30 Ekim 2020

ON SORUDA ARAÇLARDA DEĞER KAYBI TAZMİNATI

Noyan Doğan'ın 26 Ekim 2020 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan ve araçlarda değer kaybı tazminatını konu alan yazısı...

Bir süredir, okuyuculardan, değer kaybı tazminatı ile ilgili çokça soru alıyorum.
Kimileri, değer kaybı tazminatını nasıl alacağını soruyor, kimileri de tazminat alamamaktan şikayet ediyor. Konunun bu kadar gündeme gelmesi ve şikayetlerin çoğalmasının nedeni ise son aylarda, özellikle ikinci elde artan araç fiyatları. Tabi buna paralel dövizdeki artış nedeniyle hasar maliyetlerindeki artış da etken rol oynuyor.

Şunu da söylemek lazım; araçların rayiç bedeli arttıkça, alınacak değer kaybı tazminatı da yüksek oluyor. Mesela, geçen senelerde ortalama değer kaybı tazminatı olarak 2-3 bin liralar ödenirken; bugünlerde araçların rayiç bedelleri arttığı için bu rakam 5-7 bin liralara kadar çıkmış durumda. 
Peki, değer kaybı tazminatı nedir, nasıl alınır? Sorularla anlatayım.



HER HASARA TAZMİNAT ÖDENMEZ

1) Değer kaybı tazminatı nedir?
Kaza sonrası hasar gören araçlar, hem TRAMER kayıtlarında hasarlı araç olarak geçiyor, hem de onarım gördüğünden piyasa rayiç değerinde maddi kayba neden oluyor, yani değer kaybı yaşanıyor. Bu kayıp, trafik sigortasından karşılanıyor. Buna da değer kaybı tazminatı deniyor. Sigorta şirketleri, trafik sigortasından, onarım gören araçlara değer kaybı tazminatı ödüyor.

2) Her sürücü değer kaybı tazminatı alabilir mi?
Tazminattan yararlanabilmeniz için kazada kusursuz taraf olmanız gerekiyor. Kazaya neden olan kusurlu sürücüler değer kaybı tazminatı alamıyor.

3) Değer kaybı tazminatı nasıl hesaplanıyor?
Sigorta şirketleri; aracın rayiç değerine, hasarın boyutuna, aracın kilometresine, ticari amaçlı kullanılıp kullanılmadığına göre bir hesaplama yapıp, çıkan tutarı araç sahiplerine ödüyor. Bu hesaplama yöntemini ise kamu belirliyor.

4) Araçtaki tüm hasarlar için tazminat ödeniyor mu?
Hayır; mini onarım ile giderilen basit kaporta, plastik tampon onarımları, cam, radyo-teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamında yapılan onarımlar için değer kaybı tazminatı ödenmiyor.

İTİRAZ HAKKINIZ VAR

5) Araçta oluşan tüm hasar için tazminat alınabilir mi?
Hayır; aracın rayiç değerinin yüzde 25’ini aşan değer kaybı talepleri ödenmiyor.

6) Taksi, kiralık araçlar gibi ticari amaçlı kullanan araçlar da tazminat alabiliyor mu?
Alabiliyor, ancak değer kaybı tazminatının yüzde 50’si ödeniyor.

7) Tazminat için model ya da kilometre sınırı var mı? Tazminat alabilmek için aracı satmam mı gerekiyor?
Her model için tazminat ödeniyor. Kilometreye göre de tazminat tutarı değişiyor. 150 bin kilometre ve üzeri araçlarda tazminat tutarı diğerlerine göre düşük oluyor. Tazminat almak için araç satılacak diye bir kural yok, hasar sonrası tazminat ödeniyor.

8) Tazminat için kime, nasıl başvurulacak?
Kazası tespit tutanağı ve değer kaybı talep edilen araca ilişkin hasar ekspertiz raporu ile hasar fotoğrafları, aracın ruhsat fotokopisi, sürücü belgesi sigorta şirketine bizzat ve yazılı olarak müracaat edeceksiniz. Başvuruyu sigorta şirketinin internet sitesi üzerinden de yapabiliyorsunuz. Sigorta şirketi gerekli hesaplamayı yapıp, çıkan değer kaybı tazminatını bankaya yatıracak. Tazminat talebi için aracı kurum veya kişilere başvurmanıza gerek yok.

9) Sigorta şirketinin ödediği tazminat az gelirse, itiraz hakkım var mı?
Var; Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurabilirsiniz. Başvurular 4 ay gibi kısa bir sürede çözüme kavuşuyor.

10) Tazminat bir kere mi ödeniyor, her kaza sonrası da başvurulabilir mi?
Sürücü senede kaç kazaya karışırsa karışsın, her seferinde değer kaybı tazminatı alabiliyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/10-soruda-araclarda-deger-kaybi-tazminati-41645625
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56




13 Ekim 2020

ANAYASA MAHKEMESİNİN TRAFİK SİGORTASINDA İPTAL KARARI

Hürriyet Gazetesi'nde 12 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan, Sn.Noyan Doğan imzalı ve Anayasa Mahkemesi'nin trafik sigortasında aldığı iptal kararlarını konu alan yazısı.

Anayasa Mahkemesi trafik sigortasında iptal kararı verdi, bundan sonra ne olacak?

Cuma günü Anayasa Mahkemesi, trafik sigortasının bazı maddelerini iptal etti.
Dikkat ettim, birkaç gündür, hangi maddeler iptal edildi, bunların yansıması ne olacak tam olarak anlaşılmadı. Hal böyle olunca da her kafadan ayrı ses çıkmaya başladı. Kimileri de iptal edilen maddelerin çok önemli olmadığını öne sürdü. İşin doğrusunu anlatayım.

Ama önce, Anayasa Mahkemesi, neden durduk yere böyle bir karar verdi; kısaca ona değineyim. Özetle, Anayasa Mahkemesi’ne, trafik sigortasının altı maddesinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle itiraz başvurusu yapılmış. Mahkemede bu başvuruları inceleyip, bunların arasında 3 tanesinin iptaline karar verdi.


HANGİ MADDELER İPTAL EDİLDİ?

İptal edilen maddelerin içinde bir tanesi var ki, hem çok önemli hem de bundan sonra dengeleri değiştirecek nitelikte. İşin hukuksal boyutuna çok fazla girip, kafaları karıştırmak istemiyorum. En basit haliyle anlatayım. 2016 yılında yapılan bir düzenleme ile trafik sigortasında ödenecek tazminatların, genel şartlar ile belirlenmesine imkan tanındı. Böylece, trafik kazalarında hayatını kaybedenler için sigortadan ödenecek tazminatın hesaplanmasına ve bu hesap sonrası da yakınlarına yapılacak ödeme tutarına düzenleme getirildi. Hesaplama yönteminin ise Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılmasına hükmedildi. İşte Anayasa Mahkemesi, tazminat hesaplamasının genel şartlarla düzenlenemeyeceğini, bunun kanunla yapılması gerektiğini hükmederek, maddeyi iptal etti.

SÜRÜCÜLERİ NELER BEKLİYOR?

Şimdi birileri diyecek ki, ‘iptal edilmişse ne olmuş yani’. O iş, o kadar basit değil. 2016 yılında, bir torba kanun içine eklenen bu maddeyle, neden düzenleme yapıldı; ona bakmak lazım. Tüm sürücüler, o dönemi hatırlayacaktır. Sigorta şirketleri trafik sigortasında fiyatları neredeyse yüzde 150’lere varan oranlarda artırmışlardı. Gerekçe ise, yargı kararlarıydı. Özellikle trafik sigortasında ödenen vefat tazminatının hesaplanmasında, kanunla sınırları çizilmiş belli bir standart olmadığından mahkemeler, kişiden kişiye değişen tutarlarda tazminatlara hükmediyordu. Sigorta şirketleri de bunları ödemek durumunda kalıyordu. Hatta bu düzen -daha doğrusu düzensizlik- aracı adı verilen kişilerin türemesine bile neden olmuştu. Bu aracılar, ‘sigorta şirketi size az para öder, bana vekalet verin, dava açalım üç-dört katı tazminat alırız’ diyerek, trafik kazasında hayatını kaybedenlerin yakınlarının kapısına çalıyordu.

TAZMİNATLAR NASIL ÖDENECEK?

Sigorta şirketleri hesapta kitapta olmayan paralar ödemeye başlayınca da trafik sigortasının primlerini ciddi artırmış; bu sefer de tüketici feryat eder hale gelmişti. Kaotik ortamı bitirmek için Hazine ve Maliye Bakanlığı (o dönem Hazine Müsteşarlığıydı) devreye girdi, 2016 yılının nisan ayında çıkan torba kanun içine trafik sigortasından ödenecek tazminatların genel şartlarda öngörülen esaslara göre belirleneceği yönünde bir madde eklendi ve hesaplama yönteminin de Hazine ve Maliye Bakanlığının belirlemesine izin verildi.
Düzenleme ile birlikte trafik sigortasındaki kaos bitti. O günden bu yana da Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı hesaplama yöntemi ile tazminatlar ödeniyor. İşte, geçen cuma günü, Anayasa Mahkemesi bu maddeyi iptal etti. Böylece, tekrardan, 2016 yılından önceki döneme dönüldü. Şimdi anladınız mı, bu iptal kararının ne kadar önemli olduğunu.
Peki, bundan sonra ne olacak? Ya mahkemeler, tazminat taleplerinde, dört yıldır uyguladıkları hesaplama yöntemine göre karar verecek –ki, ben böyle olacağını sanıyorum- ya da geçmişte olduğu gibi her mahkeme ayrı ayrı tazminatlara hükmedecek.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/kisa-calismada-kidem-tazminati-sorunu-41630629
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



08 Ekim 2020

KASKO DOLU HASARINI KARŞILAR MI ?

Hürriyet Gazetesi'nde 5 Ekim 2020 tarihinde yayımlanan, Noyan Doğan imzalı, dolu yağışı sonucu meydana gelen hasarların kasko kapsamında onarılmasını konu alan yazı...

Geçen hafta İstanbul’da, kısa süreli de olsa, etkili olan dolu yağışı sonrası okuyuculardan, "kasko sigortası dolu hasarını karşılar mı?", "trafik sigortasından zararımı alabilir miyim?", "dolu hasarı hasarsızlık indirimimi etkiler mi?" şeklinde sorular gelmeye başladı.

Klasiktir; her afet sonrası sigortaya bir ilgi olur, sorular sorulur, bu ilginin bir kısmı sigorta alımına da döner ama zaman geçer, hele de benzer bir olay yaşanmazsa ilgi biter, sigorta yaptıranlar da ‘nasıl olsa bir şey olmuyor’ deyip sigortasını yenilemez. Yeni bir afet ya da olay yaşanana kadar bu döngü böyle devam eder. Nereden mi, bu tespiti yapıyorum? Basit, konu kasko sigortası ise, kaç sene önce de her dört araçtan biri kaskoluydu; aradan geçen zaman içinde Türkiye’nin dört bir yerinde dolu oldu, sel oldu, araçlar, konutlar suların altında kaldı, büyük kayıplar yaşandı; bakıyorsunuz, bugün halen dört araçtan biri kaskolu.
Neyse, okuyucu sormuş, cevap vermemezlik olmaz. Önce şu, trafik sigortası, kasko karışıklığından başlayayım. Trafik sigortası, trafikte, üçüncü kişilere vereceğiniz maddi ve bedeni zararları; kasko ise sadece kendi aracınıza gelecek zararı karşılar. Hal böyle olunca trafik sigortası dolu, sel gibi afet hasarlarını karşılamaz. O yüzden, geçen hafta yaşanan doluda, aracı zarar görüp de kaskosu olmayanlar, trafik sigortası için sigorta şirketlerine boşa başvurmasın.


POLİÇEDE  BUNLARA DİKKAT!
Nasıl ki, çarpma, çalınma, yanma gibi aracınıza gelecek zararlar kaskodan ödeniyorsa, dolunun neden olduğu hasarı da kasko karşılar. Dikkat ettim de sağda solda, ‘kaskonuz dolu hasarını karşılamayabilir’ gibi haberler çıktı. Sigortacıların sattığı, tüketicilerin de aldığı kasko poliçelerinin yüzde 99’u genişletilmiş kaskodur ve içinde bir-iki istisnai durum hariç tüm zararlar –eğer siz poliçenin içinden bilerek isteyerek çıkartmadıysanız- sigorta teminatının içindedir. Buna dolu da dahil. Yani, sigorta karşılar mı, karşılamaz mı diye endişe duymayın.
Asıl poliçenizde dikkat edeceğiniz husus, doluda zarar gören aracınızı hangi serviste tamir ettireceğiniz. Mesela, sigorta şirketleri, ‘benim anlaşmalı servisime gidersen hiç para ödemeden camın değişir, başka bir servise gidersen hasarın şu kadarını karşılarım üzeri size ait” diyebilir, bunu da poliçeye yazar. Hakeza, onarım için yetkili servise mi gideceğiniz, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servise mi gideceğiniz de poliçenizde yazar.

HASARSIZLIK İNDİRİMİNİ ETKİLER Mİ?
Gelelim, dolu hasarı, kaskoda hasarsızlık indirimini etkiler mi? Etkileyip, etkilememesi tamamen sigorta şirketinin inisiyatifine kalmış. Eğer sadece cam kırılmışsa etkilemez. Ama hem cam kırılması hem de araçta hasar varsa sigorta şirketi hasar dosyası açacağından, bu kayıtta TRAMER’e gideceğinden; hasarsızlık indirimini etkiler. Kimi şirketler, dolu hasarını mini onarım kapsamına sokar; o zaman da etkilenmez. Birileri diyor ki, ‘2017’de yaşanan doluda hasarsızlık indirimi etkilenmemişti’. O yıl yaşanan dolu felaketi sonrasında şirkeler, hasarsızlık indirimini etkilememesi için ortak karar almıştı ama yine de birkaç şirket bu karara uymamıştı.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/kasko-dolu-hasarini-karsilar-mi-41627783
Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


29 Haziran 2020

KORONA VİRÜS ve TRAFİK SİGORTASI

Noyan Doğan'ın 29 Haziran 2020 tarihinde, Hürriyet Gazetesi'nde  yayımlanan ve pandemi sürecinde trafik sigortası yaptırılmayan araçları konu alan yazısı...

Sürücüler koronavirüsten trafik sigortasını yaptırmadı, tehlike arttı

Koronavirüs salgını trafik sigortasını da vurdu. Aslında salgın nedeniyle, sürücüler zorunlu olmasına rağmen trafik sigortasını yaptırmadı dersek daha doğru olur.
Rakamlara baktım. Salgının başladığı mart ayından mayıs ayı sonuna kadar yaklaşık 150 bine yakın sürücü, sigortasını yaptırmamış. Kimileri, buna, "ne var canım, hepi topu 150 bin araçtan bahsediyorsun" diyebilir. Ama öyle değil işte. Durumun vahametini şöyle anlatayım.


100 ARAÇTAN 21’İ SİGORTASIZ

TÜİK’in, nisan ayında açıkladığı son verilere göre trafikteki toplam araç sayısı 23 milyon 398 bin 837. Zorunlu olan, yapılmazsa trafiğe çıkılması yasak olan, çıkılırsa da aracın bağlanması neden olan trafik sigortalı araç sayısı ise 18 milyon 457 bin 861 adet. Yani, nisan ayında 4.9 milyon araç sigortası olmadan trafikte dolaşmış. Bu da trafikteki araçların yüzde 21’e yakınının sigortasız olduğu ve trafikteki her 100 araçtan 21’inin sigortayı yaptırmadığı anlamına geliyor. Ocak ayında sigortasız araç sayısı 4.6 milyonmuş; bu sayı mart ayında 4.7 milyona, nisan ayında da 4.9 milyona kadar çıkmış. Mayıs ayında bu sayının biraz daha arttığı tahmin ediliyor. Demek ki, neymiş; genelde bazı sürücüler trafik sigortasını zaten yaptırmıyormuş, koronavirüs döneminde bu sayı daha da artmış. Normal şartlarda bugün kaç milyon araç var, 23.3 milyon mu; sigortalı araç sayısının da 23.3 milyon olması gerekiyor. Aslında gerekmiyor, zorunlu!

Peki, hangi araçlar sigortayı yaptırmıyor diye de baktım. Her 100 otomobilin 7’si, her 100 minibüsün 23’ü, her 100 otobüsün 28’i, her 100 kamyonun 27’si, her 100 traktörün 47’si ve her 100 motosikletin 70’i trafikte sigortasız dolaşıyor. Durum bu kadar kötü. Bu sürücüler hem kendilerine büyük zarar veriyorlar hem de olası bir kazada karşıdakilerine zarar verecekler. İl bazında da baktım. İstanbul, Ankara’da sigortasızlık oranı yüzde 13’lerde. İzmir’de yüksek, her 100 aracın 23'ü sigortasız. Konya ve Gaziantep’te 28’i, Antalya’da 24’ü sigortasız. Manisa’da her 100 aracın 35’i sigortasız. Bazı iller var ki, asıl tehlike bu illerde. Şanlıurfa’da 100 araçtan 41’i, Ardahan’da 39’u, Kars’ta 36’sı, Şırnak’ta 35’i sigortasız.

MAYIS AYINDA SÜRE DOLDU

Sigorta yaptırmamanın bedeli ne? Aracınız bağlanır, trafik cezası yersiniz falan ama daha önemlisi kazaya karışır, birinin ölümüne ya da sakat kalmasına neden olursanız sigortanız olmadığı için ciddi tazminat ödersiniz. Öyle ufak tefek rakamlar değil, 150-200 bin liralardan bahsediyorum. Maddi tazminatı hesaba bile katmıyorum.

Birileri yine diyecek ki, "ama salgın döneminde sigortacılar kolaylık sağladı, cezasız sigortayı yaptırabiliriz". Normalde sigortasız olan bu sürücüler sigorta yaptıracakları zaman iki katı prim ödemek durumundalar. Doğru, salgın döneminde trafik sigortasını yaptırmayan ya da yaptıramayan sürücülere bir ayrıcalık tanınmış, ek süre hakkı vermişlerdi. Ancak bu süre nisan ve mayıs ayında bitti. Bu işin şakası yok. Sigorta yaptırmayan binlerce sürücü ciddi tazminat ödemeleri ile karşıya kalıyor ve çoğu haciz davaları ile mahkemelerde uğrayıp duruyor.

https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/suruculer-koronavirusten-trafik-sigortasini-yaptirmadi-tehlike-artti-41552489

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



16 Haziran 2020

ÜCRETSİZ OTO YIKAMA & ANADOLU KASKO

Bireysel sigortalılarımıza Genişletilmiş Kasko poliçeleri kapsamında araç yıkama hizmetini yılda iki kez ücretsiz sunmaya devam ediyoruz.
Kampanyamızın koşulları aşağıda yer almaktadır.
* Ücretsiz oto yıkama hizmeti, kullanım tarzı hususi otomobil, kamyonet -panel/glass van tipi ve motosiklet olan araçlar için geçerlidir.
* Uygulama sadece bireysel müşteriler için geçerlidir.
* Hizmetten faydalanabilmek için "Sigortam Cepte" mobil uygulamamızdan alınan şifrenin OTOVINN hizmet noktalarında bulunan akıllı cihazlara plaka ile birlikte girilmesi yeterlidir.
* 1 yıllık poliçe süresinde 2 defa standart oto yıkama (iç ve dış yıkama) hizmeti ücretsiz sunulmaktadır.

Bu hizmet OTOVINN firması tarafından herhangi bir ücret talep edilmeksizin sağlanacaktır, hizmet noktalarının güncel bilgileri için tıklayınız.

Kampanyamız, motosiklet kasko ve spor kulüplerine özel kasko ürünlerimizde de geçerlidir.
Pert Kasko, Plaza Kasko ve marka kasko ürünlerimizde ise geçerli değildir.
Poliçenin iptal edilmesi ya da araç değişikliği ile kapsama girmeyen kullanım tarzı bir araca geçiş yapılması durumunda oto yıkama hizmeti sona ermektedir.

Kazasız günler dileriz.

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56



05 Mayıs 2020

SİBER VİRÜS TEHLİKESİ

Noyan Doğan'ın 4 Mayıs 2020 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde yayımlanan ve siber güvenlik sigortası ihtiyacını konu alan yazısı...

Salgın döneminde, bireylere ve şirketlere yönelik siber saldırılar başladı. Koronavirüs, COVID-19 gibi kelimelerin geçtiği zararlı içerik barındıran internet sitelerinin sayısı arttı. Korsanlar, sosyal medya reklamları, SMS ve elektronik postaları kullanarak kişisel bilgileri çalıyor. Uzmanlar, gerekli önlemlerin alınmasının yanı sıra siber güvenlik sigortasının da yapılmasını öneriyor.
Koronavirüs salgını nedeniyle uzaktan çalışma sistemine geçilmesi, alışverişlerin çoğunluğunun online yapılması, eğitimin uzaktan yapılması, bireysel ve kurumsal görüşmelerin dijital ortama kayması, elektronik posta trafiğinin artması, karantina nedeniyle sosyal medyaya olan ilgi siber dolandırıcıların da ekmeğine yağ sürdü. Salgın başladığından bu yana hem bireylere hem de şirketlere yönelik siber saldırılar ciddi arttı.

Siber korsanlar, kötü amaçlı yazılımları yayıyor, şirketlerin ve bireylerin kişisel bilgilerini ele geçiriyor. Bunu da sosyal medya reklamları, sahte internet siteleri, SMS, elektronik posta üzerinden yapıyorlar. Sonuçta, bireyleri ve kurumları milyonlarca lira dolandırıyorlar. Araştırmalar karantina döneminde artan online alışverişler nedeniyle siber dolandırıcılığın yıllık olarak yüzde 15 artacağını gösteriyor.

COVID ADINI KULLANIYORLAR
Uzmanlarla konuştum, özellikle son haftalarda içeriğinde ‘koronavirüs’, ‘COVID-19’ gibi kelimelerin geçtiği zararlı içerikleri barındıran web sitelerinin adı ve adreslerinde ciddi artışlar yaşanıyor. Peki, hangi yöntemlerle dolandırıyorlar? Elektronik postalar üzerinden oltalama yöntemi ile bilgisayarda verilerin şifrelenmesi, zararlı içeriklerin ‘koronavirüs yayılım hızı haritası’nı gösteren web siteleri üzerinden servis edilmesi, zararlı içerik barındıran mobil uygulamaları ve bilgisayardaki zararlı koronavirüs uygulamalarını ortadan kaldıracağını vadeden uygulamalar; siber dolandırıcıların başlıca yöntemleri. Diyeceksiniz ki, ‘virüs koruma programları kullanıyoruz, kolay şifreler seçmiyoruz, sürekli şifreleri değiştiriyoruz, filtreme sistemleri kullanıyoruz’. Doğru yapıyorsunuz ama yetmiyor.

SİBER GÜVENLİK SİGORTASI
Konuştuğum uzmanlar, siber korsanların bir yol bulup sızdıklarını; öyle ki, iki gün önce güvenli olan dosya ve web sitelerini bile zararlı hale getirdiklerini söylüyor. Peki, ne yapmak lazım? Virüs koruma, şifre değiştirme, filtreleme gibi her türlü önlemi alacaksınız. Bilmediğiniz yerlerden gelen; özellikle de ‘şunu kazandınız bunu kazandınız’ içerikli SMS, elektronik posta mesajlarını açmayacaksınız. Bir de siber saldırılara karşı sigorta tedbiri var.

Sigortacılarla da konuştum özellikle virüs salgını başlamasıyla hem bireylerden hem de küçük ve orta boy işletmelerden siber güvenlik sigortasına da ciddi talep artmış. Bugün için 50 bine yakın kişi ve kurum siber güvelik sigortası yaptırmış. Bizde siber sigortanın mazisi eski olmamakla birlikte bugüne kadar da sigortası olup da siber saldırıya maruz kalanlara 600-700 bin lira hasar ödenmiş.

KORSANLAR 10 DAKİKADA 128 BİN LİRASINI ALDI!
Son günlerde okuyuculardan siber saldırılarla ilgili çokta elektronik posta alıyorum. Kimileri, sigorta ile ilgili bilgi almak istiyor, kimileri dolandırıldığından şikayet ediyor. Bunlardan birini sizlerle de paylaşayım ki, siber dolandırıcıların hangi yöntemi kullandığını ve sonuçlarını bilin. Okuyucumun ismi ile birlikte dolandırılırken kullanılan diğer isimler bende saklı. Yazdıklarını aynen sizlerle paylaşıyorum: “Bildik ve son günlerde de gündemde olan herkesin takip ettiği bir kamu kurumundan, ‘hediye internet, linkten indirip, aktifleştirin’ diye mesaj geldi. Bu mesaj da yakından tanıdığım birinden geldi (onun ismini, bilgilerini kullanarak göndermişler). Tanıdık biri diye de linke tıkladım. Tıklar tıklamaz banka hesaplarım ve diğer uygulamalarım başkasının kontrolüne geçti, hesaplarımın şifresi değiştirildi. Bankalardan tek kullanımlık şifreler gelmeye başlayınca durumu anladım. Bu arada da kredi kartımdan 10 adet cep telefonu almışlar. Bankaya ulaşıncaya kadar da 128 bin liram gitti.”

NASIL DOLANDIRIYORLAR?

Oltalama Yöntemi: Sahte e-maillerde yer alan linklere tıklayan kişilerin kişisel bilgilerini çalıyorlar.

Sosyal Ağ Dolandırıcılığı: Kişilerin facebook, twitter, instagram hesaplarını hackliyorlar, bu hesaplardan kişilerin yakınlarına sahte mesajlar gönderiyorlar.

Trojan Yüklemeleri: Farklı kaynaklardan gelen sahte linklere tıklayan kişilerin bilgisayarlarının kontrolünü ele geçiriyorlar. Banka hesap ve kredi kartı bilgileri de dahil tüm bilgi ve şifrelerini çalıyorlar.

Fidye Yazılımları: Kişilerin bilgisayarındaki verileri şifreleme yoluyla kilitliyorlar, karşılığında fidye istiyorlar.
https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/noyan-dogan/siber-virus-tehlikesi-41508953

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56

25 Nisan 2020

"UÇUŞUM GÜVENDE" YILIN ÜRÜNÜ SEÇİLDİ

Türkiye dahil 45 ülkede düzenlenen “Yılın Seçilmiş Ürünü” programı kapsamında tüketicilerin oylarıyla seçilen ‘Yılın Ürünleri’ açıklandı...
Yılın sigorta ürünü "Anadolu Sigorta Uçuşum Güvende" oldu.
Bu yıl Türkiye’de 5’incisi gerçekleştirilen ‘Yılın Seçilmiş Ürünü’ programının kazananları ilk kez online düzenlenen bir ödül töreniyle sahiplerini buldu. Araştırma şirketi Nielsen’in 4099 tüketiciyle yüz yüze görüşerek yaptığı anketler sonucunda kazanan ürünlerin belirlendiği program kapsamında; gıda, içecek, atıştırmalık, enerji, lastik, sigorta, kişisel bakım ve tüketici sağlığı sektörlerinden yenilikçi 15 ürün Türk tüketicileri tarafından ödüle layık görüldü. "Anadolu Sigorta Uçuşum Güvende" ürünü, sigorta kategorisinde tüketiciler tarafından ödüle layık görülen ürün oldu.
Dijital ödül törenine bağlanarak, aldıkları ödülden duydukları memnuniyeti dile getiren Anadolu Sigorta Pazarlama ve Müşteri İlişkileri Müdürü Deren Koçdemir; “Geçtiğimiz yıl sunduğumuz ürünle bu alanda bir ilke imza attık. Ürün kısa sürede büyük ilgi gördü. Tüketiciler tarafından böyle özel bir ödüle layık görülmek bizi çok mutlu etti. Ödül aldığımız haberi tam da koronavirüs salgını nedeniyle evden çalışmaya başladığımız zamana denk geldi. Bu vesileyle herkese bir kez daha ‘Evde Kal’ çağrısı yapmak istiyorum. Evde kalın ki, seyahat edebileceğimiz günler çabucak gelsin” dedi.
500 TL tazminat
Uçuşum Güvende Sigortası ile tarifeli yurtiçi uçuşlarda veya kalkış ya da varış noktası Türkiye olan tarifeli yurtdışı uçuşlarda; sebebi ne olursa olsun 120 dakikayı aşan uçuş gecikmesi ya da uçuş günü ve bir gün öncesinde iptal olması durumunda, başka hiçbir şarta bağlı olmadan anında 500 TL tazminat ödeniyor. Bu ürünle, uçuşun poliçede yazılı süreler içinde her ne sebeple olursa olsun gecikmesini veya iptal olmasını takiben tazminat ödemesi; sigortalıdan hiçbir belge talep etmeden, herhangi bir zarara/kayba uğrayıp uğramadığına bakmadan ve başka herhangi bir koşula bağlı olmadan; anında otomatik olarak sigortalının hesabına aktarılıyor.
Anadolu Uçuşum Güvende Sigortası hakkında ayrıntılı bilgi için https://bizbize-sigorta.blogspot.com/2019/04/anadolu-sigortadan-yine-bir-ilk-ucusum.html

https://www.sigortamedya.com.tr/ucusum-guvende-yilin-urunu-secildi/

Biz Bize Sigorta
Cevizlidere Mah. Cevizlidere Cad 25/15
Çankaya / Ankara
www.bizbize.com.tr
312 473 21 56


Anadolu Sigorta ve ZES İş Birliği Kazandırıyor

Kasko Sigortası bulunan bireysel müşterilerimiz, Sigortam Cepte’den alacakları indirim kodu ile Türkiye’nin en yaygın elektrikli araç şarj i...