18 Ocak 2021

Koronavirüs salgınında ameliyat korkusu !

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 18 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan ve özel sağlık sigortasının yararlarını konu alan yazısını dikkatlerinize sunuyoruz.
Geçmiş olsun Sn. Noyan Doğan...

Okuyucular, "bir süredir neden yoksun?" diye soruyor. Biraz izin kullandım demeyi isterdim ama öyle değil. Anlatayım. Açıkçası, salgının başından beri gerek korkudan gerekse de kronik rahatsızlığımdan dolayı ailecek izole hayat yaşıyoruz, diyebilirim.

Acil durumlar dışında hemen hemen evden çıkmıyoruz. Hele ki geçen ekim ayından itibaren hem vakalardaki artışlar nedeniyle, hem yakın çevremizden vefat haberleri gelmeye başlayınca, hem de entübe hastaların halini gördükçe iyiden iyi kapandık. Çocuklar uzaktan eğitim görüyor, eşim Peri de bu zorlu süreci yönetmeye çalışıyor. Ufak tefek sağlık sorunları olduğunda da doktorlarla kâh telefonla konuşarak, kâh görüntülü sorunu çözmeye çalışıyoruz.


HASTANEDE NELER YAŞADIM?
İyi de yönettik. Ta ki, evvelki hafta perşembe gününe kadar. Perşembe sabahı sancılar içinde yataktan kalktım. Şudur, budur, geçer falan dedik, "hastaneye gidip de risk almayalım" dedik ama baktık geçmiyor; aksine daha da şiddetleniyor. Mecburiyetten eşimle birlikte hastaneye gittik. Durum acil; safra kesesi patladı patlayacak. Acil ameliyat dediler. Sorun ameliyat olmakta değil, sorun bu ortamda ameliyat olmakta! Virüs kaparsam bari bir tek bana bulaşsın diyerek, eşimi eve gönderdim. Şimdi, kendinizi benim yerime koyup düşünün; on aydır kendinizi izole etmişsiniz, birden hastanedesiniz ve acil ameliyat diyorlar.

O günün akşamı da ameliyat oldum. Onu da anlatayım. Hastanede koronavirüse karşı her türlü önlem alınmış. Tahlil, tetkik yapan hemşireler ve doktorların hepsi tedbirli, dikkatli. Ben yine de ne olur ne olmaz deyip, doktorlarımın, "biraz daha kal, takip edelim" ısrarlarına rağmen ameliyatın ertesi akşamı, bana eşlik eden kardeşim Volkan ile birlikte hastaneden çıktım. Laf aramızda durumumu bildiklerinden ısrarlarını da fazla sürdüremediler. Evde de kendimi bir süreliğine karantinaya aldım. Sonuçta bu süreci sorunsuz atlattım. Şimdi ise aşıyı bekliyorum. Ne zaman sıra gelir bilmiyorum ama sıra gelir gelmez acil tarafından aşı olacağımı çok iyi biliyorum. İşte bu yüzden bir süredir yokum. Bu vesile ile doktorlarım Emir Hüseyin Ağar’a, Göksel Seçkin’e, Tamer Karşıdağ’a ve Şahiner Sezgin’e de teşekkür ediyorum.

ÖZEL SAĞLIK SİGORTASI
Bir konu daha var, paylaşmak istediğim. İş hayatıma başladığım andan itibaren özel sağlık sigortamı hiç aksatmadım; aynı şekilde eşimin ve çocuklarımın da öyle. Okuyuculardan yıllardır, özel sağlık sigortası ile ilgili, "boşuna para ödüyoruz", "primleri çok yüksek" gibi eleştiriler alırım. 
Okuyuculara da, "bir gün gelir önemini anlarsınız" derim. Bir kere daha özel sağlık sigortasının önemini anladım. Böyle bir salgın ortamında, acil ameliyat gerektiren, ani bir sağlık sorunu ile karşılaşacağınızı düşünün; ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Fiyat konusuna gelince de kendimden örnek vereyim. Detaya girmeyeceğim. Özel hastanede böyle bir operasyonun ne kadar olacağını tahmin edersiniz. Şu kadarını söyleyeyim, yıllık ödediğim primin üç katı kadar sigorta şirketi, hastaneye ödeme yaptı. Diyeceğim o ki, özel sağlık sigortasının; doktordu, muayeneydi, tahlildi gibi ufak tefek sağlık sorunlarında değil -onları kendiniz de cepten halledersiniz- asıl operasyon gerektiren bir sorunda önemi ortaya çıkıyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/koronavirus-salgininda-ameliyat-korkusu-41717114

Sağlıklı günler dileriz.
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




14 Ocak 2021

Axa Sağlıklı Yaşam İndirimi

Sağlıklı olmak hayatın her anında güzel. Şimdi sigorta poliçesi yenilerken de ...

Sağlıklı Yaşam İndirimi ile yıl içindeki tedavi harcamalarınıza bakıyor, kullanımlarınıza göre poliçe yenileme tarihinde kademeli olarak %50’ye varan oranlarda indirim sunuyoruz.

8 kademeden oluşan Sağlıklı Yaşam İndirimi'nde; her bir poliçe yılını tamamladığınızda, toplam sağlık harcamalarınızın primlerinize oranı hesaplanır. Bu oran;

* %35 ve altında ise bir üst kademeye geçiş yaparsınız ve bir üst indirim oranı ile poliçeniz yenilenir. Yeni döneme ait priminiz üzerinden hak ettiğiniz indirim oranı uygulanır,

* %35 ile %70’i arasında ise aynı kademede kalır, mevcut indiriminizi korursunuz. Yeni döneme ait priminiz üzerinden mevcut indiriminiz devam eder.

* %70’i ile %200’ü arasında gerçekleşmişse bir alt kademeye inersiniz, indirim oranınız bir kademe düşer.

* %200’ünden daha yüksek gerçekleşmişse bulunduğunuz kademeden iki kademe inersiniz.

Kademeİndirim Oranı
1%0
2%10
3%20
4%25
5%35
6%40
7%45
8%50
Her yıl sağlık harcamalarınızı primlerinizin %35’i seviyesinde tutarak, bir kademe yükselebilir ve 8 yıl sonunda %50 poliçe indirimine kavuşabilirsiniz.

Sağlıklı Yaşam İndirimi; Sağlığım Tamam Sigortası, İstanbul Tutumlu Sağlığım Tamam Sigortası ve Sağlığım Tamam B Plan Sigortası ayakta ve yatarak tedavili ürünlerimiz için geçerlidir.
Poliçenizin mevcut kademesi 1 olup; Sağlıklı Yaşam İndirimi kapsamındaki kademeleriniz; mevcut poliçe döneminde yapmış olduğunuz ve dönem sonuna kadar yapacağınız tedavi harcamalarınız dikkate alınarak, yenileme tarihinizde hesaplanacaktır.
 
Kullanmadığınız tedavi haklarınızın gelecek yıllarda size indirim olarak geri dönmesini sağlayan, kullanımlarınıza bağlı olarak artan indirim kademeleri arasında geçiş yapabildiğiniz Sağlıklı Yaşam İndiriminizin detaylarına AXAFit mobil uygulamamızdan veya web sitemizdeki Online İşlemler menüsünden ulaşabilirsiniz.

Uygun fiyatlı primler, salgın hastalık teminatları ve Sağlık Yaşam İndirimiyle AXA Tamamlayıcı Sağlık Sigortası almanın tam zamanı!
AXA Sağlığım Tamam varsa, sağlığın tamam!

Sağlıklı günler dileriz.
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


04 Ocak 2021

COVID & JEST ÖDEMESİ

Sigorta Medya internet sitesinde 4 Ocak 2021 tarihinde yayımlanan yazı...

Tolga Gürkan: Covid-19 için 105 milyon lira "jest" yapıldı

Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, “Sigorta şirketleri ardı ardına jest kapsamında covid-19’u teminat altına aldı. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı” diyor.

Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Tolga Gürkan, koronavirüs süreci Mart ayında başladığında salgın hastalıkların sağlık sigortaları kapsamının dışında olduğunu; sigorta şirketlerinin ardı ardına "jest" kapsamında covid-19’u teminat altına aldığını belirterek; “Bu süreçte 20 bine yakın sigortalı, tedavilerinin karşılanması için sigorta şirketlerine başvurdu. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı” dedi.


Gürkan, sigorta sektöründeki 2020 gelişmeleri ve 2021 beklentilerine ilişkin yaptığı açıklamada; sektörün iyi bir başlangıç yaparak 2020 yılının ilk iki ayında oldukça iyi sonuçlar elde ettiğini söyledi.

Gürkan, covid-19 salgınının Mart ayı itibarıyla Türkiye’de de etkisini göstermeye başladığını ve yıla damgasını vurduğunu; sosyal ve ekonomik hayatın da yavaşlamasına bağlı olarak Mart-Mayıs döneminin durağan geçtiğini; bazı branşların üretimlerinde düşüşler, hasarlarda dalgalanmalar yaşandığını ancak Haziran ayı itibarıyla başlayan normalleşme sinyalleri ile birlikte bu durumun yerini reel büyümeye bıraktığını kaydetti.

Son iki yıldır dikkati çeken bir büyüme gösteren sağlık sigortalarında, salgın nedeniyle ivmelenen bir talep artışı yaşandığını aktaran Gürkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ekim ayı sonuna göre değerlendirdiğimizde sağlık branşı yüzde 21.3; hayat dışı branş yüzde 17 ve hayat sigortaları yüzde 40’ın üzerinde büyüme yakaladı. Bu dönemde Bireysel Emeklilik Sistemi’nde de (BES) çıkışların azalmasıyla birlikte yüzde 30 büyüme gerçekleşirken; fon getirileri oldukça yüksek seyretti. Tüm zorluklara rağmen sektör, birçok branşta hem büyüme hem de karlılık açısından iyi bir yıl geçirdi. Virüs ile mücadelede en büyük sorumluluk üstlenen sektörlerden biri olarak; bu zorlu süreci başarıyla yönettiğimizi söyleyebiliriz.”

Sigortaya olan güven pekişti
“Sektörümüz için 2020’de en çok öne çıkan konuların başında, toplumumuzun risk ve sigortaya bakışında olumlu yönde yaşanan değişimin olduğunu görüyoruz. Bildiğiniz üzere, sağlık sigortası özelinde, süreç geçtiğimiz Mart ayında başladığında; salgın hastalıklar sağlık sigortaları kapsamının dışındaydı. Başlarda büyük bir belirsizlik vardı. Hızla sektör olarak yoğun değerlendirmeler yapıldı ve sonuçta şirketler ardı ardına jest kapsamında covid-19’u teminat altına aldı. Şirketlerin bu kararı, Türkiye’de hem sigorta sektörüne hem de sağlık sigortalarına güveni pekiştirdi. Toplumda risk algısının ve sağlık sigortalarına yönelik farkındalığın artmasına neden oldu. Bu süreçte 20 bine yakın sigortalı, tedavilerinin karşılanması için sigorta şirketlerine başvurdu. Şirketler, tedavi giderleri için özel hastanelere 105 milyon liranın üzerinde ödeme yaptı.

Gürkan, Allianz Türkiye ailesinin bir üyesi olarak; büyük gurur duyduğu bir gelişmenin de bundan sonra ortaya çıkacak salgın hastalıklara yönelik oluşacak masrafları poliçe kapsamına almış olmaları ve 1.5 milyon sağlık sigortalısına “Allianz Seninle” diyebilmek olduğunu söyledi.

Çıkacak salgın hastalıklar da poliçe kapsamında
Sigorta sektörüne bireysel emeklilik açısından bakıldığında, kriz dönemlerinin ardından bireylerin tasarruf ve birikim konularına ilgisinin arttığının bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayan Gürkan; “Bunun bir örneğini covid-19 döneminde de yaşıyoruz. Diğer dönemlerle karşılaştırdığımızda, sisteme giren katılımcıların azalış trendinde olduğunu görmekle birlikte pandemi dönemiyle birlikte çıkışların azaldığı; katkıda bulunamasa bile var olan ‘tasarruflarımı BES’te devam ettirmeliyim’ diyen kişilerin önemli oranda arttığını gözlemliyoruz” dedi.

Gürkan, sigortanın, ekonomistlere göre bu krizden pozitif çıkacak sektörlerden biri olduğunu belirterek; 2021 yılında da sektörün enflasyonun üzerinde reel büyümeye devam edeceğini öngördüklerini söyledi.

Sigorta sektöründe yapılan işin temelinin risk yönetimine dayandığını hatırlatan Gürkan; “Bu nedenle sektör olarak, yaşanması muhtemel risklere uzun vadeli bir öngörüyle bakıyoruz ve risk oluşmadan alınması gereken önlemler konusunda da her daim hazırlıklıyız. Ancak tabii ki covid-19 salgını, tüm dünyanın etkilendiği olağanüstü bir olay. Covid-19 gibi direkt halk sağlığına yönelik bir tehdit; hazırlıklı olmaktan çok daha büyük bir toplumsal sorumluluğu da beraberinde getiriyor. Sektörümüz, bu zorlu dönemde bu büyük sorumluluğu çok iyi bir şekilde üstlendi; üstlenmeye de devam ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gürkan, covid-19 salgınıyla birlikte tüketici tercih ve alışkanlıklarında yaşanan değişimlerin; sektörde teknoloji kullanımını artırdığını belirterek, şunları kaydetti:
“Salgın sürecinin hem sektör paydaşlarının hem de müşterilerin dijital kanallara odaklanması ile sektörün dijitalleşmesine katkı sağladığını söyleyebiliriz. Bu süreçte farklı platformlarda birden çok ürünü bir arada ve kendi arzusuna göre yönetmek isteyen müşteriler için inovatif ürün; hizmet ve servis uygulamalarını geliştirmenin artık çok daha önemli olduğunun bilincindeyiz. Bizim gibi yapılan işin toplumsal etkisinin yüksek olduğu sektörlerin müşteri için müşteri yerine düşünebilmesi ve bu doğrultuda aksiyonlarını hayata geçirmesi büyük önem taşıyor. Salgın nedeniyle sektör şirketlerinin çoğu, tam zamanlı evden çalışma modeline geçti, sosyal mesafe kavramının hayatımıza girişi ile iş yapış şekillerimiz de değişti.”

Çok faydalı adımlar
“Dijitalizasyon yatırımlarımızın sağladığı altyapı sayesinde iletişimimizin belki de eskisinden daha da etkin olmasını sağlayacak birçok yeni iletişim platformu geliştirdik. Sektör olarak sürecin başından bu yana iş sürekliliği ve sigortalıların hak mahrumiyeti yaşamaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yakın temas halinde çalıştık. Bu kapsamda, ekspertiz işlemlerinin uzaktan yapılabilmesi, sigorta primlerinin ödenmesinde kolaylık sağlanması, şikayet ve tazminat süreçlerinin rahatlatılmasına yönelik düzenlemeler, sigortacılık hizmetlerinin aksamadan devam ettirilmesi açısından çok faydalı adımlar oldu. Yaygın acente ağına sahip olan sigorta sektörü, dağıtım kanallarının hizmetlerini sürdürebilmeleri için de gerekli düzenlemeleri devreye aldı. Üretim ve hizmet kesintisiz olarak devam etti.”

Konut, hayat ve işsizlik sigortalarına talep artar
Allianz Türkiye İcra Kurulu Başkanı Gürkan; son yıllarda sağlık branşında özellikle Tamamlayıcı Sağlık Sigortaları’nın da etkisiyle önemli bir büyüme yaşandığına işaret ederek; “Koronavirüs ile mücadele döneminde toplumda sağlık bilinci ve sağlık sigortası ile ilgili farkındalığın artmasıyla birlikte yakalanan ivme hızlandı. Bu nedenle önümüzdeki dönemde hem sektörde hem de dünyada sağlık ve sigortacılık kavramlarının artarak gündeme geleceğini, özel ve tamamlayıcı sağlık poliçelerinin satışlarında da artış yaşanmaya devam edeceğini öngörüyoruz” şeklinde konuştu.

Bu alanda özellikle koruyucu sağlık hizmetlerinin çok önemli bir kavram olacağını ve hem sigorta hem de sağlık sektörlerinde ürün ve hizmetlere entegre edilir hale geleceğini anlatan Gürkan, özellikle hastaların dijital platformlar üzerinden destek aldığı ‘telesağlık’ uygulamalarının daha da önem kazanacağını vurguladı.

Gürkan, Mart ayından bu yana olduğu gibi bundan sonraki süreçte de evlerde daha fazla zaman geçirileceği için konut sigortalarının öne çıkacağını aktararak; “Hayat ve işsizlik sigortalarına olan talebin de artacağını öngörüyoruz. İş dünyasında alacak ya da kar kaybı gibi sigorta ürünleriyle sorumluluk sigortalarına da talebin artacağını söyleyebiliriz. Öte yandan seyahatlerdeki kısıtlamalar nedeniyle seyahat sigortalarında daralma öngörüyoruz. Tabii ki ekonomik daralmalar nedeniyle temel sigortalarda satın alma davranışları az da olsa etkilenecektir. Fakat çok büyük bir değişim beklemiyoruz. Türkiye’nin yakın zamanda da acı bir şekilde tekrar tecrübe ettiği deprem gerçeğini de vurgulamakta fayda var. Özellikle doğal afetlerin daha fazla gündeme gelmesi, sigorta sektörünün ve ürünlerinin önemini bir kat daha artırdı” değerlendirmesinde bulundu.

Siber risk sigortaları önem kazanacak
İnternet ve siber dünyanın gelişmesiyle birlikte bireyleri, kurumları tehdit eden faktörlerin türü ve sayısının arttığını; bunların başında da siber saldırılardan kaynaklanan kayıpların yer aldığını belirterek; “Güçlü bir risk yönetimine ve yüksek BT güvenlik seviyesine sahip şirketler bile siber suçlara karşı hiçbir zaman yüzde 100 korunamıyor. Bu sebeple içinden geçtiğimiz dönemde olduğu gibi özellikle iş yapış biçimlerinin dijitalleştiği süreçlerde hem bireyler hem de şirketler için siber risk sigortalarının önem kazanacağını düşünüyoruz” dedi.

Allianz Türkiye olarak müşterilere sundukları Siber Sorumluluk Sigortası ile kurumların; siber saldırılar sonucu maruz kaldığı tazminat sorumluluğu ile bu saldırılar sonucu katlanmak zorunda oldukları çeşitli masraflara ve iş durması zararlarına teminat sağladıklarını anlatan Gürkan; bu alanda şirketlerin kültürleri, bilişim teknolojileri seviyeleri gibi faktörleri göz önünde bulundurarak karşılaşabilecekleri riskleri belirlediklerini ve onlara en uygun siber sigorta içeriğini sunduklarını bildirdi.

Gürkan, attıkları her adımı sigortalıları, dağıtım kanallarını ve tüm paydaşları sistematik olarak dinleyerek attıklarını belirterek; “Sigortalılarımızın kolaylıkla ulaşıp içeriğini anlayabileceği, teknoloji ile desteklenmiş ürünlere, hızlı ve ulaşılabilir olmaya ve tüm kanallarda ihtiyaçlara özel çözümler üretmeye odaklanmış durumdayız. Çevik çalışma metodu ile yeniden yapılandırdığımız yönetim yapımız, odağımıza aldığımız ‘çeviklik; yalınlık, verimlilik, müşteri ve teknoloji’ temelli çalışmalarımız, sadeleştirdiğimiz ürün; hizmet ve hasar süreçlerimizle rekabette bir adım önde olmak için çalışıyoruz” diye konuştu.

Özel çözümler üretiyoruz
Gürkan, Allianz Türkiye olarak varoluş amaçlarının, kendilerine sağlığını, geleceğini ve varlıklarını emanet eden sigortalılara her zaman yanlarında olduklarını hissettirmek olduğunu aktararak; “Bu amacımızı yerine getirebilmek için biz de koronavirüs sürecinde bünyemizde kurduğumuz özel bir ekiple; paydaşlarımızın bu döneme özel doğabilecek ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretiyor; iyileştirmeler planlıyor ve gelişmeler doğrultusunda yeni ek aksiyonlar alıyoruz. Özellikle sağlık, en güçlü olduğumuz alanların başında geliyor ve bu branşta sigortalılarımıza özel hizmetlerle; her zaman yanlarında olduğumuzu hissettirmeye çalışıyoruz. Bundan sonra ortaya çıkabilecek salgın hastalıkları da sağlık sigortalılarımızın poliçe teminat ve limitleri kapsamında karşılama kararı almamız, bu yaklaşımın bir sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.

Bu süreçte dijital çözümlere de hız verdiklerini ifade eden Gürkan, şunları kaydetti:
“Dr. Allianz Sağlık Danışma Hattı ile doktor ve hemşire kadromuz 7×24 ücretsiz tıbbi danışmanlık hizmeti sunuyor. Kadromuzu uzman doktorlar ile genişlettik, görüntülü görüşmelerle zorlu günlerde sigortalılarımızın yanlarında olduk. Toplumumuzun da yanında olmak amacıyla Lokman Hekim Sağlık Vakfı ile beraber, ‘Nefes Ol’ kurumsal sosyal sorumluluk projesini hayata geçirdik. Gece gündüz fedakarca çalışan ve evlerine gidemeyen sağlık çalışanları için hastanelerin yakınlarındaki otellerde konaklama imkanı sağladık. Bu projemiz ile Allianz Grubu nezdinde varoluş amacımızı en iyi yansıtan proje ödülünü kazandık.”

Bu süreçte varoluş amaçlarının net olarak belirlenmiş olmasının ve tüm çalışanlar tarafından sahiplenilmiş olmasının çok faydasını gördüklerini aktaran Gürkan; “Tüm kararlarımızda tüm aksiyonlarımızda pusulamız oldu. Allianz Türkiye olarak varoluş amacımız; Allianz Seninle… Diğer bir deyişle sözümüz, tüm paydaşlarımızın yanında olmak, sadece 6 milyona yakın sigortalımız değil, tüm ortaklarımızın da her zaman yanında olmak. Tüm çalışmalarımızı bu amaç ve motivasyonla yürütüyoruz” dedi.

https://www.sigortamedya.com.tr/tolga-gurkan-covid-19-icin-105-milyon-lira-jest-yapildi/

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



08 Aralık 2020

İyi ki Allianz'lıyım...

Allianz Kasko sahiplerine "İyi ki Allianz'lıyım" dedirten avantajlara her gün yenilerini ekliyor.

Kendine de, aracına da iyi bakmak isteyen Kasko müşterilerimiz, birçok markadaki fırsatların da keyfini sürüyor.

Tek yapmanız gereken Allianz’ım mobil uygulamasından kampanyalar sekmesinde ilgili kampanyaya giderek kampanya kodunu almak ve ilgili markada kullanmak. Üstelik her ay değişecek kampanyalar ile müşterilerimizi yeni kampanyalarla buluşturacağız.

Kampanyalar
* Otovınn - Ücretsiz İç Dış Araç Yıkama
* Çiçeksepeti - %15 İndirim
* Hotiç - %10 İndirim
* Dry Center - %20 İndirim
* Garenta - %35 İndirim
* Moov - %10 İndirim
* Yogaila – Ücretsiz 1 Ders

Aralık ayında kasko poliçesi alan müşterilerimiz de kampanyalardan
yararlanabilecektir.

Kampanyaların detayları, geçerlilik tarihi ve şartlarına hem Allianz Web Sitemizden
hem de Allianz’ım Mobil Uygulamasından ulaşabilirsiniz.

Allianz'ın mobil uygulamasını indirmek için

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


28 Kasım 2020

TRAFİK KAZASINDA TEDAVİYİ SİGORTA ÖDEMİYOR

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 27 Kasım 2020 tarihinde yayınlanan ve trafik kazalarında yaşanan yaralanmaların tedavi giderlerini konu alan yazısı...

Trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Sigorta şirketleri ise trafik sigortası primlerinin yüzde 10’unu SGK’ya aktarıyor. Bu da sigorta şirketleri ile vatandaşlar arasında anlaşmazlığa neden oluyor. Sadece bu yıl sigortacılar, SGK’ya 1.1 milyar lira aktardı.

Geçenlerde bir dostum aradı, "trafik sigortasındaki sağlık giderleri teminatı var ya ne işe yarar bu teminat, şirketler trafik sigortasında sağlık giderlerini karşılamıyor, şu konuyu bir gündeme getirsen" dedi. Herkes salgınla uğraşırken böyle bir konuyu gündeme taşımak ne kadar doğru bilmem ama bir taraftan da geçmişe nazaran sayıları azalsa da halen ciddi oranda trafik kazaları yaşanıyor ve bu kazalarda da birileri yaralanıyor, tedavi görüyor.
Konuya başka bir noktadan yaklaşayım. Araştırdım, sadece 2020’nin ocak-eylül döneminde sigorta şirketleri Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK), tedavi giderleri için trafik sigortası primlerinden 1.1 milyar lira aktarmış. Son dört yılda, aktarılan tutar 5 milyar lirayı geçmiş.

KAZA GEÇİREN NE YAPACAK ?
Peki, niye, sigorta şirketleri, SGK’ya prim aktarıyor? 2011 yılına kadar trafik kazalarında tedavi giderleri trafik sigortası kapsamında sigortacılar tarafından karşılıyordu. 2011’de yasa ile bu durum değişti, trafik kazalarında tüm tedavi masraflarını SGK karşılamaya başladı. Aynı yasa ile sigorta şirketlerine, topladıkları trafik sigortası primlerinden yüzde 10 payı SGK’ya aktarma zorunluluğu getirildi. Böylece sigorta şirketlerinin trafik kazalarındaki tedavi masraflarını ödeme sorumluluğu ortadan kalktı. Dokuz yıldır kazalarda yaralananların tedavilerini sigorta şirketleri karşılamıyor, onun yerine SGK’ya her yıl prim aktarıyor.

Örnekle anlatayım. Trafik kazası geçirdiniz, özel ya da kamu fark etmez, yakındaki hastanenin aciline gittiniz. Yoğun bakımda zaten tedavi masraflarını SGK karşılıyor. Yoğun bakım sonrasında tedavinizin devamı için iki seçeneğiniz var. Birincisi, tedaviye kamu hastanesinde devam etmek, bu durumda hiçbir masraf ödemiyorsunuz. İkincisi ya SGK ile anlaşmalı özel hastaneye gideceksiniz ki, burada da SGK Sağlık Uygulama Tebliği üzerinden ödeme yaptığından hastanenin fark ücreti alma hakkı var. Ya da bulunduğunuz özel hastanede tedaviye devam edecek, tüm masrafı cebinizden karşılayacaksınız.

SORUMLULUK SİGORTADA DEĞİL
Şimdi diyeceksiniz ki, "tedavimi niye cepten ödüyorum, trafik sigortası ödesin". Haklısınız da dokuz yıl önce sigorta şirketlerinin bu konuda sorumluluğu ortadan kalktı. Tabi, bu zaman içinde kimi vatandaşlar sağlık giderini alabilmek için sigorta şirketlerine başvurdu, olumlu cevap alamayınca mahkemelerin yolunu tuttu. Kimi mahkeme sigorta şirketini haklı buldu, kimi mahkemeler ‘öyle olsa da sigorta ödeyecek’ kararı aldı. Sigorta şirketleri düne kadar trafik sigortasının tedavi teminatı kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı, protez gibi giderleri karşılarken, bugün bunlar karşılanmıyor. Protez giderleri de SUT üzerinden ödeniyor. Tabi bu durum kimi aracıların işine geliyor. Şöyle ki, aracılar, "bize vekalet ver, SGK’nın ödediğinin üstüne sigortadan alalım" diyerek, kazazedelerin kapısına dayanıyor. Oysa 2011 yılında yasa çıkarken; tedavi masrafından bakıcı giderine, iş göremezlik ödemesine kadar sigorta şirketlerinin yaptıkları tüm ödemeler hesaplanarak, SGK’ya yüzde 10 prim aktarımı yapılmasına karar verildi.

410 BİN LİRA LİMİT VAR KÂĞIT ÜZERİNDE
Peki, sigorta şirketleri trafik kazalarında tedavi giderlerini karşılamıyorsa neden halen trafik sigortasının teminatları içinde tedavi giderleri yer alıyor; üstelik bu yıl için belirlenen teminat limiti kişi 410 bin lira. Kanunda, "zorunlu sigortalardan SGK’ya pay aktarılır" diye yazdığı için, bu da ancak yeni kanunla düzeltileceği için kağıt üzerinde duruyor. Baktım, sigorta şirketleri buradan belirli ödemeler de yapmış. Mesela 2019’da, trafik sigortasındaki tedavi giderleri teminatından sigortacılar, 37 milyon lira ödemiş. Sordum, nereye ödendi diye; bakıcı, iş göremezlik ve bir de aracıların açtığı davalardan dolayı belirli ödemeler yapılmış.

HASTANE FATURALARININ % 4’Ü TRAFİKTEN
Bir araştırma daha yaptım; SGK, tüm hastanelere tedavi gideri altında kaç lira ödemiş diye? Sadece bu yılın ocak-temmuz döneminde trafik kazaları da dahil hastanelere toplam 28.3 milyar lira ödemiş. Sigorta şirketlerinin trafik sigortasından dolayı aktardığı prim tutarı, bu yıl için SGK’nın yaptığı toplam ödemenin yüzde 4’ünü oluşturuyor. Geçtiğimiz yıllardaki oranlar da benzer. Demek ki, her yıl, SGK’nın ödediği toplam tedavi masraflarının yüzde 3 ila 4’ünü trafik sigortasından aktarılan primlerden karşılıyor ki, bunun ne kadarı trafik kazalarından kaynaklanıyor bilinmiyor.

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



11 Kasım 2020

İZMİR'DE HASAR ÖDEMELERİ BAŞLADI

Hürriyet Gazetesi'nde 10 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan, Sn.Noyan Doğan imzalı yazı...

Bugüne kadar sigorta şirketlerine çoğu konutlardan oluşan 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Hasarlarının bir kısmı şimdiden ödendi. İzmir depreminin yarattığı maddi kaybın 3.5 milyar lira olacağı tahmin edilirken, sigortacılar bunun 1.8 milyar lirasını karşılayacak.


Sigortacılar, depremin hemen ertesinde hasar tespit çalışmalarına başladı, halen de yoğun şekilde devam ediyor.
Bugüne kadar depremin etkilediği bölgeden sigorta şirketlerine 4 bin 500’ün üzerinde hasar ihbarı geldi. Bu ihbarların yüzde 60’ı konut sigortalarından, yüzde 28’i de esnaf ve KOBİ sigortalarından. Araç hasarı az. İlginçtir, tekne hasarı, araç hasarından fazla. Bugüne kadar gelen hasarların sigortaya maliyeti ise 120 milyon lira civarında.

10 BİN HASAR BEKLENİYOR
Beklenti ise ihbarların daha da artacağı ve konut, işyeri, araç hasarları da dahil 10 bin adete yaklaşacağı yönünde. Sigortacıların İzmir depremi için ödeyeceği toplam hasar tutarı ise zorunlu deprem sigortası hariç, 750 milyon lira ile bir milyar lira arasında olacak. Bunun içine zorunlu deprem sigortasından dolayı Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) ödeyeceği hasarı da koyarsanız –ki, bunun da 1 milyar lirayı bulması bekleniyor- toplam sigortalı hasarın bir milyar 800 milyon olacağı tahmin ediliyor. Buradan yola çıkarak, kaba bir hesapla; İzmir depreminin yarattığı maddi hasarın ya da kaybın, 3.5 milyar lirayı bulacağını söyleyebiliriz.

"KEŞKE" DEDİRTEN TABLO
İşte, bu da, bize ‘keşke’ dedirten tablo. Keşke işyerlerinin, konutların, araçların tamamı sigortalı olsaydı, konutların yüzde 57’si değil de yüzde 100’ü zorunlu deprem sigortalı olsaydı da oluşan toplam maddi hasarın tamamını, yani 3.5 milyar lirayı sigorta sistemi ödeseydi. Kamu da, sadece depremde sosyal yardımlara kaynak ayırsaydı. Gerçi biz bu ‘keşke’yi Elazığ depreminde de söylemiştik, şimdi İzmir depreminde söylüyoruz, umarım bundan sonra da söylemeye devam etmeyiz.

Peki, İzmir depreminde sigortası olanlar hasarlarını ne zaman alacaklar? Depremin üzerinden bir hafta geçmeden, ona buna bakmadan, kimi hasarlar ödendi bile. DASK, depremin üçüncü günü, yıkılan binalardaki konutlara ödemeyi yaptı. Sigortacılarla yaptığım konuşmalara istinaden söylüyorum; İzmir’de, hasarların ödenmesi öyle bir ayı falan bile bulmayacak.

KONUT SAHİPLERİ POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN
Deprem bölgesinde bazı konutların sigortası olmasına rağmen sigortaların deprem hasarını karşılamadığı yönünde bazı duyumlar alıyorum. Araştırdım; doğruluk payı var. Konut paket poliçesi yapılmış, ancak primi düşük olsun diye sigortanın içine deprem ve depremin neden olduğu zararlar eklenmemiş; sadece yangın, su basması, hırsızlık zararlarının kapsayan poliçeler alınmış. 300-350 liralık bir poliçede, deprem teminatını alınmazsa fiyat 230 liralara düşüyor. İşte, kimi sigortalılar bu 120 lirayı ödememek için deprem teminatı almamış. Bankalardan yapılan poliçelerde böyle bir sorun yok, ama diğer poliçelerin bazıları depremin neden olduğu zararları kapsamıyor. Tavsiyem, sigortalı olup da depremde konutu zarar görenler poliçelerini kontrol etsin; zarar görmeyen sigortalılar da eğer eksikse, deprem teminatını ekletsin.

Zorunlu deprem sigortası hakkında detaylı bilgi için linki tıklayabilirsiniz...

ÖLENLERİN KREDİ BORÇLARINI DA SİGORTA ÖDEYECEK
Deprem sonrasında konut, işyeri hasarlarını konuşuyoruz ama konuşulmayan, bir o kadar önemli hayat sigortaları var. Neden önemli, anlatayım. Kendi isteği ile tek başına hayat sigortası yaptıranların sayısı çok az; genellikle hayat sigortaları kredi ile birlikte yapılıyor. Bankadan; ihtiyaç, konut, araç ve ticari kredi alanlara hayat sigortası da yapılıyor. Geçen depremlerde olduğu gibi İzmir depreminde de hayatını kaybedenlerin bankalara olan kredi borçlarını sigorta şirketleri ödeyecek. Böylece, ölenlerin yakınları ikinci bir mağduriyet yaşamayacak.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/izmirde-hasar-odemeleri-basladi-41657926

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56

08 Kasım 2020

SİGORTALI HASAR 1,5 MİLYARI GEÇECEK

Noyan Doğan'ın Hürriyet Gazetesi'nde 2 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan ve İzmir'de yaşanan deprem sonucunda meydana gelen hasarları konu alan yazısı...

İzmir’de meydana gelen deprem ve hemen ardından yaşanan tsunamide sigortalı kaybın 1.5 milyar lirayı geçeceği tahmin ediliyor. Tsunami, Türkiye sigortacıları için bir ilk. Peki, 
Tsunami sigorta kapsamında mı? 
Zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılayacak mı? 
İşte deprem ve tsunami konusunda tüm merak edilenler.


İzmir’de meydana gelen deprem ve depremin hemen ardından Seferihisar ilçesinde yaşanan tsunami, başta konutlar olmak üzere işyerlerinde, araçlarda, teknelerde ciddi zarara neden oldu. Depremde onlarca bina yıkılırken, yüzlerce araç kullanılamaz hale geldi; işyerleri, depremin ve tsunaminin etkisiyle ya yıkıldı ya da sular altında kaldı. Arama kurtarma çalışmaları bittikten sonra detaylı hasar tespit çalışmaları başlayacak -ki, şimdiden hasarlı binalara yönelik hasar tespit çalışmaları devam ediyor- ve gözler sigortaya çevrilecek.
Kafalarda, çokça soru var; ‘tsunami sigorta kapsamında mı?’, ‘zorunlu deprem sigortası tüm hasarı karşılar mı?’, ‘kasko sigortası deprem ve tsunami zararını karşılıyor mu?’, ‘kaskosu olmayanlar zararını nereden alacak’ gibi. Şimdiden, zorunlu deprem sigortasının dışında sigorta şirketlerine 2 binin üzerinde hasar ihbarı geldi.

SİGORTALILIK %25 LERDE
Sigortacılarla konuştum. Kafalardaki tüm sorulara açıklık getirmeye çalışayım. Öncelikle şunu belirteyim, Türkiye’de ilk defa tsunami yaşanıyor ve sigortacılar da ilk defa tsunami hasarı ile karşı karşıya kalıyor. Sigorta poliçelerinin kapsamı içinde tsunami hasarı var mı? Çoğunluğunda var, ancak bu teminat, birçok sigorta teminatı ile birlikte verildi ve açıkçası, ‘pek olmaz ama hadi bu da içinde bulunsun’ diye verildi. Ama oldu ve konutlara, işyerlerine, araçlara, teknelere de ciddi zarar verdi.
Konuştuğum sigortacılar da şaşkın. Depremden değil, deprem zaten beklenen bir afet ama tsunamiden dolayı şaşkınlar. Şaşkınlıklarını da, “Tsunami ile ilk kez karşılaşıyoruz, hem deprem hem de tsunaminin aynı anda olması da ilk kez yaşadığımız bir durum” diye özetliyorlar. Seferihisar’da yaşanana da ‘mini tsunami’ diyorlar.
Depremin yaşandığı bölgede sigortalılık oranı, zorunlu deprem sigortası hariç, Türkiye geneli ile aynı; yüzde 25’lerde. Yani her 3 konuttan birinin konut paket poliçesi, her 3 araçtan birinin kaskosu bulunuyor. KOBİ dediğimiz işletmelere gelince -ki, depremde en çok da bu işletmeler zarar gördü- yine her 3 işletmeden birinin işyeri sigortası bulunuyor. Özellikle Bayraklı, Seferihisar gibi bazı ilçelerde konut ve işyerlerinde sigortalanma oranları bundan da düşük.

İNCE HASAR DAHA FAZLA
Buna rağmen, beklenen sigortalı hasar, 1.5 - 2 milyar lira arasında. Bunun içinde DASK hariç konut, kasko, işyeri ve tekne hasarları var. Konuştuğum sigortacılar, ciddi bir hasar ile karşı karşıya olduklarını söylüyor. Hasarın boyutu, asıl önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Sigortacılar, depremde ayakta kalmış, yıkılmamış ancak ağır hasarlı binalar olacağını belirterek, birçok binada ise ince hasar denilen dekorasyon hasarları olacağını vurguluyorlar.
İzmir’de yaşanan deprem ve tsunami sadece Türkiye sigorta pazarını etkilemeyecek, dünya reasürans pazarını da etkileyecek. Çünkü oluşan hasarın bir kısmı yurtdışındaki reasürans şirketleri tarafından karşılanacak. Sigortacılar, dünya reasürans pazarının taşın altına elini koyacağı bir hasarla karşı karşıya olduklarına değiniyor.

DASK'A 2 BİN 500 HASAR İHBARI GELDİ
Depremin yaşandığı Ege bölgesinde zorunlu deprem sigortası kapsamında sigortalanabilir konut sayısı 2.6 milyondan biraz fazla. Bunların da 1.4 milyonu sigortalı. Ege bölgesinde sigortalılık oranı yüzde 54. Depremin meydana geldiği İzmir’de ise sigortalanabilir toplam konut sayısı 1.1 milyonun üzerinde ve bu konutların 637 bine yakını depreme karşı sigortalı. İzmir’de sigortalılık oranı yüzde 57’e yakın. Yani İzmir, sigortalılık oranı en yüksek illerden biri. Tabi şunu da söylemek gerekiyor, yine de iki konuttan biri sigortalı. DASK, depremin hemen ardından İzmir’de çalışmalara başladı. Öğrendiğime göre de iki gün içinde DASK’a gelen ihbar adedi 2 bin 500’ün üzerinde. Sigortacılarla konuştum, durum zorunlu deprem sigortası açısından nedir diye. Yıkık bina sayısının az olduğunu, binalarda az hasar bulunduğunu; tsunaminin yaşandığı Seferihisar’da ise yine zorunlu deprem sigortası kapsamında konutlarda su basmaları olduğunu söylediler.

TSUNAMİ SİGORTA KAPSAMINDA MI?
İzmir'de meydana gelen deprem ve hemen arından yaşanan tsunamide en çok merak edilen konuların başında tsunaminin, sigorta kapsamında olup olmadığı geliyor. Aracından konutuna, işyerinden tekneye kadar deprem teminatı olan tüm sigortalılar, tsunaminin neden olduğu zararı sigortadan alacaklar. Zorunlu deprem sigortası olup da tsunamide konutları zarar görenler de DASK’tan zararlarını alacaklar. Çünkü zorunlu deprem sigortası kapsamında; depremin ve deprem sonucu meydana gelen yangın, infilak, tsunami ve yer kaymasının doğrudan neden olacağı maddi zararlar karşılanıyor. Aynı şekilde konut paket poliçelerinin, kasko poliçesinin ve işyeri paket poliçelerinin içinde deprem ve tsunami teminatı bulunuyor. Hatta poliçede bu teminat, ‘deprem, yanardağ, tsunami’ diye geçiyor. Özetle; sigortası olanlar için tsunami sigorta kapsamında. Yine de depremde ve tsunamide aracı, konutu, işyeri zarar görenler poliçelerini kontrol etsinler. Hemen belirteyim, trafik sigortası deprem ve tsunami zararını karşılamaz, sigortadan tazminat alabilmek için kasko sigortası gerekiyor.

TEKNE SAHİPLERİ POLİÇELERİNİ KONTROL ETSİN
Deprem sonrası yaşanan tsunami özellikle teknelere ciddi zarar verdi. Son belirlemelere göre tsunami nedeniyle 30 yakın tekne battı ancak sürüklenme sırasında birbirine çarpma nedeniyle 150 teknenin gövdesinde hasarlar oluştu. Peki, bu hasar, sigortadan karşılanacak mı? Tekneler de araçlardaki kasko sigortası gibi gövde sigortası ile sigortalanıyor. Sigorta teminatı, deniz risklerini, teknedeki makine ve aygıtları kapsıyor. Deprem, tsunami, yangın gibi riskler ise ek teminat ile alınıyor. Öğrendiğime göre de birçok teknede paket poliçe bulunduğundan deprem ve depremin neden olduğu tsunami de sigortanın kapsamı içinde. Tsunamide teknesi zarar görenlere tavsiyem, deprem teminatı olup olmadığı konusunda poliçelerini kontrol etmeleri.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/sigortali-hasar-1-5-milyar-lirayi-gececek-41651673

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




Yeni Değer Teminatı & Allianz Sigorta

Yeni satın aldığınız sıfır km aracınızın  ilk tescil tarihinden itibaren geçecek bir yıllık süre içerisinde, meydana gelecek tam ziya (pert)...