22 Ekim 2016

Paraya ihtiyacı olan ilk BES'e göz dikiyor

TSB Genel Sekreteri Eroğlu, BES'in 13 yılına baktığımızda sistemin büyümesinde, kapsamda sorun yok, ancak sorunumuz şu; çıkış oranları çok yüksek, dedi

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı olarak kurulan Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) 13. yılını dolduracak.
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerinden derlenen bilgilere göre, BES'teki katılımcı sayısı 14 Ekim 2016 itibarıyla 6 milyon 488 bin 565 oldu.
Aynı dönemde katılımcıların fon tutarı 51 milyar 238 milyon lirayı bulurken, devlet katkısı fon tutarı da 7 milyar 41 milyon lira olarak gerçekleşti.
Söz konusu tarih itibarıyla BES'ten emekli olan kişi sayısı da 41 bin 85'e ulaştı.
Geçen senenin aynı döneminde ise BES'teki katılımcı sayısı 5 milyon 805 bin 541, katılımcıların fon tutarı da 41 milyar 85 milyon lira olarak kaydedilmişti.
Söz konusu dönemde devlet katkısı fon tutarı 4 milyar 510 milyon lira, emekli olanların sayısı ise 24 bin 512 olarak gerçekleşmişti.
Böylelikle geçen bir yıllık sürede BES'teki katılımcı sayısı 683 bin 24, emekli sayısı 16 bin 573 kişi yükselirken, katılımcı fon tutarı 10 milyar 152 milyon lira, devlet katkısı ise 2 milyar 530 milyon lira artış gösterdi.

Büyük çoğunluk 35-44 yaş aralığında
BES'e katılımın yaşlara göre dağılımına bakıldığında, büyük çoğunluğu 35-44 yaş aralığındakiler oluşturuyor. 14 Ekim 2016 itibarıyla BES içerisinde 35-44 yaş aralığında 2 milyon 216 bin kişi bulunuyor.
Sisteme katılım, 25 yaş altındakilerde 390 bin 641, 25-34 yaş arasındakilerde 1 milyon 951 bin, 45-55 yaş arasındakilerde 1 milyon 429 bin, 56 yaş ve üzerindekilerde ise 501 bin olarak gerçekleşti.
BES'te en fazla katılımcının yerleşik olduğu şehir yaklaşık 1,8 milyon kişi ile İstanbul oldu. İstanbul'u 605 bin kişi ile Ankara, 465 bin kişi ile İzmir, 277 bin kişi ile Antalya ve 256 bin kişi ile de Bursa izledi.

'Çıkış sorununu çözemiyoruz'
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, Türkiye'nin tasarruflarını artırmaya ihtiyacının olduğunu belirterek, "Biz gelişen bir ülkeyiz, yatırım yapıyoruz, yatırımların finansmanına ihtiyacımız var ve artık mevduat yetmiyor. Bankacılık sisteminin kaynakları artık yetersiz." diye konuştu.
Eroğlu, dünyada bu boşluğun özel emeklilik fonlarının doldurduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
"BES'in 13 yılına baktığımızda sistemin büyümesinde, kapsamda sorun yok, ancak sorunumuz şu; çıkış oranları çok yüksek. Sisteme girenler bir şekilde giriyor ama paraya ihtiyaçları olduğunda tabiri caizse ilk bu paraya göz dikiyor. Sistemden çıkış sorununu çözemiyoruz. Bu sistemin başarısını, fonların birikimini, şirketlerdeki karlılığı da etkiliyor. Otomatik katılımdan çıkışın daha fazla olacağını tahmin ediyoruz. Sistem için negatif algı oluşursa, bu algı cayma oranını olumsuz etkiler. Sistemi anlaşılır kılmamız lazım. Katılım süreci yine devam ediyor. Devlet katkısında hak edilen tutarın alınabilmesi için 3 yıl geçmesi gerekiyordu. Bu yıl, o 3 yıl doldu. Devlet katkısını bekleyip çıkmak isteyen kesim bu yıl çıktı."
Eroğlu, otomatik katılım süreci ile ilgili sisteme girenlerin yüzde 80'inin sistemde kalacağı yüzde 20 çıkış olacağı yönünde öngörülerin bulunduğunu, ancak bunun çok iyimser bir oran olduğunu anlatarak, sistemin toplam büyüklüğünün nereye ulaşacağının biraz da cayma oranına bağlı olduğunu söyledi.
Sistemdeki mevcut kişilerin çıkıp, otomatik katılıma geçmesini tavsiye etmediğini aktaran Eroğlu, kazanılmış hakların önemli olduğunu, ancak imkanı olanların ikisini birden kullanabileceğini dile getirdi.

Otomatik katılım
Bu arada, Türk vatandaşı olup 45 yaşını doldurmamış olanlardan ücret karşılığı çalışanlar, Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte işverenin kanun hükümlerine göre düzenlediği bir emeklilik sözleşmesiyle emeklilik planına dahil edilecek.
45 yaş altı çalışanların otomatik olarak katılacağı sistemde, çalışanın katkı payı, prime esas kazancın yüzde 3'ü olacak. Çalışan, 2 ay içinde sözleşmeden cayabilecek. Cayma halinde, ödenen katkı payları 10 iş günü içinde çalışana iade edilecek. Sisteme girişte bir defaya mahsus olmak üzere bin lira ilave devlet katkısı sağlanacak.

21 Ekim 2016

Gelecekte Sigortacılık

InsurTech Sigorta şirketleri için inovasyonda altın fırsat.....

Günümüzde sigorta şirketlerinin başarısını büyük ölçüde iş süreçlerinin ne kadar verimli olduğu ve ellerindeki kaynakları ne oranda kullanabildikleri belirliyor. Sigorta sektörünün geleceğinde başarının yolu, verimliliği büyük ölçüde artıran FinTech’ten (finansal teknolojiler), yani sigorta dalındaki adıyla InsurTech’ten (sigorta teknolojileri) geçiyor.
1- PAKET ÜRÜNLER İLGİ ÇEKMİYOR

Günümüzde sigorta müşterileri kişiselleştirilmiş sigorta çözümlerini tercih ediyor. Paket ürünler eskiden olduğu kadar ilgi çekmiyor. “Kullandığın kadar öde” modelleri beklentileri bir noktaya kadar karşılasa da, paylaşım ekonomisinin popülerlik kazanması geleneksel sigorta çözümlerinin yetersiz kalmasına neden oluyor. Bu boşluğu fark eden yeni oyuncular, pazardaki boşlukları fırsata çeviriyor.

• Bir startup olan Metromile, araçlarını nadir olarak kullanan sürücüler için risk değil, müşteri bazlı trafik sigortası teklifi sunuyor. Düşük fiyatlara sunulan ürün, sürülen kilometre başına sadece birkaç kuruşa denk bir ödeme alıyor. Metromile’ın kişiselleştirilmiş sürüş, navigasyon hizmetleri ve hatta müşterilerine park ettiği yeri hatırlatan bir mobil uygulaması da bulunuyor. Startup şirketin, araç paylaşım uygulaması Uber’le bile anlaşması bulunuyor.

• Finans hizmetleri veren USAA şirketinin 24 milyon dolarlık yatırım yaptığı telematik platformu Automatic Labs, araçları müşterilerinin hayatlarına entegre ettiğini söylüyor. Automatic Labs, müşterilerinin araçları için giyilebilir cihazlardan da kontrol edilebilen entegre uygulamalar sunuyor.

2- ROBOT DANIŞMANLAR POPÜLERLİK KAZANDI

En köklü sigorta şirketlerinin devasa boylarda ve karışık organizasyon yapılarına rağmen artan müşteri beklentilerini karşılayabilmeleri ve kusursuz hizmet sunmaları gerekiyor. Pazara yeni giren oluşumlar ise sadece yeni teknolojiyi değil, yeni hizmet konseptlerini de devreye sokarak müşterilerine kolayca ve uzun bürokratik işlemlerden bağımsız olarak kusursuz hizmet sunabiliyorlar. Örnek olarak; yatırım yönetimi ve finansal planlama konusunda müşteriler 24/7 hizmet sunan robot-danışmanlar çoktan faaliyet göstermeye başladı.
• Northwestern Mutual’ın satın aldığı alanındaki lider robot-danışman Learnvest’in değeri 250 milyon doları aşıyor.

3- YENİ NESİL ORTAKLIK VE ÜRÜNLER ÇIKIYOR
 
Sigorta sektörü, en başından beri aracılar, hizmet sunucular ve reasürörlerle beraber var oldu. Sektörünün en ön planda olan aktörleri büyüklükleri ve pozisyonları nedeniyle doğal olarak sigorta şirketleri oldu. Günümüzde ise bu durum hızlıca değişiyor. Sigorta şirketleri ortak girişimler ve ortaklıklar sayesinde bir yandan kapasitelerini genişletirken, bir yandan da simbiyotik ilişkiler kurmuş oluyor.
• Hindistanlı mikrosigorta şirketi BIMA Mobile, telekom operatörleriyle ortaklıklar imzalayıp, az gelişmiş ülkelerdeki sigortasız segmentlere sigorta çözümleri sunuyor. Şirket, belli süreli (genellikle sadece 2-3 aylık) basit hayat ve kaza poliçeleri satıyor. Aylık paketler halinde satın alınan ürünler, müşteriler tarafından arzu edilen zamanda akıllı telefonlar üzerinden aktifleştirilebiliyor.
• AXA, Afrika Internet Group’un %8 hissesini 75 milyon euroya satın aldı. AXA, ulaşılamamış pazarlardaki fırsatları değerlendirmeyi hedefliyor.

4- VERİYE ULAŞMAK KOLAYLAŞTI 

Köklü ve büyük sigorta şirketleri ellerinde biriken çok büyük miktarda detaylandırılmış veri nedeniyle yeni oyuncular karşısında büyük bir avantaja sahip. Ancak, artık veriler -ve yeni veri çeşitleri- gerçek zamanlı olarak elde edilebiliyor ve bu verilere başka kaynaklardan da ulaşılabiliyor. Böylelikle, sektöre giren yatırımcılar belirli alanlarda risk öngörülerinde bulunabiliyor.
• Mnubo gibi pek çok nesnelerin interneti (IoT) üzerine uzmanlaşan şirket, drone sensörleri, telematik ve hava durumunun gözlemi sayesinde elde edilen veriyi analitik süreçlerden geçirerek risk öngörülerinde bulunuyor. Daha iyi risk değerlendirmesi sağlayan bu model sigortacılar tarafından ilgiyle karşılanıyor.

5- KORUYUCU DEĞİL ÖNLEYİCİ MODELLER

Neredeyse tüm sigorta branşlarında hasarları azaltmak için koruma bazlı modellerden, önleyici modellere doğru bir geçiş olduğunu görüyoruz. Sensörler ve veri analitikleri güvensiz sürüş alışkanlıklarını endüstriyel ekipman hatalarını, olası sağlık problemlerini ve daha fazlasını önceden belirlemekte şirketlere yardımcı oluyor. Bitkisel ürün sigortalarında olduğu gibi, riskten korumak yerine riskin oluşmasını engellemeyi hedefleyen daha deterministik modeller yaygınlaşıyor.
• Güney Afrikalı Discovery şirketi bir sağlık kuruluşuyla yaptığı anlaşma neticesinde müşterilerine kanser genom sıralaması ve gen haritası hizmeti verilen Exome ürününü sunuyor. Gen haritası, ortaya çıkabilecek riskleri daha önceden tahmin etse de etik bazı soruları da açığa çıkarıyor. Hayat branşında underwriting süreçlerini tamamen değiştirme potansiyeli olan bu sistem, şirketlerin müşterilerinin genetik risklerini azaltmasına önayak olabilir.

6- YENİ GİRİŞİMLERİN ÖNÜ AÇIK

Verimli merkezi sistemler şirketlerin büyük bir alanda faaliyet gösterebilmesine olanak tanıyor. Bu sistemlerin oldukça pahalı olması daha önceleri yeni şirketlerin sigorta sektörüne girmesine engel oluyordu. Günümüzdeyse bulut-bazlı uygulamalar şirketlerin esnekliğini ve ölçeklenebilirliğini kolayca artırıyor. Bulut uygulamalar gibi gelişmeler, robotik ve otomasyon alanlarındaki gelişmelerle bir araya gelince, yeni girişimcilerin önü bir hayli açılıyor.
Örnek olarak; hayat branşında ve ticari sigortalarda underwriting otomasyonu pek çok şirket tarafından kullanılıyor. “Jet” underwriting süreçlerini benimsemiş olan şirketler çok hızlı ve basit bir süreç sonucunda müşterilerine teklifler sunabiliyor.
Çoğu startup, sigorta şirketlerinin underwriting süreçlerini hızlandırmak ve optimize etmek için yapay zeka gibi teknolojik araçlardan faydalanıyor.
• OutsideIQ, şirketlere underwriting ve hasar hesaplaması konusunda yapay zeka çözümleri sunuyor. Büyük Veri’yi (Big Data) kullanan yapay zeka karışık risk problemlerini çözmekte şirketlere yardımcı oluyor.
• Hasarların otomasyon sistemlerine bağlanması verimliliği artırırken, hasarların daha kesin bir şekilde hesaplanmasına olanak tanıyor. Startup şirketi Tyche, analitik kullanarak sorumluluk ödemelerini net olarak hesaplıyor.

MÜŞTERİ BEKLENTİLERİ DEĞİŞİYOR

Neredeyse tüm sektörlerde tüketici teknolojilerinin yaygın bir şekilde kullanılması nedeniyle müşterilerin sigortacılardan ve sigorta kanallarından beklentileri tavan yaptı.

İNOVASYON HIZI ARTIYOR

Şu ana kadar, sigortacılıkta marjinal inovasyon çalışmaları müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli oldu. Ancak, paylaşım ekonomisi, kullandığın kadar öde modeli, nesnelerin interneti, sürücüsüz araçlar ve giyilebilir teknolojilerin yaygınlaşması, müşterilerin radikal ve alışıldık olmayan iş modelleriyle tanışmasına vesile oldu. Böylece, müşterilerin yeni sigorta çözümlerine olan ilgisi artarken, sigortacıların da bu müşterilere hitap edecek ürünler ve hizmetler oluşturması için bir fırsat ortaya çıktı.

STARTUP DÖNEMİ BAŞLIYOR

Dijital kaynaklara ulaşımın kolaylaşması ve bulut bilişimin ilerlemesiyle beraber, startup kurmak için aşılması gereken teknolojik bariyerler oldukça alçaldı. Yeni oyuncular yenilikçi ve inovatif yaklaşımları sayesinde, geleneksel sigortacılar tarafından fark edilmeyen boşlukları hemen doldurabiliyor.

Umut Deniz Elçi
umut@sigortacigazetesi.com.tr

21 Ekim 2016

2017'de kimin maaşından ne kadar kesilecek?


Ocak 2017'de başlayacak Bireysel Emeklilik Sistemi ile 13 milyon kişinin maaşından kesintiler yapılacak

Çalışırken elde edilen maaş emeklilikte, yarıya iniyor. Yaşam standardı düşüyor. Hükümet, hem emeklilikte ek gelir sağlanması hem de tasarrufların artması için zorunlu 'Bireysel Emeklilik Sistemi'ni (BES)' devreye aldı. 1 Ocak 2017'de başlayacak düzenleme, 45 yaş altındaki 13 milyon ücretliyi (memur dahil) kapsıyor.


ÇIKMAK İSTEĞE BAĞLI
Çalışanlar, işverenleri tarafından otomatik olarak sisteme dahil edilecek. Sistemde kalıp kalmamak çalışanın inisiyatifinde. Dileyen çalışan 2 ay içinde sistemden çıkabilecek. Cayma hakkını kullanmayanlar, ödeme zorluğu çekiyorsa hesabı dondurabilecek. En çok merak edilen konu ise BES için maaştan kesilecek tutar.

KAZANCA GÖRE KESİNTİ
Aylık kesinti 'prime esas kazanca' göre yapacak. Bu ne demek? Sizin SGK'ya bildirilen kazancınız demek. Bunun içinde ücret, prim, ikramiye gibi ödemeler ile özel sağlık sigortasına ödenen tutarlar yer alıyor. Asgari ücretle çalışıyorsanız, maaşınızdan aylık 49 lira, yıllık 593 lira kesilecek. Kazanç arttıkça kesinti de artacak. 45 yaş altı 13 milyon çalışanın Bireysel Emeklilik Sistemi'ne girmesi 1 Ocak itibarıyla zorunlu olacak. Her ay 49-321 lira arasında kesinti yapılacak. Peki kimin maaşından ne kadar eksilecek? işte cevabı...

ÇOK ÖDEYECEK
Otomatik emekliliğe dahil olan çalışan, dilerse BES hesabı için yasal kesintinin üzerinde bir kesinti yapılmasını talep edebilecek. Sisteme girenlerden sadece fon işletim gideri kesintisi yapılacak, başka hiçbir kesinti yapılmayacak. Fon kesintisinin ise yıllık 3-10 lira arasında olacağı belirtiliyor.


10 YIL VE 56 YAŞ ŞARTLARI VAR
Devlet her ay yatırılan paranın yüzde 25'i kadar katkı yapmaya devam edecek. Ek olarak bir kereye mahsus 1000 lira verecek. Katkının tamamını en az 10 yıl sistemde kalıp 56 yaşını dolduran alabilecek, ilk 3 yılda sistemden çıkana katkı yok. 3-6 yıl içinde çıkanlar katkının yüzde 15'ini, 6-10 yıl arasında çıkanlar yüzde 35'ini alabiliyor.


http://www.sigortagundem.com/haber/2017de-kimin-maasindan-ne-kadar-kesilecek/1129301#ixzz4NkGKpGYQ

20 Ekim 2016

BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ

BES’e katılan kişi sayısı 6.5 milyon sınırında

Bir tasarruf ve birikim yapma aracı olan BES, katılımcı ağını genişletiyor. Son verilere göre sistemdeki katılımcı sayısı 6 milyon 486 bin 979 kişiye ulaşmış durumda.

Çalışan ve işverenin çalışan adına, ücretinin belli bir bölümünün belli bir fonda değerlendiren ve emeklilik döneminde bu fondan çalışana aylık bir menfaat sağlayan Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) önemi giderek artıyor. Her geçen gün sisteme giren katılımcı sayısı artıyor. 1 Ocak 2017’de devreye girecek olan ‘otomatik katılım’ uygulaması ile daha da hareketlenecek olan sistem, emeklilik ve Gözetim Merkezi’nin (EGM) 7 Ekim 2016 verilerine göre 6 milyon 486 bin 979 kişiye ulaşmış durumda. En yüksek katılımcıya sahip Garanti Emeklilik ve Hayat, 1 milyon 104 bin 847 kişiyi aştı. Katılımcı sayısında Garanti Emeklilik ve Hayat’ı 1 milyon 104 bin 635 katılımcıyla Anadolu Hayat Emeklilik, 861 bin 682 katılımcıyla AvivaSA Emeklilik ve Hayat takip ediyor.
Sektör geneline bakıldığında katılımcıların fon tutarı 51.288 milyon TL, devlet katkısı fon tutarı ise 7.103 milyon TL’ye ulaştı. Avivasa Emeklilik ve Hayat katılımcılarının 10 milyar TL fon tutarına ulaşmasına az kaldı. Şirketin şu an 9.9 milyar TL katılım fonu bulunuyor. Bu şirketi 9.4 milyar TL ile Anadolu Hayat Emeklilik ve 8 milyar TL ile Garanti Emeklilik ve Hayat takip ediyor.
Emeklilik şirketlerinin yatırıma yönelen toplam tutarı da 7 Ekim itibarıyla 41.674 milyon TL’yi geçmiş durumda. Yatırıma yönelen toplam tutarı 8 milyar TL olan AvivaSA Emeklilik ve Hayat birinci sırada yer alıyor. Bu emeklilik şirketini 7.7 milyar TL ile Anadolu Hayat Emeklilik, 6.4 milyar TL ile de Garanti Emeklilik ve Hayat izliyor.
ŞİRKET BAZINDA BES TEMEL GÖSTERGELER (07.10.2016)

EMEKLİLİK ŞİRKETİKATILIMCI SAYISIKATILIMCILARIN FON TUTARI (TL)DEVLET KATKISI FON TUTARI (TL)YATIRIMA YÖNELEN TUTAR (TL)
Aegon Emk. ve Hayat43.253142.367.07814.501.244107.142.281
Allianz Hayat ve Emk.121.8421.785.673.105228.697.7321.420.136.801
Allianz Yaşam ve Emk.724.5757.099.586.809789.321.9835.494.120.467
Anadolu Hayat Emeklilik1.104.6359.487.584.2031.416.033.0317.700.681.019
Asya Emk. ve Hayat151.010439.600.549103.216.242394.496.433
Avivasa Emk. ve Hayat861.6829.977.281.3161.303.894.7768.022.494.321
Axa Hayat ve Emeklilik31.297189.684.65940.600.045172.709.345
BNP Paribas Cardif Emk.186.9541.506.929.082194.965.7381.246.877.455
Cigna Finans Emk. ve Hayat126.723560.795.238100.186.526480.781.173
Fiba Emk. ve Hayat38.743239.306.82932.949.776201.349.435
Garanti Emk. ve Hayat1.104.8478.062.100.4571.114.369.5836.428.272.310
Groupama Emeklilik63.698815.599.12583.793.142615.307.962
Halk Hayat ve Emeklilik413.1571.819.068.194326.084.1851.635.584.319
Katılım Emk. ve Hayat135.648427.803.15781.167.741402.555.978
Metlife Emk. ve Hayat178.214979.105.006161.506.410851.723.058
NN Hayat ve Emeklilik270.5361.992.796.996262.806.7081.601.906.334
Vakıf Emeklilik445.4833.916.359.665500.221.2803.257.594.310
Ziraat Hayat ve Emk.484.6821.846.494.014349.566.9901.641.102.640
Sektör Toplamı6.486.97951.288.135.4847.103.883.13041.674.835.641
“Mevcut parametrelere göre otomatik katılımın devreye girmesiyle birlikte sisteme 13 milyon kişinin katılması ve 10 yıllık dönemde 90 milyar TL’lik tasarruf oluşturulması beklenmektedir.” dedi.
Sigorta Haber – www.sigorta.net.tr

TRAFİK SİGORTASI FİYATLARI

“Trafikte eski fiyatlar teknik olarak mümkün değil”

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, trafik sigortasında yapılan kanun değişikliğinin etkilerinin görülebilmesi için şirketlere zaman tanınması gerektiğini belirterek, fiyatların geçmiş yıllardaki düzeye gerilemesinin teknik açıdan mümkün olmadığını söyledi.
Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu, trafik sigortasında mevcut prim seviyesindeki azalışın tüm kesimlerin beklentisini karşılamamasına rağmen Nisan ayında yapılan yasal değişiklik sonrası, otomobillerde ortalama primin yüzde 11 azaldığını açıkladı.
Trafik sigortasındaki fiyat tartışmalarına açıklık getiren Eroğlu, kanun değişikliği ile daha öngörülebilir ve günün şartlarına uygun bir sistem kurgulandığını, bazı mevzuat sorunlarının çözüme kavuşturulduğunu belirterek, ancak maliyet artışına neden olan birçok unsurun halen varlığını koruduğunu kaydetti. Eroğlu, “Değer kaybı talepleri, eşdeğer parça kullanımının düşmesi, asgari ücret artışının maliyetlere etkisi, asgari ekspertiz ücret tarifesi, tarife sistemine müdahale gibi birçok yapısal sorun devam ediyor. Maliyet üzerindeki en etkili faktörler arasında yer alan toplam hasar oranının düşürülmesine yönelik önlemlerin hayata geçirilmesi de önem taşıyor” dedi.

Şirketlere zaman tanınmalı

Mehmet Akif Eroğlu, fiyatlardaki düşüş trendinin devam edeceğini de vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Fiyatların geçtiğimiz yıllardaki düzeye gerilemesi teknik açıdan mümkün olmasa bile zaman içerisinde primlerin optimal seviyeye ulaşacağı öngörülmekte. Trafik Kanunu’nda değişiklik yapılmasını gerektiren olguların bir anda ortaya çıkmadığı, yılların birikimi ve geçmişe dönük etkileri dikkate alınarak yeni dönemde etkilerinin görülebilmesi için şirketlere zaman tanınmalıdır. Bu çerçevede, trafik sigortası için ödenen prim tutarından ziyade artış oranındaki yüksekliğin tepkiye neden olduğu ve fiyat artışının da durması sonucu bu konudaki algının önümüzdeki dönemde değişmesi beklenmektedir.”

Maliyetler düşmüyor

Eroğlu, “Son yapılan düzenlemelerin fiyata etkisi olumlu olur mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı: “Sigortalıların, tüm şirketlerin prim tekliflerinin görebilmelerini sağlayan uygulama, fiyat karşılaştırması yaparak uygun olan poliçeyi satın almaları açısından önemli. Ayrıca sigortalılara poliçelerini yılda 4 kez değiştirebilme imkanı da tanınmıştır. Tüm bunlar sigortalıların yararına olarak hayata geçirilmekle birlikte primlerin belirlenmesinde etkili olan hasar maliyetlerini azaltıcı, yapısal sorunların çözümüne yönelik önemlerin hayata geçirilmesi önem taşımaktadır.”

Primlerin düşmesi için kazalar azalmalı

Eroğlu, trafik sigortasında süren yapısal sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin kamu otoriteleri ile paylaşıldığını belirterek, şunları söyledi: “Birliğimiz, sorunların çözümüne yönelik olarak Oto Sigortaları Projesi başlattı. Bu kapsamda hizmet kalitesinin iyileşmesi, sigortalı memnuniyetinin artması ve algının fiyat odaklılıktan hizmet odaklılığa dönüştürülmesi hedeflenmekte. Primlerin düşmesi için en temel faktörler, toplam maliyetlerin ve kazaların azaltılması, sürücülerin trafik kurallarına daha fazla uyumudur. Bunun için de serbest tarife sisteminden vazgeçilmemesi, kuralları sürekli ihlal eden sürücülerle ilgili yaptırımların artırılması, bölünmüş karayolu yapımı suretiyle gerçekleştirilen altyapı yatırımlarının trafik cezalarını caydırıcı etki sağlayacak şekilde desteklenmesi gibi önlemlerin alınması gerekmekte. Serbest tarifeyle birlikte sigorta şirketleri hasarı yüksek ve düşük sürücüleri birbirinden ayırmaya başladılar. Hasar frekansı yüksek sürücüler, primlerdeki artışla beraber trafik kurallarına uygun araç kullanmaya dikkat eder hale geldiler. Böylece sigorta sistemi, oluşan zararın tazmin edilmesinin yanında, sürüş güvenliğine katkı sağlayarak, kazalarının önlenmesi, azaltılmasına yönelik toplumsal işlevi de yerine getirdi.”
HÜRRİYET

19 Ekim 2016

FULL KASKO TABİRİ.....

FULL KASKO....FULL'ün FULL'ü...

Aracınız için aynı şirketten kasko teklifi aldığınızda farklı acentelerden farklı tekliflerle karşılaşabilirsiniz....
Karşılaştığınız fiyat farkının neden kaynaklandığını merak eder ve düşük fiyat teklif eden acenteye bu farklılığın sebebini sorabilirsiniz.
Acenteden başlıktaki cevabı alırsanız dikkatli olmanızda fayda vardır....:)
Kasko poliçeleri tamamen sizin ihtiyaçlarınıza ve karşılaşabileceğiniz riskleri teminat altına alacak şekilde düzenlenmelidir.
Örneğin; aracınız için aldığınız kasko teklifinde poliçe başlığı ve görüntüsü tamamen aynı olmasına rağmen poliçe içeriğinde çok büyük farklılıklar olabilir.

Hasarsızlık İndirimi Koruma Klozu, yani poliçe dönemi içerisinde yapmış olduğunuz ve sizin kusurlu olduğunuz BİR hasar, poliçenizin yenilenme döneminde kaza yapılmamış gibi kabul edilir ve hasarsızlık indiriminiz etkilenmez....
Bu çok önemli özelliği yaklaşık olarak 70 - 150 TL fiyat farkı ödeyerek sahip olabilirsiniz.
Sonuç olarak; bu gibi önemli özellikleri poliçenizden çıkartarak düşük fiyata satın aldığınızı düşündüğünüz poliçelerinizi incelemekte ve ihtiyaçlarınızı acentenize doğru olarak bildirmenizde fayda vardır.
Kazasız ve sağlıklı günler dileriz.
www.bizbize.com.tr
www.bizbizesigorta.com.tr

10 Ekim 2016

Siber saldırılara karşı sigorta teminatı geldi


Siber saldırıların arttığı ve bireyler ile kurumlar için ciddi tehdit oluşturduğu günümüzde, güvenlik önlemleri kadar önemli olan siber sigorta uygulaması yeni bir pazar yarattı.


Yurtdışında yaygınlaşan siber sigortayla ilgili Türkiye'de de birçok şirket ürünü pazara sunmaya başladı. Küresel siber risk sigortası pazarının 2020 yılında 10 milyar dolarlık hacme ulaşacağı tahmin ediliyor.

Günümüzde KOBİ'lerden çok uluslu şirketlere kadar tüm ticari kuruluşlar finansal kayıplarla sonuçlanabilecek siber risklerin tehdidi altında bulunuyor. Dünyada yılda 556 milyon siber saldırı oluyor. Siber saldırılar her yıl yüzde 50 artıyor. Siber suçların global ekonomiye maliyeti yıllık 445 milyar doları buluyor. Türkiye'de ise yılda 10 milyondan fazla kişinin mağdur olduğu ve bunun toplam net maliyetinin 556 milyon doları bulduğu tahmin ediliyor.
Bu durum, siber güvenlik ürünlerine olan ilginin artması dışında yeni bir alanda daha pazar yarattı. Siber saldırılar, yoğun bir rekabet ortamında hizmet sunan ve ürün yelpazelerini genişletmek isteyen sigorta şirketleri için önemli bir fırsatı da beraberinde getirdi. Birçok şirket, pazara siber sigorta ürünü sundu. Bazıları da bu ürünü sunmak için hazırlık yapıyor.
ABI Research'ın araştırmasına göre, küresel siber risk sigortası pazarının 2020 yılında 10 milyar dolarlık hacme ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu büyümenin ana etmeni olarak, siber ihlallerle ve saldırılarla bağlantılı maliyetlerin yükselmesi, risk yönetimi stratejilerinin giderek riski sigorta sağlayıcılarına devretmeye doğru itmesi gösteriliyor. Siber risklere yönelik sigorta pazarının, niş bir market olarak ABD ve Avrupa'da geçtiğimiz yıllarda yüzde 20-30 seviyesinde büyüdüğü ifade ediliyor.

KAPSAM GENİŞLİYOR
Dünyada siber risk sigortasında primin dört yılda üçe katlanarak 2015'te 3 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Bu yaklaşık 50 milyar dolarlık bir tutarın sigorta kapmasında olduğunu gösteriyor. Türkiye ise henüz siber risk sigortası anlamında yolun başında. TEB, Zürich Sigorta ve AIG Sigorta gibi şirketler bu alanda faaliyet göstermeye başlarken, Allianz Sigorta da çalışma yapıyor.
Siber riskler şirketlerde farklı maliyetlere ve iş durmalarına neden olabiliyor. Gizli bilgiler açığa çıkabiliyor ve kurumların bilgisayar sistemleri hatalı çalışabiliyor. E-ticaret, internet, bilgisayar ağlan ve gizli bilgiler ile bağlantılı birinci ve üçüncü taraf riskleri gidermek için geliştirilen siber sigorta, kötü niyetli hareketler, çalışanların ihmal eylemleri ve sistem arızası gibi riskleri de teminat altına alıyor.

KULLANIM ARTIYOR
AIG Sigorta, Siber Riskler ve Veri Koruma Sigortası'nı 2012 yılından bu yana Türkiye'de sunuyor. Şirket, bu ürünle, elektronik veriler, ağ güvenliği, idari yükümlülükler kurumsal itibar gibi pek çok alanda siber tehditlerin yaratacağı kayıplara karşı şirketleri koruma altına alıyor.
AIG Sigorta Finansal Sigortalar Müdürü Demet Karakullukçu, gün içerisinde teknolojiyi kullanan, bilişim sistemleri vasıtasıyla veri toplayan, işleyen, saklayan, kısacası veri ile iş yapan her kurumun siber risklere açık olduğunu vurguluyor. Karakullukçu, bu sigorta teminatına olan ilginin her geçen gün daha da arttığını söylüyor. Demet Karakullukçu, "Başta bankacılık, sigorta ve finans kurumları olmak üzere, eğitim kurumları, sağlık kurumlan ile ulaşım, iletişim, teknoloji, hizmet, üretim, perakende ve turizm sektöründe hizmet veren kurumlar bu sigorta teminatından yararlanıyor" diyor.

YENİ ÜRÜNLER GELECEK
Haziran ayında 'Kimliğim Güvende Sigortası' ürününü pazara sunan TEB, bir ayda 10 binden fazla müşteriye ulaştı. TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi, bu uygulama ile artan siber suçlara karşı müşterilerine daha güvenli bir internet kullanımı sunarken, onların sanal ortamda da kendilerini güvende hissetmelerini sağlamayı hedeflediklerini söylüyor. Mendi, "Gerek müşteri davranışlarında konuya ilişkin artan bilinçlenme gerekse siber saldırıların gündemde daha çok yer bulmasından dolayı, önümüzdeki dönemde siber sigortaya ilginin artarak devam etmesini bekliyoruz" diyor. TEB, bu kapsamda, tüzel müşterileri de koruma altına alacak bir ürünü kısa sürede satışa hazır hale getirmeyi planlıyor.
Zürich Sigorta da yılbaşında çıkardığı 'Kimliğim Güvende' ürünüyle bireylere hizmet veriyor.
Yakında çıkaracağı özel ürünüyle şirketlere de hizmet verecek. Zürich Sigorta CEO'su Yılmaz Yıldız, "Kimliğim Güvende Sigortası'nda poliçede belirtilen miktarlar ve şartlar dahilinde kimlik hırsızlığı/sahtekarlığı harcamaları teminatı, kayıp çalıntı kimlik teminatı, şifre çalınması teminatı, gelir kaybı teminatı, seyahat ve iletişim masrafları teminatları gibi teminatlar sağlanıyor" diyor. Yıldız, siber saldırıların küresel bir tehdit olduğu algısının yükselmesiyle bu yöndeki sigorta ürünlerine talebin de artacağını söylüyor.

"ÖNLEM KAPSAMLI OLMALI"
Sigorta şirketlerine ek olarak, bu alanda danışmanlık hizmeti veren şirketler de bulunuyor. Örneğin KPMG, büyük çaplı sigorta poliçelerinin yapılandırılması aşamasında siber güvenlikle ilgili süreç ve altyapı risklerinin maddileştirilebilmesi için yönetim danışmanlığı hizmetleri sunuyor. KPMG Türkiye Bilgi Sistemleri Risk Yönetimi Bölüm Başkanı ve Şirket Ortağı Sinem Cantürk, "Siber güvenliğe daha bütünsel bir yaklaşım getirmek gerekiyor. Siber güvenlik sigortalarının yanında, gerekli önlemlerin kuruluşlar tarafından alınmış olmasının temin edilmesi gerekiyor. Bu önlemler yalnızca teknolojiyle ve saldın anıyla sınırlı olmamalı, süreç geniş bir alanı kapsamalı" diyor.
JLT de siber sigorta poliçesini talep eden kurumlara gerek yurtiçi gerekse de yurtdışı piyasalardan, uygun teminatı bularak, siber risklerini transfer etmeleri konusunda destek veriyor. JLT, bu teminat hakkında bilgisi olmayan kurumlara da risk yönetim desteği çerçevesinde danışmanlık vererek açıktaki risklerini sigortalamasını sağlıyor. JLT Sigorta ve Reasürans Brokerliği İş Geliştirme ve Strateji Müdürü Kerim Gürkan, "Siber sigorta özellikle operasyonlarını teknolojik altyapılarla işleten kurumlar ve üçüncü şahıs bilgilerini saklayan kurumlar için ciddi önem taşıyor" diyor.

FARK YARATACAK
Sigorta brokerliği ve risk yönetimi şirketi Marsh'ın Türkiye CEO'su Hakan Kayganacı da birçok şirketin H gerek operasyonel verimlilik, gerek müşteriye ulaşım, gerekse farklı birtakım motivasyonlarla dijitalleşmeye çalıştığı bu çağda, bu riskini yönetebilen ve sigortadan faydalanan şirketlerin mutlaka fark yaratacağını söylüyor. Kayganacı, "Siber ataklara yönelik gerek güvenlik, gerek sigorta çözümlerinden faydalanmamak, şirketlerin finansal ve daha da önemlisi itibar kaybı yaşamasına yol açacaktır" diyor.

SİBER RİSKLER SİGORTASI İŞLETMELERDE HANGİ HASARLARI KARŞILIYOR?
*Kriz yönetimi masrafları,
*Bilgilendirme masrafları,
*Veri ihlali zararları,
*Data ve network'un yeniden yapılandırılması masrafları,
*İtibar hasarları,
*İş durması hasarları,
*Şantaj ve fidye ödeme maliyetleri,
*Dış kaynak kullanımı sorumluluğu hasarları,
*Ek ödemelerle siber şantaj ve multimedya sorumluluğu gibi ilave teminatlar da olabiliyor. (Gözde Yeniova/Ekonomist Dergisi)





Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...