlıyor. Aktüer hesaba göre ödenmesi gereken vefat tazminatı 100 milyon lira. Bu da şu anlama geliyor ki, minibüsün sahibi şirket kabaca 99 milyon lirayı kasasından ödemek durumunda kalacak. Hangi şirket olursa olsun bu rakam, o şirketin sonu demektir. Hal böyle olunca da mağdur olan taraf tazminatın tamamını alamayacaktır.
TAZMİNATI KİMSE ÖDEYEMEZ
Peki, bu sorunun çözümü var mı? İhtiyari mali mesuliyet adı altında bir sigorta var ki, ben buna tamamlayıcı sigorta diyorum. Kasko ve trafik sigortasından ayrı bir poliçe ve bahsettiğim olaydaki gibi sigortanın limitlerini aşan kazalarda aşan tutarı ve maddi-manevi, hukuki tüm zararları karşılıyor. Eğer futbolcuları taşıyan minibüsün tamamlayıcı sigortası olsaydı 100 milyon liranın tamamı sigortadan karşılanacaktı. Fiyatı da öyle pahalı değil; 100 lira bilemediniz 200 lira. Bence yolcu taşımacılığı yapan tüm araçların kasko sigortası ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası mutlaka olmalı. Bence zorunlu da olmalı. Çünkü artık trafik sigortasının limitleri yetersiz kalıyor. Farklı bir örnek vereyim. Aracınızla; 40 yaşında, geliri yüksek –örneğin şirketi yöneticisi olabilir- birinin ölümüne neden olursanız, en az 5-6 milyon lira destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanıyor. Sigorta ise bunun sadece 360 bin lirasını karşılıyor, kalanı cebinizden ödemek zorundasınız. 
LÜKS ARACA ÇARPMANIN BEDELİ AĞIR
Kazalarda trafik sigortasının artık maddi teminat limitleri ile de tek başına yeterli olmaktan çıktı. Orta halli bir aracın değeri 100 bin lira civarında. Trafikte fiyatı 1 milyon liraları bulan hatta geçen araçlar var ve sayıları da az değil. Trafik sigortası ise 36 bin liraya kadar maddi zararı karşılıyor. Daha açık bir anlatımla, değeri bir milyon lira olan lüks bir araca zarar verirseniz, trafik sigortası sizin adınıza en fazla 36 bin lira karşı tarafa öder, kalanı cebinizden ödemek zorundasınız. Yoksa da hukuk yoluyla alırlar. Nitekim bugün, trafik sigortasının limiti yetmediğinden dolayı kazaya karışan ve ‘trafik sigortasına 500-600 lira ödüyorum başka sigortaya ne gerek var?’ diyen sürücülere sigorta şirketlerine tarafından açılmış binlerce rücu davası var. O nedenle içinde ihtiyari mali mesuliyet (tamamlayıcı sigorta) olan kasko sigortası artık trafik sigortası kadar ihtiyaç.
TRAFİK SİGORTASINDAN KAÇ PARA ÖDENİYOR? (TL)
Tüm Araçlar İçin Araç Başına Maddi Tazminat:.....36.000
Tüm Araçlar İçin Kaza Başına Maddi Tazminat:.... 72.000
Otomobiller İçin Kişi Başına Vefat Tazminatı:.....360. 000
Otomobiller İçin Kaza Başına Vefat Tazminatı:  1.800.000
Minibüsler İçin Kaza Başına Vefat Tazminatı:....3.600.000
Otobüsler İçin Kaza Başına Vefat Tazminatı:.. 11.160.000
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/100-milyon-liralik-kaza-41226573

09 Mayıs 2019

HASARINI EKSİKSİZ BİLDİRENE ÖDEME DE ERKENDEN

Sigorta Medya internet sitesinde 9 Mayıs 2019 tarihinde yayımlanan ve sigorta şirketlerinin hasar süreçlerini konu alan yazı...

Riskten korunmak ve masrafları minimize etmek amacıyla yapılan sigorta, hasar ile karşılaşılması durumunda sigortalının kurtarıcısı oluyor.
Hasar ihbarının yapılması ve sigorta şirketince talep edilen dosyaların eksiksiz toparlanması ise kayıpların en kısa sürede telafi edilmesini sağlıyor.

Sigortalılar ilgi bekler… 
Doğru zamanda bilgilendirilmek, sigortalıların kendisi ile ilgilenildiğini hissetmesi açısından büyük önem taşır. İşte “İyi sigorta şirketi hasar sırasında belli olur” lafı da bu açıdan çok önemli… Hasar servisinin vereceği hızlı, etkin, bilgilendirici hizmet anlayışı ile birlikte doğru hasarı tespit ederek tüketicilerin zararlarını karşılama kabiliyeti, sigorta şirketinin imajına olumlu yansır. Aksine, kötü hizmet alan bir sigortalı, fiyatı ne olursa olsun poliçesine devam etmez.

Sigorta poliçeleri ile risk satın alındığından risk gerçekleşmediği sürece sigorta poliçesinin varlığı ve değeri anlaşılmaz. Ancak risk gerçekleştiğinde ve bir zarar meydana geldiğinde, poliçenin varlığı en önemli unsur haline gelir. Bu andan itibaren de sigortalılar güvendikleri ve hizmet bekledikleri sigorta şirketinin kendilerine vereceği destek ve hizmeti tüm dikkatleri ile takip etmeye başlarlar. Hasar anında istediği hizmeti şirketinden alan bir sigortalının, ikinci yıl poliçesini yenilerken fiyatı ikinci planda bıraktığı ve güvenle poliçesini devam ettirdiği yaşanan bir gerçektir.

Çağımızda iletişim metodları da artıyor. Eskiden sadece telefon vardı. Artık telefona; e-posta ve online iletişim metodları eklendi. Hasar dosyasını takip eden, acente, tamirhane, mağdur ya da sigortalı, bu iletişimlerden hangisini tercih ederse o metodla sürece devam ediliyor.



Hasar dosyaları iyi yorumlanmalı

Hasar yönetimindeki önemli bir diğer husus ise hasar dosyalarının doğru analiz edilmesi ve yorumlanması. Bu artık sigorta tekniği ve sigorta hukuku açısından, sektörün en önemli ihtiyacı ki bu ihtiyaç giderek büyüyor. Gerek oto hasarlarında gerekse oto dışı hasarlarda, hasar dosyasının, hem hasara konu sektörel gelişmeleri hem de uyuşmazlıklara yol açmayacak, sigortalı ya da mağdur açısından, hukuki kaygıları bertaraf eden, bir bakış açısını bir arada gözeten bir hasar yönetimi çok kıymetli. Bir hasar meydana geldiğinde tespit edilen tazminat bedelinin kısa zamanda ödenmesi müşteri memnuniyetinin oluşmasında en önemli faktör. Öncelikle sigortalılardan poliçelerinde hangi teminatları ve hangi hizmetleri satın aldıklarını incelemeleri de bekleniyor. Doğru risk analizi gerekiyor Aslında hasar yönetimi ve hasar hizmeti poliçe üretildiğinde başlıyor. Eğer sigortacı iyi bir risk analizi yapıp doğru teminatları dikkate alarak poliçe üretiyorsa; sigortalılar da düzenlenmiş poliçede almış oldukları hizmetin detaylarını, poliçe genel ve özel şartlarını biliyorlar ise, hasar anında herhangi bir sorun yaşanmıyor. Bununla birlikte hasar anında sigortalılardan vakit kaybetmeksizin detaylı bir şekilde hasar ihbarında bulunmalarını ve istenen bilgi ve belgeleri en hızlı ve güvenli yolla acentelerine iletmeleri bekleniyor.

Hasar ödeme süresini mevzuatın ön gördüğü sürenin altına indirdik

Hasar dosya süreçlerini kısaltarak müşteri memnuniyetini sağlamak adına ödeme sürelerini de mevzuatın ön gördüğü sürelerin altına indirdiklerini söyleyen Dubai Starr Hasar Müdürü Yusuf Büyük bunu nasıl başardıklarını şöyle anlatıyor: “Hasar ihbarının şirkete yapılmasından sonra belirli aşamalarda hak sahiplerine ve poliçenin düzenlenmesine aracılık eden aracısına SMS bilgilendirmesi yapıyoruz. Ayrıca, aracılarla sürekli iletişim kurarak ve muallak listelerini paylaşarak sürecin kısaltılmasına yönelik özel çalışmalarımız da var. Eksper raporu beklenen dosyalarda, eksperlerle periyodik olarak iletişim sağlanmakta ve raporların kapatılması talep edilmektedir. Bir diğeri, hasar frekansının yoğun olduğu sigortalılara belirli dönemlerde eğitimler düzenleyerek hasar dosyası sürecine katkı sağlayacak bilgilendirmeler veriyoruz. Son olarak sürekli gerek tüm branşlar, gerekse branş özelinde muallak tarama çalışmaları yaparak hak sahiplerine yazılı bilgilendirmeler de yapılmaktadır.” Büyük, şirketleri açısından hasar ödemelerinde müşteri memnuniyeti değerlendirmesi yaptıklarında en büyük göstergenin poliçe yenilemeleri olduğunu söylüyor. Dubai Starr, poliçe yenilemelerinde oldukça yüksek bir yenileme oranına sahip.

Eksper olmadan müşteri memnuniyeti olmaz

Sigorta Eksperleri İcra Komisyonu (SEİK) ve Türkiye Sigorta Eksperleri Derneği Başkanı Ahmet Nedim Erdem, eksperlerin hasar sürecini doğrudan yürüten kişiler olduğunu söyledi. Hasar oluştuğunda eksperin asıl amacının objektif bir hasar tespiti ve süreç yönetimi olduğunu belirten Erdem, tarafların hak kaybına engel olunması, hasar maliyetlerinin optimum düzeyde ve doğru bir biçimde yönetilebiliyor olması için çalıştıklarını ifade etti. Erdem, “Hele günümüz koşullarında artık iş sadece hasar hesaplama veya hasar-maliyet belirleme ile ilgili bir süreç olmaktan çıktı. Çünkü talepler farklılaştı, hasarlar çeşitlendi. Her hasar kendi içinde ayrı bir süreç yönetimi ve organizasyon gerektiriyor. Bu noktada da objektif bakış açısına sahip, sigortacılık mevzuatına hakim eksperler hasar sürecini yönetmeli. Güvenilir nitelikte kişilerin olması ve kamu tarafından denetleniyor olması da şart. Bizler süreci yönetiyor ve hasar ödemelerinin sigortalılara hızlı bir şekilde yapılmasını sağlıyoruz. Eksperlerin olmadığı durumlarda doğru karar alınamaz, müşteri memnuniyeti de olmaz. Hasar pazarında oto ve oto dışında eksperler pazarın yüzde 30’unu yönetiyorlar. Son olarak eksper iş hacminin genişletilmesi gerektiğini de belirtmek isterim” dedi.

Hasar ödemelerinde dönüşüm gerçekleştirdik

Şirket olarak hasar tarafında çok önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirten Unico Sigorta Genel Müdür Vekili Özer Özcan, bu dönüşümü yaptıkları teknolojik yatırımlar ve çalışanlarının teknik bilgisinin arttırılması sayesinde başardıklarını kaydetti. Geçen yıl başında, hem oto hasar, hem de otodışı konut hasar tarafında ödeme sürelerini hızlandırmak amacı ile önemli iki proje devreye aldıklarını ifade eden Özcan, “Oto hasar dosyalarımızın yaklaşık yüzde 50’sini hızlı hasar dosyası olarak sonuçlandırarak, proje kapsamında olmayan dosyalara kıyasla yüzde 35 oranında, oto dışı konut hasar dosyalarımızın da yaklaşık yüzde 62’sini hızlı hasar dosyası olarak sonuçlandırmak sureti ile dosya ödeme sürelerimizi proje kapsamında olmayan dosyalara kıyasla yüzde 59 oranında aşağıya çektik” dedi. Sigortalılara tazminat ödemelerini hızlıca yapabilmek adına çok çaba harcadıklarını söyleyen Özcan, bunun da ancak gerekli hasar evraklarının eksiksiz olarak ve zamanında ulaşmasıyla mümkün olacağını ifade etti. Sektörde hasar ödeme anlamında yüksek müşteri memnuniyeti oranına sahip birkaç sigorta şirketinden biri olduklarını da sözlerine ekleyen Özcan bu durumu şöyle açıkladı: Geçen yılın ilk üç ayında tüm branşlarda yaklaşık 16 bin adet hasar dosyası ihbarı şirketimize ulaşmışken, bu yılın ilk 3 ayında şirketimize ulaşan ihbar adedi 19 bin adet civarındadır. Bu adetlerdeki artışın en önemli sebebi, şirketimizin 2018 yılında sektörün üzerinde bir performans sergileyerek yüzde 28,65 oranında büyümesidir. Bu büyüme de müşterilerimize ve acentelerimize olan temas ve çevikliğimizin sonucudur.”

29 Nisan 2019

28 MİLYON SÜRÜCÜ SİGORTALANACAK

Noyan DOĞAN'ın 29 Nisan 2019 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan ve trafik sigortası şartlarında yapılan değişikliği konu alan yazısı...
Trafik sigortasında yeni düzenleme yapıldı ve sigortacılara, sürücülerin ceza puanına göre sigorta fiyatı belirleme imkânı tanındı. Böylece sürücü temelli trafik sigortasına geçişin önü açıldı. Artık sadece araç sahipleri değil sürücüler de sigortalanacak. Sigorta şirketleri sürücü listeleri oluşturacak. Listede kaza yapan ya da yaşı 20’den küçük olanlar varsa fiyat ona göre belirlenecek.
Geçen hafta yayımlanan bir yönetmelikle, trafik sigortasının şartlarında değişiklik yapıldı. Buna göre, trafik kuralları ihlalleri sonucu sürücülere uygulanan ceza puanları ile ehliyetlere el konulma süresi ve nedenleri, sigortanın fiyatını belirlemede kullanılabilecek. Resmi Gazetede yayımlanan bu değişikliğin -pek de anlaşılamadığından olsa gerek- kamuoyuna yansıması farklı oldu. Kimileri, ‘bundan böyle trafik sigortası primleri ceza puanlarına göre belirlenecek’ dedi; kimileri, sigorta primleri yüzde 50 zamlanacak diye yorumladı. İşin doğrusunu anlatayım.

FİYATLAR ARTACAK MI?
Öncelikle şunu belirteyim, bu değişiklik, bugünden yarına trafik sigortasını etkileyecek bir düzenleme değil. Azami fiyat, yani tavan fiyat uygulaması, devam ediyor ve bu kapsamda il il, hem araç gruplarına hem de sürücülerin hasar geçmişine göre sigorta primlerini Hazine ve Maliye Bakanlığı belirliyor; sigorta şirketleri de belirlenen bu fiyatların üzerinde poliçe kesemiyor. Geçen hafta yönetmelikle yapılan değişiklik ise; bir-iki senedir hem ekonomi yönetiminin hem sigortacıların konuştuğu, araçların değil sürücülerin de sigortalandığı sürücü temelli trafik sigortasına geçişe hazırlık. Uygulamaya geçildiğinde ise trafik sigortası artık sürücünün hasar geçmişine, trafik cezası alıp almadığına bakılarak yapılacak ve sigortanın fiyatı da bu kriterlere göre belirlenecek.
SÜRÜCÜ LİSTESİ OLUŞTURULACAK
Bugünkü uygulamada her ne kadar araç sahibi sigorta yaptırıyor gibi gözükse de aslında araç sigortalanıyor ve sürücünün değil, aracın hasar geçmişine bakılıyor. Araç, kişi üzerine de kayıtlı olsa, şirket üzerine de kayıtlı olsa fark etmiyor. O nedendir ki, bugün, çok hasar yapan bir sürücü aracı, eşinin ya da akrabasının üzerine geçirip düşük fiyattan sigorta yaptırabiliyor, aracı da kullanmaya devam ediyor. Ya da hasar geçmişi çok olan bir şoför, yeni işe girdiğinde araç şirket üzerinde gözüktüğünden, hiç hasarı yokmuş gibi sigorta yapılabiliyor. Veya baba, oğluna araç alıyor; çocuk senede iki-üç kazaya karışıyor ama araç babaya kayıtlı olduğundan, sigorta şirketi nezdinde baba hasarlı sürücü gözüküyor.
Yeni uygulamaya geçildiğinde ise trafik sigortası, sürücü temelli olacak, sigorta şirketleri sürücüye göre fiyat belirleyecek. Diyelim ki, araç kişinin üzerine kayıtlı ama aynı aracı kendisi, eşi ve çocukları da kullanıyor. Sigorta, aracın kayıtlı olduğu kişiye yapılacak, kullananların isimleri de tek tek poliçede belirtilecek. Bu aşamada kişiye iki farklı sigorta sunulacak. Birincisi, bugün olduğu gibi, aracı tek kişi kullanıyorsa, poliçe ona göre düzenlenecek. İkincisi, aracı çok kişi kullanıyorsa, sigorta ile birlikte sürücü listesi olacak, araç sahibi, diğer sürücülerin isimlerini sigorta şirketine bildirecek. Aynı durum şirket araçları için de geçerli olacak. Sigortada aracın plakası, şirketin adı yazacak, ancak şirket aracını kaç kişi kullanıyorsa, o kişilerin tam listesi trafik sigortası ile birlikte sigorta şirketine verilecek.

EHLİYET BİLGİLERİ TOPLANACAK
Peki, bu ne sağlayacak? Sigorta şirketleri sürücüleri takip edecek ve hasarlı-hasarsız sürücü ayrımı yapabilecek. Araç satılsa da, devredilse de, kişi yeni bir araç alsa da poliçe sürücüye göre düzenlenecek. Hal böyle olunca da sigortanın fiyatı buna göre belirlenecek; çok kaza yapan yüksek prim, kaza yapmayan düşük prim ödeyecek. Sürücü temelli trafik sigortasına geçilebilmesi için de sigortacıların, sürücülerin; ceza puanı geçmişi, ehliyete el konulup konulmadığı, konulmuşsa hangi nedenden konulduğu gibi ehliyet bilgilerine ulaşmaları ve bu bilgilerin sigorta sistemine entegrasyonunun sağlanması gerekiyor. İşte, geçen hafta çıkan yönetmelikle, sigortacıların, tüm sürücülerin ehliyet bilgilerine ulaşmalarına imkan tanındı. Bu sayede sürücü temelli trafik sigortasına geçiş yapılabilecek.
SÜRÜCÜ TEMELLİ TRAFİK SİGORTASI NASIL OLACAK ?
* Sigorta şirketleri yeni sistemde artık sürücüleri takip edecek.
* Sigortayı araç sahipleri yaptıracak.
* Araç ister şirket üzerine ister kişi üzerine kayıtlı olsun, sigorta yaptırılırken aracı kullanacak olan kişilerin isimleri sigorta şirketine bildirilecek.
* Araç satılsa da devredilse de kişi yeni bir araç alsa da poliçe sürücüye göre düzenlenecek.
* Trafik sigortası sürücülerin hasar geçmişine, trafik cezası alıp almadığına bakılarak yapılacak, fiyat da bu kriterlere göre belirlenecek.
* Aracı, sürücü listesindeki kişiler kullanabilecek.
* Araç sahipleri sürücü listesini değiştirip yeni isimleri sigortacıya bildirebilecek.
* Sürücü listesinde çok kaza yapan ya da yaşı 20’den küçük birileri varsa sigortanın fiyatı da ona göre tespit edilecek
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/28-milyon-surucu-sigortalanacak-

24 Nisan 2019

MEMNUN SİGORTALI: İŞ YERİMİZDE SİGORTASIZ VİDA BİLE SIKILMAZ

Sigorta Medya internet sitesinde 23 Nisan 2019 tarihinde yayımlanan ve sigortanın sağladığı faydaları yaşayarak gören BESA Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın ile yapılan röportaj…

BESA Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın, akaryakıt, otomotiv ve vida üretimi yaptıklarını belirterek, “işyerlerimizde sigortasız vida bile sıkılmaz” diyor.
Yalçın, yaşadıkları iki üzücü olayı Anadolu Sigorta sayesinde sıkıntı çekmeden atlattıklarını söyledi.




Memnun Sigortalı köşemizin Nisan konuğu BESA Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın oldu. Yalçın, “Yaklaşık 20 yıllık bir aile şirketiyiz. Akaryakıt, otomotiv ve vida üretimi yapıyoruz. 35 yaşındayım. Evliyim, iki çocuğum var. Mimarlık okudum ama şu an mesleğimi yapamıyorum. Eskiden inşaat yapıyorduk ve mesleğimi uyguluyordum. 5-6 yıldır inşaatın içinde değiliz” dedi.

Sigortaya bakış açılarını “İşyerlerimizde sigortasız vida bile sıkılmaz” diye özetleyen Yalçın, “Bizim daha önce yaptığımız işlerden biri rent a car yani oto kiralamaydı. O zamanlarda da biz bütün araçlarımıza kasko yaptırmak zorundaydık. Sigorta yaptırmadığımız hiçbir ürünümüz yok. Fabrikalarımız, benzin istasyonlarımız, araçlarımız… Hepsinin kaskosunu ve zorunlu trafik sigortalarını yaptırıyoruz. Bununla beraber son 5-6 yılda hayat sigortaları ve sağlık sigortalarını hem kendimiz hem de çalışan arkadaşlarımız için yaptırıyoruz” şeklinde konuştu.

Bilinen şirketlerle çalışsınlar
Vatandaşların bazı sigorta şirketleriyle sorun yaşadığına dikkat çeken Yalçın, “Aslında vatandaşlarımız bazı sigorta şirketlerini çok iyi tanımıyor. Ya acente kaynaklı ya da araçsa tamirhanelerde sıkıntı yaşamış. Bundan dolayı küsüyor ve tanımak istemiyor. Bizim başımıza gelmedi ama duyuyoruz, Sigortasını yaptırmış ama bir hasar oluştuğunda parasını alamamış gibi sıkıntılar duyuyoruz. Bunun içinde bilindik büyük sigorta şirketleriyle çalışmak bizim tercihimiz oluyor. Vatandaşlara da bunu öneriyoruz” diye konuştu.

Çalışanımızı kaybettik
Bugüne kadar iki büyük hasarla karşılaştıklarını anlatan Yalçın, “Yıllardır Anadolu Sigorta’nın acentesi EKO Sigorta ve Aracılık Hizmekleri ile çalışıyoruz. İki büyük hasarımız oldu. Bunlardan biri bizim için çok üzücüydü. Çünkü bir çalışanımızı kaybettik. Fabrikada çalışan bir arkadaşımız yüksekten düşerek rahmetli oldu. Tüm fabrika çalışanlarımızın hayat sigortaları var. Arkadaşımız vefat ettikten sonra sigorta şirketimiz poliçede yazan tazminatı ödeyerek aileyi rahatlattı. Çok hızlı ve kolay şekilde sonuca ulaştık. EKO Sigorta’dan Tolga beyin çok büyük yardımları oldu. İşlerimizi hızlı bir şekilde çözdük” dedi.

Acentem ikna etti
Hayat sigortası poliçesini acentenin ısrarıyla yaptırdıklarına vurgu yapan Yalçın, “İşyeri sigortası yaptırmak istediğimizde acentemiz hayat sigortasında ısrar etti. Hatta, ‘Biz poliçeyi kesiyoruz. Siz isterseniz ödemeyin’ dediler. Vefat olayı da poliçeyi kestirdikten 6 ay sonra gerçekleşti. Sigortacının farkı burada ortaya çıkıyor. Acentem beni ikna etmeseydi belki de hayat sigortası yaptırmayacak ve büyük sıkıntı yaşayacaktık. Hayat sigortası yaptırarak, yaşadığımız sıkıntıyı hafiflettik” diye konuştu.

Ödememiz gecikmedi
Yalçın, başlarından geçen diğer olayı ise şöyle özetledi: “Aracımız Pendik sahilinde denizin taşmasıyla suyun altında kaldı. Markası Audi A7 idi. 180 bin lira hasar çıkardılar. Aracımızın beyni yanmıştı. Bize söylediklerine göre daha önce böyle bir olay olmamış. Parçasının Almanya’dan gelmesi 45 gün süreceği için perte çıkmasına karar verdik. Sigortadan aldığımız para 280-300 bin lira civarındaydı. Bununla ilgili bir ay içinde ödemeyi de gerçekleştirdiler. Çok memnun kaldık.

Gençler BES’e sıcak bakmıyor
Besa Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın, genç çalışanlarının Otomatik Katılım’a sıcak bakmadığını söyledi. BES’i daha çok 35 yaş üstü çalışanların tercih ettiğini belirten Yalçın, “Gençler oraya verdiği parayı gereksiz görebiliyor. 20’li yaşlardaki kişinin maaşı, 35- 40 yaşındakine göre düşük oluyor ve verdiği parayı BES’te değerlendirmek istemiyor” dedi. Gençlerin para biriktirmeyi sevmediğini de dile getiren Yalçın, “Evlendikten sonra ve özellikle çocuk doğunca para biriktirme mantığı öne çıkıyor. Çalışanlarımızdan da biliyorum, maaşı 15 günde bitirip sonra avans istiyorlar. Kenara para ayırayım ileride ev, araba alırım diyen çok genç yoktur” diye konuştu. Bankacıların BES’i bilmediğini söyleyen Yalçın, “Bir gün BES için bankayı aradım ve beni yanlış bilgilendirdiler. Bana yüzde yüz devlet katkısıyla 3 sene sonra sistemden çıkabileceğimi ve paramı alabileceğimi söylediler. Oysa öyle değilmiş. 4-5 BES’im vardı hepsini iptal ettim. Bu noktada da beni doğru bilgilendiren acentem oldu. İlk başta acenteyle temasa geçseydim, bana yanlış bilgi verilmez ben de kızıp BES’lerimi iptal ettirmezdim. Bankacı bankacılığını yapsın diyorum. Bankacının işi bankacılık, sigorta satmasın” açıklamasını yaptı.

Acentesiz sigorta olmaz
Besa Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın, sigortacılığın acentesiz yürüyemeyeceğini söylüyor. Tüm sigorta işlerini acente üzerinden yaptıklarını belirten Yalçın, “Bankaların kestiği sigortalar var. Cumartesi veya Pazar günü bir kaza yaptığımda bankacıya nasıl ulaşacağım? Hafta sonu onlara ulaşmak zor. Pazar gecesi gece 12’de bile kaza yapsam hemen acentemi arar, gerekli bilgileri alırım. Bu nedenle acenteyi, sigortacılığın olmazsa olmazı olarak görüyorum” dedi.

Tamamlayıcı sağlığı herkes yaptırmalı
Besa Yönetim Kurulu Başkanı Tarık Yalçın’la gerçekleştirdiğimiz röportajımıza şirket ortağı Cem Yumurtacı da eşlik etti. Yumurtacı, “En çok tamamlayıcı sağlığı beğeniyorum” deyince sözü kendisine bıraktık: “Her şeyi karşılıyor. Filmi de karşılıyor. Önemli bir şeyim olmasa bile kontrole gidiyorum. Kan veriyorum, kolesterolüme, şekerime baktırıyorum. Bu üründen çok memnunum. Kişi başı 650 liraydı geçen yıl. Bu sene bin liraya çıktı. En kötü bir muayene ücreti 120 lira. MR’a girseniz 300-400 lira. Fakat tamamlayıcı sağlık bunların hepsini karşılıyor. Bazı şeyleri de karşılamıyor ama küçük rakamlar alıyorlar. Ben daha sıkıntı yaşamadım. Baktığınızda aylık 100 TL’ye geliyor. Bu ürünü herkese öneriyorum. Alın diyorum. Ben de sigortacı olan ablamın sayesinde yaptırdım. Tamamlayıcı sağlık ürününden çok memnunum.


18 Nisan 2019

ANADOLU SIGORTA’DAN YINE BIR İLK : “UÇUŞUM GÜVENDE” SIGORTA POLIÇESI

Yenilikçi uygulamaları ile sigorta sektöründe her zaman öncü olan Anadolu Sigorta, Türkiye'de ilk ve tek olan "Uçuşum Güvende" Sigortası ile yanınızda...
"Uçuşum Güvende" Sigortası ile tarifeli yurtiçi uçuşlarda veya kalkış ya da varış noktası Türkiye olan tarifeli yurtdışı uçuşlarda, poliçe kapsamına giren uçuş gecikmesi ya da uçuşun iptal edilmesi halinde, başka hiç bir koşula ya da belgeye gerek olmadan bilet sahibi sigortalımıza anında 500.-TL ödeme yapılmaktadır.

Ödeme; uçuşun 2 saat gecikmesi halinde veya uçuş günü veya bir gün öncesinde havayolu şirketi tarafından uçuşun iptal edilmesi halinde sigortalıdan herhangi bir belge talep edilmeden otomatik olarak sigortalının hesabına yapılmaktadır.
Bu ürünümüzde klasik sigorta ürünlerinden ve hasar süreçlerinden farklı olarak sigortalıdan herhangi bir beyan ve/veya belge talep edilmemekte, hak edilen tazminat ödemesi bir zarar ya da kayıp oluşup oluşmadığına bakılmadan ve başkaca herhangi bir koşula bağlı olmaksızın sigorta ettirenin hesabına anında ve otomatik yapılmaktadır.
Ayrıca poliçede bilgileri girilmiş olan uçuşun poliçede belirtilen koşullar çerçevesinde gecikmesi ya da iptal edilmesi halinde sigortalıya SMS ile uçuşunun geciktiği veya iptal olduğu ile ilgili bilgilendirme yapılarak tazminat ödeme sürecinin başladığı iletilmektedir.
Bu kapsamda, sigorta ettirene gerekli bilgilendirmelerin ve tazminat ödemesinin otomatik yapılabilmesi için poliçe düzenlenirken sigorta ettirenin cep telefonu bilgisi ile birlikte IBAN numarasının eksiksiz ve doğru girilmesi önem arz etmektedir.
Ürün hakkında bilgi veren Anadolu Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Levent Sönmez, “Uçuşum Güvende Sigortası parametrik sigorta türündeki ilklerden bir tanesi. Bu ürünümüzde, uçuşun poliçede yazılı süreler içinde her ne sebeple olursa olsun gecikmesini; veya iptal olmasını takiben tazminat ödemesini sigortalıdan hiçbir belge talep etmeden; herhangi bir zarara / kayba uğrayıp uğramadığına bakmadan ve başka herhangi bir koşula bağlı olmadan anında otomatik olarak sigortalının hesabına aktarıyoruz” dedi.
Ekstra bir ödeme
Sönmez, “Bunu, söz konusu uçuşun belirtilen süreden fazla geciktiğini ya da iptal olduğunu anında ve otomatik olarak haber veren uygulamalarla kurduğumuz bağlantılar sayesinde anında ve otomatik olarak yapıyoruz. Söz konusu ödemenin yolcunun havayolu şirketi nezdinde sahip olduğu mevcut haklarının dışında; ekstra verilecek bir tutar olduğunu vurgulamakta da fayda var. Bir örnek ile açıklamak gerekirse; İstanbul – Antalya arası uçuşunuz için ‘Uçuşum Güvende’ sigortası satın aldınız. Bu uçuş havayolu şirketi kaynaklı iptal oldu veya 2 saatin üzerinde bir gecikme yaşandı. Uçuş iptal ise bildiğiniz üzere, biletinizi ileri bir tarihe kaydırabilir veya para iadenizi alabilirsiniz. Gecikme söz konusu ise havalimanında beklemek durumunda kalırsınız. Uçuşum Güvende sigortanız varsa ekstradan 500 TL hesabınıza Anadolu Sigorta tarafından otomatik olarak gönderilir” dedi.
https://www.sigortamedya.com.tr/anadolu-sigortadan-ucusum-guvende-sigortasi/

Detaylı bilgi ve teklif için
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56 


Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...