14 Kasım 2016

KAZANÇ KAYBI....

Kiralık araca çarpanı "kazanç kaybı" yakıyor...
Taksi, dolmuş, otobüs veya kiralık bir araca çarptıysanız ve üstelik kusur sizdeyse vay halinize… Aracı işleten şirket, hasarlanan aracın servis süresince kullanılamaması sebebiyle sorumlu kişiden kazanç kaybı bedeli talep ediyor.

ŞERİFE KAYA / SİGORTA MEDYA
Türkiye’de her yıl 1 milyonu aşkın trafik kazası meydana geliyor. Sürücülerin önemli bir kısmı ise kazaların hukuki boyutu ve sigorta teminatları hakkında yeterli bilgiye sahip bulunmuyor. Zorunlu trafik sigortası sadece karşı tarafın aracına verilen hasarı limitler doğrultusunda karşılıyor. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın, değer kaybı ve onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan “kazanç kaybı” ise trafik sigortası kapsamı dışında kalıyor. Yani, dolaylı zararlar olarak nitelendirilen bu zararlar, aracın trafik poliçesinden talep edilemiyor.

Bir sürücü aracıyla kiralık bir araca çarptığı ve hasar oluştuğu zaman, bazı rent a car şirketleri araç servise çekildiği günden başlamak üzere aracı işletemediği günler için kusurlu olan karşı taraftan, serviste kaldığı gün kadar kazanç kaybı bedeli talep edebiliyor. Bazen de işletmeciler bu meblağı aracı kiralayıp kazaya karışmış müşterisinden isteyebiliyor. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşan sürücüler ise ne yapacağını bilemiyor. Kimi araç kiralama şirketleri ise – bunlar genellikle büyük firmalar oluyor– kimseden ‘ikame araç bedeli’ talep etmiyor, araç kaç gün serviste kalırsa kalsın bu firmanın kendi zararı olarak görülüyor.
Araç kiralama şirketleri, kiraya verdikleriı araçlara mevzuat gereği trafik sigortası yaptırmak zorunda. Kasko sigortası ise opsiyonel bir tercih. Fakat kasko sigortasının olmaması durumunda kiralayan ile kiracı arasındaki kiralama sözleşmesine istinaden, araç sürücüsünün kusur durumuna göre kiracıdan olası bir kaza durumunda hasar miktarı talep edilebiliyor. Bu nedenle, kasko teminatından yararlanmak isteyen kiracı, kiralayacağı araçta kasko sigortasının varlığını kontrol etmeli. Hem kiralama yapan firmanın hem de araç kiralayan kişilerin tüm risklerinin teminat altına alınması açısından kasko teminatlarının yanı sıra üçüncü şahıslara verilen zararlarda ekstra teminat sağlayan “İhtiyari Mali Mesuliyet”, olası hukuksal uyuşmazlıklar sırasındaki harcamaları güvence altına alan “Hukuksal Koruma”, araçta bulunan kişiler için teminat veren “Koltuk Ferdi Kaza” sigortalarının da bulunmasına dikkat etmek gerekiyor.
Poliçe kapsamında, ücretsiz çekme ve kurtarma hizmeti sunan asistans hizmetlerinin ve araç üzerinde oluşabilecek küçük hasarların ücretsiz olarak giderildiği mini onarım hizmetinin de bulunması fayda sağlıyor. Kaza durumunda herhangi bir mağduriyetin yaşanmaması amacıyla poliçede muafiyet olup olmadığı, tüm risklerin kapsama dahil edilip edilmediğini kontrol etmek gerekiyor. Aksi halde sigorta şirketleri hasarın belli bir tutarını ödemeyeceği için kiralama firmaları hem hasar tutarına iştirak etmek hem de araç kiralayanların uğrayacağı zararları telafi etmek zorunda kalabiliyor.
Peki, kiraladığınız araç ile kaza yaptığınızda ya da kiralık bir araca çarptığınızda ne olur?
Şikayet platformlarında ve forumlarda birçok kişi, avukatlık bürosundan arandığını ya da evine bir mahkeme celbi geldiğini, geçmişte yaşanan kaza sonrası çarpılan aracın ‘rent a car’a ait olduğunu ve kazadan dolayı aracın serviste yattığı gün kadar para (ikame araç bedeli) talep edildiğini belirtiyor.
Sürücüler böyle bir durumla ilk defa karşılaştıklarını, şaşkın olduklarını ve ne yapacaklarını bilemediklerini ifade ediyor.
Sürücülerin çoğu bilmese de araç kiralama şirketlerinin sorumlu kişiden araçlarının hasarlanması dolayısıyla uğradıkları zararları talep etme hakkı bulunuyor. Hasarlanan aracın kullanılamaması sebebiyle yoksun kalınan kazanç kaybı da kiralama şirketince kusurlu karşı taraftan, dolaylı zararlar adı altında istenebiliyor. Bu tür bir durumda, kusurlu sürücü, kiralama firması dava açmadan, firma ile uzlaşma yoluna gidebiliyor. Bu şekilde pazarlıkla (sulh yoluyla) daha az bir tazminat ödemesi söz konusu olabiliyor. Şayet, rent a car firması kira dönemi içerisinde kiracıdan kira bedelini tahsil edebiliyorsa veya ikame araç ile bu boşluğu dolduruyorsa, sonuç olarak kaybedilen bir kira bedelinden de bahsedilemiyorsa ortada bir zarar bulunmadığından ikame bedeli talep etme hakkı da olmuyor.
Hasarlı araç fiziki olarak tamir edilse dahi geçirdiği tamir sebebiyle değer kaybeder. Kaza yapan bir aracın güncel piyasa değerli ile aynı özelliklere sahip kaza yapmayan piyasa değeri arasında bir fark vardır. Araç artık kazalı olduğu için ikinci el araç statüsüne düşer, maddi değer kaybı yaşanır. Bu durumun oluşmasına ‘değer kaybı’ denir. Sigorta şirketinin araç değer kaybını karşılamadığı durumda karşı tarafa (kazaya sebebiyet veren kişiye ) araç değer kaybı davası açılır. Değer kaybı miktarı aracın yaşına, yaptığı kilometreye hasarın türü ve aracın hangi bölümünde olmasına göre değişiklik gösterir. Karşı taraf kazada bir kusuru bulunmadığını ispat edemiyorsa araçta meydana gelen kaybı ödemekle yükümlüdür. Trafik sigortası genel şartları gereği kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının yüzde 50’sini aşan talepler, değer kaybı teminatından yararlanamaz.
Kiralık araçlar dışında taksi, dolmuş veya otobüs gibi ticari araçlara çarpmanız durumunda da kusurlu sürücüden ikame bedeli isteniyor mu? Evet, motorlu araç doğrudan ticari amaçla ya da gelir getiren başka bir işte kullanılıyorsa, onarım süresince kullanılamamasından doğan zarar, kazanç kaybı olarak nitelendiriliyor ve ticari araçların mahrumiyet zararı karşı taraftan talep edilebiliyor.
Araç kiralama şirketlerinin sorumlu kişiden araçlarının hasarlanması dolayısıyla uğradıkları “tüm zararları” (hasarın uygun sonucu olmak kaydıyla) talep etme hakkı var. Hasarlanan aracın kullanılamaması sebebiyle yoksun kalınan kazanç kaybı da bu kapsamda tazmini gereken bir zarardır. Araç kiralama şirketinin kasko sigortasının ve sorumlu kişinin (diğer aracın işleteninin) trafik sigortasının aracın hasar sebebiyle atıl kaldığı süre karşılığı, yoksun kalınan kazanç ile ilgili tazminatı içerip içermediği sigorta sözleşmelerinin metnine bakılarak belirlenmesi gereken bir husustur. Bu tip zarar durumlarında kiralama şirketi kusurlu karşı taraftan, dolaylı zararlar adı altında bu talepte bulanabilir. Ülkemizde kiralama firmaları bu tip hasarlar için bir sigorta talebinde bulunmuyor. Ancak, ülkemizde yaygın olmasa dahi bu tür dolaylı zarar sigortaları yapılabiliyor. Ancak, kiralama firmasının hasarı bu tip bir sigorta ile karşılandıktan sonra sigortacı da kusurlu tarafa ödediği dolaylı zararı rücu edebilir. Kusurlu sürücünün sorumlu olduğu bütün zararları ödemesi gerekeceği açıktır. Bu tür bir durumda, kusurlu sürücü, kiralama firması dava açmadan, firma ile uzlaşma yoluna gitmelidir. Bu şekilde pazarlıkla (sulh yoluyla) daha az bir tazminat ödemesi söz konusu olabilir.
Kiralık araçların, öncelikle -tüm araçların yaptırmak zorunda olduğu- üçüncü şahıslara verilebilecek zararları teminat kapsamına alan trafik sigortası poliçesini, ayrıca “Genişletilmiş Kasko Sigortası” kapsamında bir kasko sigortası poliçesini yaptırması gereklidir. Kasko sigortası teminatlarının yanı sıra “İhtiyari Mali Mesuliyet”, “Hukuksal Koruma”, “Koltuk Ferdi Kaza” sigortalarının da bulunması tüm risklerin teminat altına alınmasını sağlayacaktır. Diğer taraftan poliçe yaptırmamak, tüm rizikoların kiralama firması tarafından üstlenilmesi anlamına gelecektir.
Herhangi bir kaza durumunda hem araca hem aracı kiralayana hem de karşı tarafa verilebilecek zararlar kiralama firması tarafından karşılanmak zorunda kalınacak, bu da ciddi bir maliyet yaratacaktır. Araç değer kaybı talebi konusu ise Trafik Sigortası Genel Şartları ile düzenlenmiştir. Trafik Sigortası Genel Şartları’nın değer kaybını düzenleyen bölümü altında yer alan “Teminat Dışında Kalan Haller” başlığının 6. maddesinde “Kısa süreli kiralık araçlar, taksi, dolmuş, uzun süreli (bir yıl veya daha uzun) kiralık araçlarda eksper tarafından hesaplanan değer kaybı tutarının yüzde 50’sini aşan talepler” ifadesi yer almaktadır. Bu ifadeden hareketle, kısa süreli veya uzun süreli kiralık araçlarda değer kaybı ödemesi, eksper tarafından tespit edilen değer kaybı tutarının yüzde 50’si olarak yapılmaktadır.
Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından dolayı doğacak zararlar sorumlu kişilerden talep edilebilir. Araç kiralama firmalarının kazada araçtan mahrum kaldığı zarar ise ‘kiralama bedeli’ olarak kusurlu olan karşı taraftan istenebilir.
Eğer kişi, bu bedeli ödemeyi kabul etmez ve karşı taraf mahkemeye başvurursa müşteri veya kiralık araca çarpan diğer sürücünün açılacak bu davadan tamamen haklı çıkabilmesi için oluşan kazada kusursuz olması gerekiyor. Ödemek istemeyen şahıs şayet kusursuz olduğuna inanıyorsa bu yönde itiraz edebilir. Kusursuzluğunu ispat ederse de zararı ödemekten kurtulur. Ancak kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermiş ise kusuru oranında bu zararı ödemek zorundadır. Bundan kurtulamaz ancak talebi azaltma şansı olabilir.
Şöyle ki; Borçlar Kanunu hükümlerine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir.
Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Yargıya yansımış olan böyle bir uyuşmazlıkta mahkeme tarafından öncelikle aracın tamir süresi karşılığında oluşan zarar hesaplanması için bilirkişiden görüş alınır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır. Mahkemece, araç mahrumiyeti nedeniyle kazanç kaybına ilişkin delilleri sorulmalı, ne iş yaptığı belirlenmeli, zararı belirlenirken evi ile işyeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmesine ilişkin itirazlarda bulunabilir. Kazanç kaybı belirlenirken, davacının aracını çalıştırmaması nedeniyle zorunlu giderleri olan yakıt ve amortisman masrafları yapmadığı dikkate alınarak bu miktarın mahsubu ile net kazanç kaybının tespit edilmesi gerekir. Özetle kazanç kaybı şeklinde şahıslardan istenilen talepler bu zorunlu giderler çıkarılarak belirlenmelidir. Aksi halde bunlara dikkat edilmeden ödenecek tazminatlar ‘sebepsiz zenginleşmeye’ neden olacaktır. Bu yüzden böyle bir talep geldiğinde kusuru ile kazaya sebebiyet veren şahısların zarar hesaplamasında bu hususlara dikkat etmesi gerekir.
Araç kiralarken bunlara dikkat edin!
▼ Aracınızı mutlaka yasal firmalardan kiralayın ve sözleşme yapın.
▼ Kiralayacağınız aracın yaşına ve kilometresine dikkat edin.
▼ İlk olarak arabanın modeline, dış görünüşüne bakmayın. Motorunu, çarpma izi, farda ya da çamurlukta bir kırık var mı kontrol edin. Araçta hasar varsa bunu sözleşmede belirtin.
▼ Aracın ruhsatını ve muayene tarihlerini kontrol edin. Çünkü, trafikte alınan cezalardan sürücü sorumlu olacaktır.
▼ Kiralanacak aracın mutlaka zorunlu trafik sigortası ve ‘rent a car’ kasko sigortası olup olmadığını kontrol edin. Zorunlu trafik sigortası olmayan araçlar trafikte dolaşamaz.
▼ Aracı, rent a car firmasına zamanında teslim edin. Teslim zamanını aştığınızda kiracıdan tam gün ücreti alınıyor.
▼ Bir kaza, çekilme vb. durumunda hangi yol izlenmeli ve ne tür belgelerin getirilmesi gerektiği konusunda bilgi isteyin. Hangi numarayı ve kimi arayacağınızı öğrenin.
▼ Araç kiralama şirketinin servis ve bakım noktalarına ulaşım kolaylığına dikkat edin.
http://www.sigortamedya.com.tr/kiralik-araca-carpani-kazanc-kaybi-yakiyor/

13 Kasım 2016

KASKO FİYATLARI...

Kasko fiyatları dibi gördü  !


Trafik sigortasında fiyat tartışması tüm hızıyla devam ederken sürücüler, son yılların en ucuz kasko fiyatı ile karşı karşıya. Bugün için kaskoda prim artışı enflasyonun çok altında kalırken, otomobiller için ortalama fiyat bin lira seviyesinde

Trafik sigortasında prim artışlarına paralel yüksek fiyat tartışması tüm hızıyla sürürken, kaskoda fiyat artışı yerinde saydı ve özellikle otomobillerde ortalama kasko fiyatı, bin lira seviyelerinde kaldı. Bu senenin Eylül ayında tüm araçlarda toplam fiyat artışı, geçen senenin aynı dönemine göre sadece yüzde 2 oldu ki, bu da enflasyonla mukayese edildiğinde reel olarak fiyatlarda yüzde 5’lik bir gerileme anlamına geliyor.




TRAFİK FİYATI KASKOYU DA VURDU
Uzmanlar, otomobiller için günlük kasko priminin 2,73 lira olduğunu belirterek, fiyatın sudan ucuz olduğunu savunuyor. Türkiye’deki 20 milyon 729 bin araçtan 4 milyon 401’i kasko sigortası yaptırıyor. Yani, tüm araçların sadece yüzde 21’i kaskolu. Sigorta Bilgi Merkezi’nin (SBM) verilerine göre, bugün için araç bazında ortalama kasko fiyatlarına bakıldığında; taksilerde bin 500, minibüslerde bin 100, otobüslerde 7 bin, kamyonetlerde 830, kamyonlarda 2 bin 300, motosikletlerde bin 200 ve traktörlerde 400 liralar seviyelerinde. Kasko sigortasında en yüksek primi ödeyen kesim ise otobüs, kamyon, taksi ve motosikletler.
KÂRLILIK AZALIYOR
Öte yandan, bu yılın ilk yarısında sigorta şirketleri sattıkları kasko sigortasından 3 milyar TL prim toplarken, 2.9 milyar liralık da tazminat ile karşı karşıya kaldılar. Sigortacılar, özellikle otomobillerde 1.9 milyar liralık prime karşılık 1.8 milyar liralık hasar ödediler. Yani, kaskoda, aldıkları her 100 liralık prime karşılık 70’liraya yakın hasar ödemesi yaptılar. Yılın ilk yarısında ise sigorta şirketleri kasko sigortasında 276 milyon lira kar elde etti.
FİYAT ARTABİLİR
Sigortacılar ise kasko fiyatındaki düşüklüğü, şirketler arasında yaşanan ve fiyat odaklı olan rekabete bağlıyor. Trafik sigortasında yaşananların yakın zamanda kaskoda da yaşanacağından endişe eden sigortacılar, “Sigortalı araç sayısı zaten düşük. Rekabet arttıkça fiyatlar geriliyor ama hasarlar da artıyor. Şimdilik az da olsa kar ediyoruz. Bugün için verilen fiyatlar doğru fiyatlar değil, rekabetten kaynaklı düşük fiyat. Eğer ibre zarara doğru dönmeye başlarsa ki, başlaması yakın, kaskonun fiyatı da artar” diyor.
2016’nın eylül ayı itibariyle araçların yüzde 21’isinin kaskosu bulunuyor. 2015’in sonunda ise araçların yüzde 28’e yakını kaskoluydu. Bu da şunu gösteriyor ki, trafik sigortasındaki fiyat artışı, kasko sigortasını vurdu ve sigortalı araç sayısında yüzde 7’lik bir azalışa sebep oldu. İşin ilginci ise son bir yıl içinde kasko sigorta yaptıran otomobillerin sayısında yüzde 4’e yakın artış olurken; taksi, minibüs, otobüslerde sigortalılık oranı yüzde 10’lar seviyesinde azaldı. Daha açık bir anlatımla trafik sigortasındaki fiyat artışından en çok şikayet eden kesim olan ticari araçlar, kasko sigortasını yaptırmamaya başladı.
http://www.haberturk.com/ekonomi/ekonomi/haber/1314446-kasko-fiyatlari-dibi-gordu
http://bizbize.com.tr/haberler/haberdetay/kasko-fiyatlari

BES DEVLET KATKISI....


Bireysel emeklilik sisteminde, 2017 yılında devlet katkısı uygulamasına devam edilecek...


Bireysel emeklilik sisteminde (BES), 2017 yılında da devlet katkısı uygulamasına devam edilecek; özel sağlık sigorta sisteminde, tamamlayıcı sağlık ve uzun süreli sağlık sigortalarının geliştirilmesini teminen havuz modeli değerlendirilecek.
Hazine Müsteşarlığının 2017 yılı bütçe tasarı kitapçığında, Sigortacılık Genel Müdürlüğünün gelecek yıl gerçekleştirmesi planlanan faaliyet ve projelerine yer verildi.
Bu projeler şöyle sıralandı:
- 2017 yılında devlet katkısı uygulamasına devam edilecek, bireysel emeklilik sisteminde (BES) otomatik katılıma ilişkin çalışmalar yürütülecek.
- Mevcut fon yapısının daha sade ve bütünleşik tarzda işletilmesine yönelik çalışmalar yapılacak.
- Özel sağlık sigorta sisteminde tamamlayıcı sağlık ve uzun süreli sağlık sigortalarının geliştirilmesini teminen havuz modelinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar yapılacak.
- Sigortacılık bilinçlendirme ve tanıtım stratejisine ilişkin olarak eylem planı güncellenecek ve geliştirilecek.
- 2016 yılında tamamlanan öz değerlendirme sonucuna göre uyum düzeyinin artırılmasına yönelik eylem planı hazırlanacak.
- Sermaye yeterliliği sistemi ve risk ölçümü geliştirilecek, risk esaslı gözetim çalışması tamamlanacak, gözetim ve denetime ilişkin insan kaynakları ve bilişim altyapısı geliştirilecek.

"Veri alışverişi elektronik ortamda yapılacak"
Kitapçıkta, Ekonomik Araştırmalar Genel Müdürlüğünün 2017-2019 döneminde gerçekleştirmesi planlanan faaliyet ve projeler de yer aldı.
Nakit yönetimi kapsamında veri alışverişinin elektronik ortamda yapılmasının planladığı belirtilen kitapçıkta, şöyle denildi:
"Kamu işletmeleri ile bilgi akışı ve iletişimin elektronik ortamda yapılması, bu işletmelerin elektronik olarak izlenmesi, sermaye ihracı ve diğer bilgi sistemlerinin Müsteşarlık bilişim mimarisiyle entegrasyonu ve bunların karar destek sistemleri ile güçlendirilmesi hedeflenmektedir.
Kalite yönetimi, değişim yönetimi, kurumsal yönetişim, süreç yönetimi, sistem analizi ve tasarımı, kurumsal iş çözümleri alanlarında çalışmalar yapılması; performans ölçümü ve yönetimi, kurumsal yönetişim etkinlik ölçümü alanlarında yöntem geliştirilmesi, yatırımlarda devlet destekleri bilgi sisteminin müsteşarlık bilişim mimarisiyle entegrasyonu ve karar destek sistemleri ile güçlendirilmesi planlanmaktadır."
Bireysel katılım sermayesi uygulamalarının internet üzerinden verilmesi projelerine de ağırlık verileceği kaydedildi.

www.bizbize.com.tr

11 Kasım 2016

EVRAK TAKİBİNİN ÖNEMİ...

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde karşıdan karşıya geçerken servis aracının çarpması sonucu yaralanan Hacı Kurt, sigorta şirketinin üst geçidi kullanmadığı için kazaya karıştığını belirterek araçta oluşan hasarı karşılamasını istemesiyle şaşırdı.
“Ben bu paraya nasıl öderim?”

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde yolun karşı tarafına geçmeye çalışan, Hacı Kurt servis aracının çarpması sonucu yaralandı. Sigorta şirketi, Kurt’un 100 metre uzaklıktaki üst geçidi kullanmaması nedeniyle araçta oluşan hasarın ödenmesini istedi. İcra Müdürlüğü, Kurt’un 4 bin 563 liralık borcu ödemesine karar verdi.
Kaza, geçen 13 Mayıs’ta Dilovası’nda Eski Jandarma Kavşağı’nda meydana geldi. 41 P 1791 plakalı minibüs yolun karşısına geçmeye çalışan Kurt’a çarptı. Yaralanan Kurt, kaldırıldığı Gebze Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, başına 20 dikiş atıldı. Kurt kendisine çarpan aracın sigorta şirketinin araçta oluşan hasarı ödemesini istemesi ile şoke oldu. İstanbul 8’inci İcra Müdürlüğü’nden gelen yazıda, sigorta şirketinin 100 metre geride yaya üst geçidi olmasına rağmen bunu kullanmayarak yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen Kurt’a aracın çarpmasıyla oluşan hasarın tahsil edilmesini istedi. İstanbul 8’inci İcra Mahkemesi, Kurt’un 4 bin 563 lirayı ödemesine karar verdi.
İstanbul 8’inci İcra Müdürlüğü’nden gelen ödeme emrini alan Kurt, rahatsızlığı nedeniyle malulen emekli olduğunu, cezayı ödeyebilecek ekonomik gücü olmadığını belirtti. Kurt kaza raporunun yanlış tutulduğunu iddia ederek, şöyle dedi: “Raporda 100 metre yakındaki üst geçitten geçmediğim için aracın bana çarptığı belirtilmiş. Ben karayolundan geçerken araç bana çarpmadı ki, üst geçidin merdivenlerine giden kaldırımın önünde araç bana arkadan çarparak yaraladı. Beni hastaneye kaldıran şoförün iyiliğine karşılık davacı olmadım. Sonra da sanki üst geçidi kullanmayıp karayolundan geçmişim gibi rapor hazırlanmış ve araçtaki hasarı benim ödemem kararlaştırılmış. Malulen emekliyim ben bu parayı nasıl öderim?”
Sigorta Haber – www.sigorta.net.tr

ZORUNLU BES...

BES'te 50 TL'ye 250 lira, 200 TL'ye ise bin 989 lira maaş...


13 milyon çalışanı ilgilendiren sistem, 1 Ocak'ta başlayacak. 45 yaşın altındaki ücretli çalışanların Bireysel Emeklilik Sistemi'ne (BES) otomatik katılımını sağlayacak sistem, bu tarihten itibaren yürürlüğe girecek. Uygulamayla, çalışanlar işverenleri tarafından bir bireysel emeklilik planına dahil edilecek. Maaşlardan her ay prime esas kazancın yüzde 3'ü oranında kesinti yapılacak ve bu tutar çalışanın bireysel emeklilik hesabına aktarılacak. Çalışanların her ay yapacağı en düşük ödeme, mevcut asgari ücrete (brüt bin 647 lira) göre bakıldığında 49,41 lira olacak. Yani ayda en az 49,41 lira ödemeyle bireysel emeklilik hakkı elde edilecek. Takvim'in haberine göre, asgari ücret Ocak'ta artacak. Bu nedenle sistem hayata girdiğinde en az tutar yeni asgari ücrete göre değişmiş olacak. Bireysel emekli olabilmek için en az 10 yıl sistemde kalmak ve 56 yaşını doldurmak gerekecek. Bu şartlar tamamlanınca; isteyen toplu para, isteyen de emekli maaşı alabilecek.

İSTEYEN AYRILABİLECEK
Çalışanlar, emeklilik planına dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip 2 ay içinde sözleşmeden cayabilecek. Cayma halinde; yapılan ödemeler varsa yatırım gelirleri ile birlikte 10 iş günü içinde çalışana iade edilecek. Yine çalışan, ilerleyen dönemde de birikimini alıp sistemden ayrılabilecek. Alınacak emekli maaşı, ödeme tutarına ve süreye göre değişecek. Örneğin; 32 yaşındaki bir çalışan her ay 50 lira düzeyinden yani alt limitten katkı payı yatırır ve 65 yaşında sistemden emekli aylığı bağlanırsa, hesabında birikecek rakam devlet katkılarıyla birlikte 43 bin lirayı bulacak. Bu kişi, ortalama aylık 250 lira tutarında bireysel emeklilik aylığı alabilecek...


08 Kasım 2016

KASKO TEMİNATLARININ ÖNEMİ...

Sigorta şirketine kızan sürücü aracını yakmak istedi....
Sigorta şirketine kızan vatandaş, şirketin genel müdürlüğü önüne gelerek aracını yakmak istedi. Kızgın vatandaş, polisler ve kardeşi tarafından sakinleştirildi.
Edinilen bilgilere göre, 38 yaşındaki Ekrem Genç, lüks aracını Arnavutköy’deki evinin önüne park etti. Gece ilerleyen saatlerde Genç’in evi önüne gelen hırsızlar, arabanın camını kırdı. Torpidoya yerleştirilmiş yedek anahtarı alan hırsızlar, aracı çalarak kaçtı. Hırsızlar aracı plakasını değiştirip iki ay kullandıktan sonra kaza yaptı. Polis ekipleri aracı Küçükköy’de park halinde bulundu ve sahibine teslim etti. Ancak sigorta şirketi aracın hasarını, torpidodan alınan anahtarla çalındığı için karşılamak istememesi üzerine Genç, şirketin genel müdürlüğü önünde aracı yakmak istedi. Ancak olay yerine gelen polisler ve Ekrem Genç’in kardeşi, kızgın sürücüyü sakinleştirerek kararından vazgeçirdi.

“BİZİ DAVA EDİN”
Başından geçenleri anlatan Ekrem Genç, “Buraya gelmemin sebebi hasbel kader bankamın bu sigorta şirketinden sigorta yapmış. Arabam çalındı. Çalındıktan sonra 45 günlük yasal zaman süreci bitti. Kasko şirketim bana ödeme yapamayacağını bildirdi. Yani reddetti. Dolayısıyla ondan 15 gün sonra aracım polisler tarafından hasarlı bir şekilde bulundu. Bu sefer de hasarı karşılamayacağını söyledi. Ben kendilerinin genel merkezine gittim. Yüz yüze görüşmemize rağmen bana dediler ki ‘Siz davanızda yüzde yüz haklısınız. Dava ederseniz dava sonucunda yüzde yüz kazanacaksınız fakat bizim şirket politikamız böyle. Siz bizi dava edin ve davayı bu şekilde kazanın. Amaç halkı, vatandaşı yıldırmak. Bu işi yapmalarını engellemek'” diye konuştu.
“40 BİN TL HASAR VAR”
Genç, aracının 200 bin TL civarında olduğunu söyleyerek, “Bu kasko şirketinin dışındaki bütün kasko şirketleri aynı şekilde çalınan bütün araçların bedellerini ödemiş. Hasarlı bulunmuşsa hasarlarını karşılamış ama bu kasko şirketi bunu mazeret göstererek beni yıldırmak beni bıktırmak, hasarı cebimden ödememi sağlayıp bu işin içinden çıkmanın peşinde. 40 bin TL civarında ortalama hasarı var. Arabanın 200 bin TL civarında değeri var” ifadelerini kullandı.
“ARACI YAKMAK İÇİN BURAYA GELDİM”
Aracı yakmak için Genel Müdürlük önüne getirdiğini söyleyen Genç, “Normalde yakmayı düşündüm polis arkadaşlar ve kardeşim ikna ettiler beni. Aracımı yakmamı engellediler. Buraya aracı getirmemdeki amaç aracı burada yakmaktı” dedi.
“ANAHTARDAN HABERİM YOK”
Ekrem Genç aracın torpidosunda bulunan anahtardan haberi olmadığını ifade ederek, “Bu gerçek asil anahtar, bu da çalındığı plastik anahtar. Kaskonun aslında bunu baz almaması gerekiyor ama bunu baz alarak mazeret göstererek ödemeyi reddediyor. Torpidodaki bu anahtarla çalındı aracım. Böyle bir anahtardan kesinlikle haberim yoktu. Ne satın aldığım firma bunu bana söyledi. Ne de kaskonun bundan haberi var. Kasko poliçesinde de zaten asil ve yedek anahtardan bahsediyor. Üçüncü bir anahtarı baz almıyor” şeklinde konuştu.
Ekrem Genç kasko şirketin dikkate almaması halinde aracını gerçekten yakacağını ifadelerine ekleyerek yazılı, görsel ve sosyal medyada paylaşacağını dile getirdi.
http://www.sigortahaber.com.tr/sigorta-sirketine-kizan-surucu-aracini-yakmak-istedi/
https://www.facebook.com/bizbizesigorta
www.bizbize.com.tr

07 Kasım 2016

KUNDAKLAMA...

Bodrum’da ikamet eden Hakan Yakartaş’ın Konacık Sanayi Sitesi’ndeki tamirciye bıraktığı otomobili gece kundaklandı. Kimsenin yangının sorumluluğunu üstlenmediğini belirten Yakartaş, “Sigorta şirketi de zararımı karşılamıyor, mağdurum” dedi.

Bodrum’un Konacık Mahallesi’nde oturan Hakan Yakartaş, dün saat 16.30 sıralarında 48 UU 347 plakalı otomobilini elektrik aksamındaki bir arızanın giderilmesi ve yıkanması amacıyla Konacık Sanayi Sitesi’ndeki bir tamirhaneye bıraktı. Tamir aynı gün tamamlanmadı, Yakartaş, otomobilin tamirhanede kalmasını kabul etti. Sabah kendisini telefonla arayan tamirhane sahibinin, otomobilinin kundaklandığını söylemesi üzerine Yakartaş şoke oldu. İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen otomobili demir yığınına dönen Yakartaş, polise başvurup şikayetçi oldu.
Şikayet üzerine işyerinin güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, otomobili ateşe veren kişinin, aynı sanayi sitesindeki başka bir oto-tamirhanesinde çalışan, Yakartaş’ın eski tamircisi İsmail Tunç olduğu belirledi. Görüntülerden alkollü olduğu için ayakta durmakta bile zorlandığı görülen Tunç’un saat 04.30 sıralarında, önce otomobilin kapılarını açmada zorladığı, başarılı olamayınca ilk olarak sol arka kapı tarafından ateşe vermeye çalıştığı görüldü. Ancak bundan sonuç alamayan Tunç, bu defa ön tampon kısmına yönelip, otomobili ateşe vermek istedi. O da olmayınca sol arka lastiğin etrafına kağıt parçaları koyup tutuşturduktan sonra sönmemesi için sürekli kağıt ve sandalye koyarak kundakladı.
İsmail Tunç, gözaltına alındı. Polisteki ifadesinde suçunu itiraf ettiği belirtilen Tunç, Yakartaş’ın otomobilini daha önce kullanmak için birkaç kez istediğini, vermediği için de kundakladığını söyledi. Tunç’un Yakartaş’ın otomobilini daha önce birkaç kez tamir ettiği için tanıdığı öğrenildi.

“Kimse sorumluğu kabul etmiyor, mağdurum”

Dört yıllık birikimiyle aldığı otomobilinin tamirinin tamamlandığı haberini almayı beklerken kundaklandığını öğrenince yıkıldığını belirten Yakartaş, “Konacık Sanayi Sitesi’ni kendi açımdan güveli bir yer olarak biliyordum. Otomobilimin, tamir için bıraktığım işyerinin önünde gece kalmasını kabul ettim. Kimse sorumluluğu kabul etmiyor. Sigorta şirketi de zararımı karşılamıyor. Mağdurum. Otomobilimi kundaklayan kişiyi daha önceden aracımı tamir ettiği için tanıyorum. Aramızda alacak meselesi yok. Bugüne kadar emeğinin karşılığını fazlasıyla verdim. Benden birkaç kez gezmek için otomobilimi istemişti. Vermedim, herhalde buna kafayı takmış. Aylar öncesindeki bir şey için nasıl bir kin beslediyse, böyle bir şeyi yapmış. Hem kendisinden hem de sanayi sitesinin yönetiminden şikayetçi olacağım” diye konuştu.
Polisteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilen İsmail Tunç, tutuklandı.
http://www.sigortamedya.com.tr/otomobili-tamircide-kundaklandi/

Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...